Aydınlatılmış Onam; halk arasında ‘Ameliyat Öncesi Hastaya İmzalatılan Kağıt’ olarak ifade edilse de sağlık hukuku literatüründe Aydınlatılmış Onam Formu olarak ifade edilir. Aydınlatılmış onam hayatımızın neredeyse her noktasına yayılmıştır. İğneli operasyonların tamamı tıbbi müdahale niteliğinde olduğundan işlem yapılacak kişilerden onam formu alınmalıdır. Güzellik merkezlerinde yapılan iğneli epilasyon, microblanding, botoks, dolgu vb. bütün işlemler için hastadan onam formu alınmalıdır. Kan çıkışının olduğu veya olabileceği bütün operasyonlar da tıbbi müdahale niteliğindedir. Doktor hatası sebepli malpraktis davalarında uzmanlaşan malpraktis avukatı hastanın bu sebeple uğradığı zararların tanzim edilmesini sağlayacaktır. Bu haliyle dahi aydınlatılmış onam formunun; ameliyat öncesinde hastaya imzalatılan kağıt olarak bilinmesi hala sağlık hukukunun halk arasında tam olarak bilinmediğine işaret eder. Aydınlatılmış onam formu tıbbi müdahalenin yapılacağı her aşamada hastaya imzalatılarak hastanın tıbbi müdahaleye uygunluğunun olduğunu bildiren formdur. Aydınlatılmış onam formunu İstanbul sağlık konusunda uzman avukat ile çalışarak kliniğinizin, güzellik merkezinizin, sağlık kliniğinizin hukuka uygun hizmete vermesini sağlamalısınız. Onam formunun hiç veya gereği gibi hazırlanmaması halinde doktor hatası kapsamında tazminat ödemek zorunda kalabilirsiniz.
Aydınlatılmış Onam Nedir?
Tıbbi müdahaleyi uygulayacak yetkili tarafından hastanın bilgilendirilmesi hasta haklarındadır. Hasta kendisine uygulanacak tıbbi müdahale hakkında olumlu sonuçlar ile bilgilendirildiği gibi olumsuz sonuçlar hakkında da bilgilendirilmelidir. Hasta tıbbi müdahalenin başarısız geçmesi halinde oluşacak komplikasyonları kabul etme rızası göstermelidir. Aydınlatılmış onam sayesinde hasta gerçek ve doğru bilgilendirilerek risk ihtimalinin varlığını öğrenir. Riskli operasyonları tercih etmeme hakkı hastaya aittir. Form uygulamadaki örnekleri gibi olmamalıdır. Ayrıca aydınlatmadan sonra hastaya düşünme ve yakınlarına danışma süresi bırakılarak hukuka uygun rıza alınmalıdır. Komlikasyon mu yoksa malpraktis mi emin değilseniz tıp avukatına ulaşabilirsiniz.
Aydınlatılmış Onam Neleri Kapsar?
Sağlık hukuku kapsamında sağlık sorunu yaşayan hastaya rahatsızlığı ve tedavi süreci ile ilgili bilgilendirme yapılması gerekmektedir. Hekimin hukuki sorumluluğu kapsamında bu aydınlatma zorunludur. Hastanın sağlık problemi olmasa dahi estetik amaçlı yapılan tüm tıbbi müdahalelerde de rızanın alınması gerekmektedir. Bazı durumlarda hastanın tanısı ve tedavisi hakkında eksik bilgilendirme yapıldığı görülmektedir. Eksik bilgilendirme ile ilgili konulara alt başlıklarımızda değineceğiz.
Hastalar, muayene olduklarında sahip oldukları hastalık ile ilgili bilgilendirilmektedir. Hastalığın teşhisi konulduğunda ve tedavi süreci hekim tarafından belirlendiğinde hastaya onam formu imzalatılmaktadır. Aydınlatılmış Onam formunun içeriği şu şekildedir;
- Hastalığın tanısı, muhtemel sebepleri ve hastalık sürecinin seyri,
- Tedavi sürecini yürütecek hekim bilgileri,
- Tedavinin nerede, ne şekilde gerçekleşebileceği gibi genel hükümler,
- Hastalığın tedavi sürecinden farklı olarak (eğer varsa) uygulanabilecek tedavi yöntemleri ve bu yöntemlerin eksi ve artı yönleri,
- Tedavinin ya da hastalığın olası yan etkileri ve hastanın sağlığı ile ilgili oluşabilecek durumlar,
- Tedavi sürecinde kullanılacak olan ilaçların bilinmesi gereken önemli fayda ve riskleri,
- Tedavi sürecinden sonra (gerekli olduğu durumlarda) hastaya müdahalenin nerelerde yapılabileceği muhakkak belirtilmiş olmalıdır.
Formun hukuki geçerliliğinin olması için hastaya bu bilgilendirmenin düşünme süresine sahip olacak şekilde ve ayrıntıları ile yapılmış olması gerekmektedir.
SIK SORULAN SORULAR
Aydınlatılmış onama rağmen dava açılabilir mi?
Hasta aydınlatılmış onam imzalanmış olsa bile (doktor veya hemşiresinin size imzalattığı kağıt vesair) dava açmak mümkündür. Çünkü onam, sadece hastanın bilgilendirilerek rızasının alındığını gösterir. Onam tıbbi hatayı, ihmal veya yanlış uygulamayı ortadan kaldırmaz. Hasta yeterince bilgilendirilmemişse, riskler eksik anlatılmışsa doktor veya hastane üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemişse, yapılan işlem onam kapsamını aşıyorsa sorumluluk doğar. Ayrıca doktorun tıp biliminin gereklerine aykırı hareket etmesi, ağır ihmalde bulunması veya yanlış teşhis-tedavi uygulaması halinde de dava açılabilir. Bu nedenle aydınlatılmış onam, hasta haklarını ortadan kaldırmaz; hukuki süreç başlatma hakkı her zaman saklıdır.
Aydınlatılmış Onam Hastadan Niçin Alınır?
Aydınlatılmış onamın hiç veya gereği gibi alınmaması halinde malpraktis davaları söz konusu olmaktadır. Bu denli önemli olan kavramın açıklamasına ve şartlarına yer vereceğiz. Aydınlatılmış onam; tıbbi müdahaleye özgü yapıldığından örnek onam formu ancak fikir sahibi olmanız içindir. Usul ve esasa uygun hazırlanmayan onam formu geçersizdir. Sağlık kuruluşlarının muhakkak malpraktis avukatı ile çalışarak uygun onamın hazırlanması için hukuki danışmanlık ve dava takibi alması gerekmektedir. Aydınlatılmış onam; hekimlerin tıbbi müdahalede bulunacakları hastaları önceden bilgilendirme yükümlülüğünden kaynaklanır. Onam; hekimlerin hastalarına sağlık durumları ile ilgili bilgi vermesi ve tıbbi müdahalede bulunmadan önce rızasının alınmasıdır. Bir diğer deyişle aydınlatılmış onam, süreç ile ilgili kararları kendi iradesiyle verebilmesi için hastaların tedavi süreci ile ilgili bilgilendirilmesine verilen addır. Bu haliyle hastanın kendi kaderini belirleme hakkına saygıdır.
Aydınlatılmış Onamı Kim Alır?

Aydınlatılmış onam formu tıbbi müdahaleyi yapacak olan hekim alır. Örneğin; estetik müdahale yaptıracaksanız hekiminizin size müdahalenin ayrıntılarını anlatmalıdır. Estetik müdahalenin hangi şekilde yapılacağı, işlemin komplikasyonlarını yani işlemdeki tehlikeleri, uygulanması halinde olumlu sonuçlanması umut edilirken olumsuz sonuçlanması halinde ne gibi sağlık sorunları ile karşılaşılacağını muhakkak anlatmalıdır. Örneğin bir kişinin burun estetiği ameliyatı mağduru veya saç ekimi mağduru olmaması adına aydınlatmanın hukuki şartları taşıyacak şekilde yapılması zorunludur. Hastanın tıbbi olarak aydınlatılmayarak yalnızca güzel sonuçlar vaat edilmesi hastanın iradesinin zedelenmesidir. Sadece estetik operasyonlar da değil; tıbbi müdahalenin yapıldığı tüm durumlarda aydınlatılmış onam almak zorunludur. Hemşirenin kan alması, kadın doğum uzmanının doğum yaptırması, üroloji doktorunun ameliyat yaptırması gibi sayısız örnekte hastadan onam almak zorunludur. Özetle; Aydınlatılmış onamı, tıbbi müdahaleyi yapacak olan hekim alır. Hekim; hastaya düşünme süresi verecek kadar önceden hastayı ameliyatın olumsuz sonuçları ile bilgilendirir. Riskler ve alternatifler anlatılır. Hasta; doktor ihmalinden kaynaklanmayan olumsuz sonuçları da kabul edecek şekilde özgür iradesi ile onam verir.
Aydınlatılmış Onamı kim imzalar?
Kural olarak tıbbi müdahaleye maruz kalacak kişiden yani hasta imzalamalıdır. İstisnai durumlarda hastanın onam veremeyecek olması halinde onam formu hastanın yakınından alınır. Bu durumlardan bazıları hasta 18 yaşından küçük ise hukuki ehliyeti bulunmadığından velisi veya vasisinden alınmalıdır. Ancak yine de çocuk 12 yaşından büyük ise idrak gücünün bulunduğundan bahisle çocuğa tıbbi müdahale hakkında bilgi verilmesi etik olarak daha uygundur.
Boşanmış çiftlerde müşterek çocuğun velayeti mahkeme tarafından velayet kime verilmiş ise onamı verecek ebeveyn odur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus tıbbi müdahalenin çocuğun 18 yaşına gelmesi yani kendi kaderini tayin edebilecek yaş ve olgunlukta bulunması beklenemeyecek şekilde acil olması gerekir. Yani çocuğun velisi tıbbi müdahaleye onay verecekse bu müdahalenin endikasyon (zorunluluk) şartı taşıması kural olarak zorunludur. Estetik operasyonlar açısından endikasyon (zorunluluk) şartının varlığı tartışmalıdır. Bu sebeple küçük yaşta estetik operasyon geçirecek hastalar ancak velisinin izni ile estetik operasyon geçirebilecektir.
Bir diğer istinai durum ise hastanın 18 yaşından büyük olmasına rağmen acil durum vakası olması sebebiyle bilincinin yerinde olmadığı halidir. Bu gibi durumlarda da hastanın yakınından aydınlatılmış onam formuna imza atması gerekecektir. Acil durum geçtikten ve hastanın bilinci açıldıktan sonra yapılacak tıbbi müdahaleler hasta yakınından değil hastanın kendisinden alınmalıdır.
Aydınlatılmış Onam Sözlü Olur mu?
Aydınlatılmış onamın gerekliliği ve içeriği hususunda tartışma bulunmamakla birlikte şekil şartına tabi olması hususunda yazılı olarak alınması gerekli görülmüştür. Buradaki yazılı olma zorunluluğu tıbbi müdahalenin olumsuz sonuçlanması halinde işlemi yapan sağlık çalışanlarının haklarını korumak amacını taşımaktadır. Sağlık personeli malpraktis davası ile karşı karşıya kaldığında yazılı belge ile hastanın bu müdahaleye rıza gösterdiğini ispatlayabilecektir. Bu sebeple aydınlatılmış onam sözlü olarak alınabilmesi mümkün olsa da malpraktis davası ile karşılaşan sağlık personelinin delil sunabilmesi için yazılı olarak belge sunması faydalı olacaktır.
Aydınlatılmış Onam Formu Nasıl Hazırlanır?
Aydınlatılmış onam formunu hazırlayabilmek için sağlık hukuku konusunda uzmanlaşmış olmak gerekir. Aydınlatılmış onam formu; sağlık hukukuna sıkı sıkıya bağlı olan birçok usul ve şekil şartı taşır. Bu sebeple ancak birçok aydınlatılmış onam formu hazırlayan sağlık hukuku uzmanı avukat tarafından hazırlanmış onam formu mahkemenin önünde geçerlilik şartlarını sağlayacaktır. Türk Tabipler Birliği‘ de aydınlatma metinlerinin önemi hususunda hekimleri bilinçlendirmektedir.
Hukuken geçerlilik şartlarına uygun hazırlanmayan onam formu mahkeme nezdinde hükümsüzdür. Özellikle belirtmek isteriz ki uygulamada sıklıkla karşılaştığımız en büyük hukuk facialarından biri maddeler arasına gizlenen ‘Ölüm riskini kabul ediyorum‘ içeriğindeki maddelerdir. Bu maddeler kesin hükümsüzdür. Bu hususa ilişkin ilgili Yargıtay kararlarında hastaya bu ve benzeri beyanların imzalatılmasının sağlık hizmeti veren gerçek ve tüzel kişiler açısından sorumluluğu kaldırmayacağını açıkça ifade etmiştir.
Form tıbbi müdahalenin şekline göre hazırlandığı için hukuki yardım almanız gereklidir. Formun içeriğinde muhakkak hastaya uygulanacak tıbbi müdahalenin özelliklerine yer verilmelidir. Bu tıbbi müdahalenin endikasyon şartı taşıyıp taşımadığı belirtilmelidir. Tıbbi müdahalenin zorunluluk şartları açıklanmalıdır. Hasta kendine uygulanacak tıbbi müdahalenin neden önemli olduğu, tıbbi müdahale uygulanmadığında ne gibi sorunlarla karşılaşabileceği hususunda bilgi sahibi olmalıdır. Riskler muhakkak belirtilmelidir. Tıbbi müdahalenin amacı sağlık hukukunda tartışmalı olmakla birlikte hastayı daha iyi bir sağlık varlığına ulaştırmaktır. Estetik müdahaleler sağlık hukuku anlamında zorunlu olmadığı gibi tedavi amacı da taşımamaktadır. Ancak estetik müdahalelerde bir tıbbi müdahaledir. Dolayısıyla estetik müdahalede bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin de muhakkak hastadan aydınlatılmış onam alması gerekir. Aydınlatılmış onam formlarında hastaya tıbbi müdahale hakkında bilgi vermesi dışında; hastanın operasyonun başarılı geçmemesi ihtimalinde uğrayacağı zararı da ifade etmesi gerekir.
Aydınlatılmış Onam Risk Aydınlatması mıdır?
Hastalığın tedavi sürecinde yaşanması muhtemel pek çok olumsuzluk bulunmaktadır. Yaşanabilecek bu olumsuzluklar geçici (geçici körlük, geçici felç vb.) ve kalıcı (yatalak hasta, kalıcı veya geçici izler, uzuvların kaybedilmesi, ölüm vb.) olabilmektedir. Hastanın bu etkileri bilmesi, tedavi sürecindeki kararlarını değiştirebileceğinden dolayı oldukça önemlidir. Hasta komplikasyonlardan yani ameliyatın olası kötü sonuçlarından haberdar edilmiş olması gerekmektedir. Bilinmesi muhtemel olan etkilerden dolayı hastanın bilgilendirilmemesi ve olası olumsuzlukların yaşanması durumunda başvurulacak pek çok hukuksal yol bulunmaktadır.
Hastanın risk aydınlatılması ile ilgili Sağlık Hukuku alanında her zaman ciddi tartışmalar ve fikir ayrılıkları olmuştur. Hastaya risklerle ilgili en uzak ihtimalin söylenmemesini savunan kesim ve hastaya tüm ihtimalleri kapsayacak şekilde bilgi aktarılmasını savunan kesim arasında uzun yıllardan beridir tartışma devam etmektedir. Kişinin sağlık durumu ile ilgili durumları öğrenme hakkından dolayı aydınlatılmış onamın eksiksiz yapılması gerekmektedir.
Aydınlatılmış Onamı Genişletmek mümkün mü?
Tıbbi müdahale gerçekleştirilirken müdahalenin acil olup olmamasına göre aydınlatma kapsamında genişletme ve daraltılmalar yapılabilir. Örneğin tıbbi müdahalenin acil yapılması gerekiyorsa aydınlatma genel bilgilendirme kapsamında yapılıp tıbbi müdahale gerçekleştirilir. Tıbbi müdahale tamamlandıktan sonra ya da risk geçtikten sonra aydınlatma kapsamı genişletilir. Tıbbi müdahale ivedi değil ise yani müdahale için yeterli zaman var ise hastaya aydınlatma eksiksiz şekilde yapılır. Bu hususun önemi özellikle estetik amaçlı tıbbi müdahalelerde ortaya çıkmaktadır. Uygulamada ameliyat önlüğü giydirilmeden hemen önce hasta onam formunun imzalatıldığı vakalarla karşılaşmaktayız. Bu durumun kendisi tıbbi malpraktis sebebi olup hukuka ve hasta haklarına aykırılık içermektedir. Tıbbi malpraktis vakalarında mağdurun zararının tanzim edilmesi gerekmektedir. Hastanın estetik amaçlı tıbbi müdahalelerde veya randevu usulü ile yapılan ameliyatlardan önce muhakkak hastanın düşünebileceği, yakınlarıyla görüşebileceği makul süre verilerek hastanın kendi kaderini tayin etme hakkına saygı gösterilmesi gerekmektedir. Acele ile bilgilendirilmeden veya sadece olumlu sonuçlar anlatılarak alınan onam formları irade beyanın sakatlanmış olmasından ötürü hukuki olarak geçersizdir. Bu hususa hem hekimlerimizin hem de hastalarımızın dikkat etmesi gerekmektedir.
Aydınlatılmış Onamı Daraltmak
Aydınlatma kapsamı bazı durumlarda daralabilir ya da hiç gerçekleşmeyebilir. Aydınlatılmış Onamın hiç veya gereği gibi yapılmaması bazı durumlarda hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Bu durumlar;
- Hastanın aydınlatılma hakkından feragat etmesi,
- Acil durumlar
- Hastaya durumu ile ilgili verilecek olan bilginin hastaya zarar vermesi,
- Hastanın karar veremeyecek durumda olması.
Yukarıda bahsedilen durumlardan da anlaşılacağı gibi aydınlatılmış onamın kapsamının daralması genelde hastanın sağlık durumunun, vereceği kararların önüne geçtiği durumlarda gerçekleşmektedir. Bu durumların açıklamaları aşağıda yer almaktadır.
1-Hastanın özgür iradesi ile hakkından vazgeçmesi;
Bazı durumlarda hasta, hastalığı ile ilgili bilgilendirilmemek ve hekimin seçtiği tedavi yöntemini öğrenmemek isteyebilir. Bu durum hastanın, sağlık durumunu öğrenmesi kendini kötü etkileyebileceğinden kaynaklanabilir. Bu durumun gerçekleşebilmesi için hekimin aydınlatmayı gerçekleştirirken hastaya bu hakkından bahsetmesi gerekmektedir.
2-Acil durumlar
Bazı acil durumlarda, hekim aydınlatma yapmadan direkt müdahale edebilir. Hastanın acil müdahaleye ihtiyacı varsa aydınlatmak için beklenilmez. Bu tip durumlarda aydınlatılmış onam risk atlatıldıktan sonra geçekleşir.
3-Hastaya Durumu İle İlgili Verilecek Olan Bilginin Hastaya Zarar Vermesi
Hastaya sağlık durumu ile ilgili bilgi verilmesi, hastanın sağlık durumlarını etkileyecek ise bu durumda hasta aydınlatılmaz. Örneğin psikolojik rahatsızlığı bulunan bir hastanın sağlık durumu ile ilgili aydınlatılması her zaman doğru olmayabilir. Bu tip durumlarda aydınlatılmış onamın yapılması hekimin inisiyatifindedir. Böyle bir durumla karşılaşan hekimin hukuki ve cezai olarak mağdur olmaması adına danışmanlık almasını tavsiye ederiz.
4-Hastanın Karar Veremeyecek Durumda Olması
Hasta, sağlık durumu ile ilgili aydınlatılması sonucunda karar veremeyecek bir durumda ise aydınlatılmış onama gerek yoktur. Örneğin akıl hastası bir kişi, kendisine yapılacak tıbbi müdahale ile ilgili doğru bir karar veremeyeceği için aydınlatılmış onam yapılmasına gerek yoktur. Ancak bu durumda akıl hastasının kendisine değil veli veya vasisine bilgilendirilme yapılmış olması gerekmektedir. Hekimlerin böyle bir durumda mağduriyet yaşamaması adına hasta haklarına ilişkin hukuki danışmanlık almasını tavsiye ederiz.
Aydınlatılmış onam yukarıdaki durumlar ve buna benzer durumlarda yapılmaz. Eğer ki hasta bunlar ve buna benzer durumlar yaşamıyor ise sağlık durumu ile ilgili aydınlatılması, kendisine yapılacak tıbbi müdahale ve sağlık durumu ile ilgili bilgilendirilmesi gerekmektedir. Aydınlatılmış onam yapılmamış, hasta sağlık durumu ile ilgili bilgilendirilmemiş ve kendisine uygulanacak tıbbi müdahale ile ilgili kararlarda fikri alınmamış ise bu durum tıbbi malpraktis sebebi olup hastanın zararlarının tanzim edilmesini gerektirir.
Onamın hiç veya gereği gibi alınmamış olması hekim açısından ciddi olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bu sonuçlardan en önemlisi hekimin ceza hukuku kapsamında yargılanabilecek olmasıdır. Aynı zamanda hekim tazminat hukuku kapsamında da zarar ödemesi yapmak durumunda kalabilecektir. Hasta ve hekim açısından oldukça önemli bir husus olan aydınlatılmış onama ilişkin bilgilendirici içerikler için sağlık hukuku konusundaki diğer makalelerimizden de yararlanmanızı tavsiye ederiz. Bu sayfadaki tüm bilgiler tıpkı diğer makalelerimizde olduğu gibi genel bilgilendirmeler içermektedir. Somut uyuşmazlığınıza ilişkin dava takibi veya hukuki danışmanlık almak için iletişim adreslerimizi kullanabilirsiniz.


