Doktor hatası (malpraktis) nedir? 2026

Doktor hatası sebebiyle tazminat davası

Doktor hatası (malpraktis) ; bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi hekimliğin kötü uygulanması anlamına gelir. Doktor hatasından bahsedebilmek için hekimin tıbbi uygulamalar esnasında kasten veya taksirle işlemiş olduğu haksız fiilinden ötürü hastanın zarara uğramış olması gerekir. Böyle bir durumda hekimin ceza hukukundan doğan sorumluluğu bulunduğu gibi hastanın maddi ve manevi kayıplarını telafi etmeye yönelik hukuki sorumluluğu da bulunmaktadır. İstanbul ilinde görülen doktor hatası davalarında bu alanda yüksek lisans eğitimi alan uzman malpraktis avukatı müvekkilinin menfaatini koruyacaktır.

Tıbbi uygulamalar doğası gereği risk taşımaktadır. Sunulan her sağlık hizmetinin kendine özgü kabul edilebilir riski bulunmaktadır. Tıp kavramında bu durum komplikasyon olarak ifade edilmektedir. Hasta, sağlık hizmeti almadan önce kendisine sunulacak sağlık hizmetinin riskleri konusunda bilgilendirilir. Bu risklerin açık ve anlaşılır şekilde ifade edildiği aydınlatılmış onam formu hastaya verilir. Hasta onam formunu imzalamadan önce ayrıntıları ile incelemeli gerek gördüğü noktalarda doktoruna danışarak bilgi almalıdır.

Doktor Hatası Sebebiyle Tazminat Davası Nedir?

Doktor hatası diğer bir deyişle tıbbi malpraktis davaları; sağlık personelinin, doktorun, tıp merkezinin, polikliniğin, hastanenin, sağlık kuruluşunun bilgisizliği, deneyimsizliği veya hastaya olan ilgisizliği sebebiyle hatalı teşhis, hatalı tedavi, hatalı ilaç tavsiyesi vermesidir. Doktor hatası kimi zamanda hastaya verilmesi gereken tedavinin zamanında ifa edilmemesiyle ilgili olabilir.

Eser Eserçelik Whatsapp Hattı

Doktor hatası sağlık hizmeti sunumunun herhangi bir aşamasında gerçekleşmiş olabilir. Malpraktis; hastalığın teşhisi, hastalığın tedavisi ve hastanın tedavi sonrası bakımı esnasında gerçekleşmiş olabilir.

Doktor hatası sebebiyle tazminat davasının şartları nelerdir?

Tazminat davası en azından yeterli şüphe taşıyacak kadar malpraktis ihtimali olmalıdır. Diğer bir ifade ile hastanın tazminata hak kazanabilmesi için sunulan sağlık hizmetinin olumsuz sonucu gelişen komplikasyon neticesinde olmamalıdır. Sağlık hizmeti bir kamu hizmeti olmakla birlikte sağlık hizmetinin sunumunu sağlayan tıbbi uygulamalar doğası gereği risk taşır. Bu risk sonucunda doktor veya sağlık kuruluşu hastanın tanı, teşhis, tedavi, tedavi sonrası tüm aşamalarında hastaya tıp standartlarına uygun sağlık hizmeti vermiş olsa dahi hastada olumsuz sonuçlar görülebilir. Hastaya sunulacak sağlık hizmetinin risk taşıması sebebiyle hasta bilgilendirilmelidir. Hastanın acil vaka olmadığı hallerde hastaya uygun süre verilerek istenmeyen olumsuz sonuçlar tıbbi anlamda komplikasyonlardan konusunda açık ve ayrıntılı olarak onamı alınmalıdır. Doktor hatasından kaynaklandığı iddia edilen davaların aleyhe sonuçlanmasının en önemli sebeplerinden biri istenmeyen olumsuz sonucun komplikasyon mu yoksa malpraktis neticesinde mi görüldüğünün ayrımının yapılamamasıdır.

Komplikasyon ve Malpraktis Ayırımı Nedir?

Komplikasyon sağlık hizmetinin gereği gibi tam ve zamanında ifa edilmesine rağmen oluşan istenmeyen durumdur. Örneğin burun estetiği yaptıran hastanın ameliyattan sonra iyileşmemesi halinde doktor hatasından bahsedilebileceği gibi iyileşmeme komplikasyon sebepli de olabilir. Doktor hatasından bahsedebilmek için yalnızca sunulan sağlık hizmetinin olumsuz sonuçlanması yani bir zarar ortaya çıkması yeterli değildir. Komplikasyon (istenmeyen olumsuz sonuç) oluşan bir zararda doktor hatasının varlığından bahsedilemeyecektir. Hastanın yaşadığı olumsuz sonuç komplikasyon sonucunda gerçekleşmiş ise hasta mağduriyetine ilişkin tazminat hakkına sahip olmayacaktır.

Doktor hatasının varlığı halinde ise malpraktis gerçekleşmiştir. Hekim hatalı tıbbi uygulama sebebiyle hastasını olumsuz bir sonuca sürüklemiştir. Bu olumsuz sonuç tedavi sonucu geçici bir sağlık problemi olabileceği gibi kaslara, sinirlere verilen bir zarardan ötürü kalıcı hale de gelebilir. Malpraktis; sağlık hizmeti sunulurken hizmetin tıbbi yeterlilik standartlarına uymaması, gecikmesi veya erken uygulanması, uygulayan sağlık personelinin deneyimsiz, bilgisiz, ilgisiz olmasından ötürü hastanın zarara uğramasıdır.

Hastanın olumsuz sonuçlanan tedavisinden ötürü tazminata hak kazanabilmesi için doktorun kusuru olmalıdır. Tıbbi malpraktis sebebiyle açılacak davalarda sağlık personelinin hukuki sorumluluğundan bahsedebilmek için muhakkak kasten veya taksirle işlenmiş bir fiil bulunmalıdır. Uyuşmazlık konusu haksız fiil aynı zamanda kasten veya taksirle işlenmiş bir suçun konusu da olabilir. Böyle bir durumda hekim haksız fiilinden ötürü hem hukuk hem de ceza mahkemelerinde yargılanabilecektir.

Doktor hatasının söz konusu olduğu tıbbi müdahalelerde hastanın teşhis aşamasında hatalı bir karar verilmesi ve hatalı teşhisle tedavi verilmesi, ameliyat yapılması sonucunda hastanın durumunun ağırlaşması bir malpraktis davasıdır.

Aydınlatılmış onam kavramı sağlık hukukunun temelini oluşturmaktadır. Hastanın durumu hakkında tam ve doğru bilgi alması, önerilen tedavinin başarı oranı, önerilen tedavinin başarılı olmaması halinde olumsuz durumların bilgisinin verilmesi gerekir. Anayasa gereğince korunan vücut bütünlüğüne yasal olarak izin veren belge onam belgesidir. Aksi taktirde kimliği doktor, hemşire, sağlık personeli de olsa kişinin vücuduna izinsiz herhangi bir müdahalede bulunamayacaktır. Ancak onamın gereği gibi alınması da gerekmektedir. Onam veren hastanın durumu hakkında objektif olarak aydınlatılması gerekmektedir. Onam formunun eksik veya gereği gibi alınmaması halinde malpraktis davasından bahsedilebilir.

Hasta haklarının temelini oluşturan hastanın bilgilendirilme hakkı kapsamında onam formunun gereği gibi alınması gerekir. Hastaya aynı zamanda sağlık bilgilerine talep halinde ulaşması gerekir. Sağlık kuruluşunun onam formunu gereği gibi almasına rağmen hastanın dava açmasını önlemek, hasta öyküsüne erişimini engellemek huzurda açılacak bir davada malpraktis iddialarını gündeme getirecektir.

Hasta tedavi edilirken tıbbin gerekliliklerine göre ve tıp bilimi tarafından kabul edilen yöntemlerle sağlanması gerekir. Tıp bilimi tarafından şüpheli, riskli olduğu ifade edilen tedavi yöntemlerinde hastanın bu durum hakkında bilgi ve onayı olması halinde hastaya tıbbi müdahalede bulunulabilir. Deney çalışmalarında denek olarak kullanılmaya ilişkin hususlar ayrıca anlatılacaktır.

Hekimlik uzmanlık gerektiren bir meslektir. Hekim uzmanlık alanına uygun teşhis, tedavi hizmetleri vermelidir. Aksi bir durumda uzmanlık alanı olmamasına rağmen hayati önem arz eden tıbbi müdahaleler haricinde hastanın süresinin olduğu durumlarda personel eksikliği vb. sebeplerle uzmanlık alanı olmamasına rağmen hizmet veren hekim için malpraktis iddialarından bahsedilebilecektir.

Hekimin tıp bilimine uygun tam ve zamanında sağlık hizmeti sunmasına rağmen oluşan olumsuz durumlarda komplikasyon hali mevcuttur.

Örneğin; kadın doğum uzmanı olarak çalışan hekimin, gebeliğin erken doğum ile olması ve gelişen komplikasyonlar neticesinde bebeğin soluksuz kalması ;solunum güçlüğü çeken bebeğe derhal müdahale edilmesine rağmen bebekte %90 engellilik halinin görülmesi halinde kadın doğum uzmanına kusur atfedilemeyecektir.

Komplikasyon açıkladığımız gibi sağlık hizmetinin doğası gereği taşıdığı risktir. Her tıbbi müdahale belirli oranda risk taşır. Bu sebeple doktor imkanları doğrultusunda bütün çabayı göstermesine rağmen olumsuz durum gelişebilir. Böyle bir durumda doktora kusur atfedilemez.

Aile hekimliği hizmeti veren bir hekimin branş ve alanı belirlidir. Uzmanlık alanı haricinde bir tedavi hizmeti sunamaz, acil olmayan hallerde ameliyat yapamaz. Ancak aile hekimi sorumluluk alanının bilincinde olması gerekirken sorumluluk alanı dışında bir hizmet verirse tazminat ve ceza davası açılması hali gündeme gelecektir.

Doktor Hatası Sebebiyle Şikayet ve Dava Süreci

Doktor hatası, Sağlık hukuku kapsamında tıbbi malpraktisin sağlık çalışanı tarafından  sebebiyle oluşan tıbbi müdahale hatalarının sonuçları hasta açısından çok ağırdır. Tıbbi müdahale hatalarının sonuçları sıklıkla ;

  • cismen zarar görme (yaralanma, ruhen ve bedenen acı çekme)
  • ölüm,
  • uzuv kaybı,
  • uzuv zaafı,
  • yüzde vücutta kalıcı scar (yara izi) kalması,
  • bitkisel hayata girme,
  • bebeklerin karışması,
  • Anomalili bebek doğması,
  • ayıplı (kullanılamaz protez yapılması) gibi örnekler karşımıza çıkmaktadır.

Doktor Hatası Sebebiyle Maddi Tazminat Talebi

Doktorun aydınlatma veya onam alma yükümlülüğünü ihlal etmesi halinde, maddi tazminat kişilik değerlerinin zararına sebebiyet olan; yaşam, sağlık ve bedensel bütünlüğüne saldırı sebebiyle kişinin malvarlığında bir eksilme olmuş ise kişinin rızası dışındaki bu zararın telafi edilmesi gerekir. Zararın muhakkak sağlık çalışanının haksız fiili neticesinde meydana gelmesi gerekir. Hastanın uğradığı maddi zararların karşılanması amacıyla ödenen tazminata maddi tazminat denir.

Aydınlatma yükümlülüğü, onam yükümlülüğü, tıbbi teşhis ve tedavinin gereği gibi yapılmaması halinde hastanın bedensel bütünlüğünün ihlali(yaralanma) veya sağlığın bozulması neticesi meydana gelirse tazminat talebinde bulunulabilir. Maddi tazminat talepleri Türk Borçlar Kanunu Madde 54 hükmüne dayanarak

  1. hasta tedavi giderleri,
  2. kazanç kaybı,
  3. çalışma gücünün kaybı
  4. ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar faturalandırılarak talep edebilir.

Tedavi Giderlerinin Tanzim Edilmesi

Tedavi giderleri, hastanın sağlığına kavuşması için tekrar yapılan tüm masrafları içermekte olup muayene, tahliller, tanı, tedavi, ameliyat, estetik ameliyat, hastane, röntgen, ilaç, protez, yürütme cihazları, korse, ulaşım masrafları, ve benzeri bütün masraflar talep edilebilir.

Kazanç Kaybı Nedeniyle Tazminat

Hastanın çalışma gücü geçici olarak kaybı sebebiyle, çalışma gücünü kaybettiği tarih ile dava sonuçlanıncaya kadar kazanç kaybı söz konusudur. Peki çalışma gücünün kaybı nasıl ortaya çıkar? Bedensel ve zihinsel olarak alınan verim ile organ, hasar kaybı olan bedenin yaptığı iş elbette ki farklı olacaktır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 03.03.2009 tarihli 200(/6661E. 2009/3087K. kararında özetle kazanç kaybının tazminata eklenmesi gerektiğine karar vermiştir.

Davacı, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Bu olayda davalı şirketin %50 kusurlu olduğu belirlenmiştir. Davacının maddi tazminat istemesine engel olamaz. Çünkü davacı çalışma gücünü %33,2 oranında kaybetmekle eski işini önceden olduğu gibi yürütebilmek için daha fazla efor sarf etmek zorundadır. Davacının çalışma gücünün eksikliğinden kaynaklanan zararın belirlenerek hüküm altına alınması gerekir’ 

Ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan kayıplarda mevcut bir zarar olabileceği gibi gelecekte ortaya çıkacak kazanç kayıpları da söz konusu olabilir. Örneğin doktor hatası sebebiyle yüzünde iz kalan bir sinema ya da televizyon oyuncusu eski işlerinden elde ettiği geliri elde edemeyebilir. Kaldı ki zarar oluşmadığı ispat edilse bile hasar kalan kişi için her seferinde daha fazla efor sarf etmesi gerekir. Bu durumda kişiye zorluk ve sıkıntı vermektedir.

Doktor Hatası Sebebiyle Ölüm Tazminatı

Doktorun sebep olduğu tıbbi müdahale hatasından ötürü hastanın tedavi görmesi sonucunda dahi ölümü söz konusu olursa hastanın mirasçıları dava açabilecektir. Hasta yakınları kayıpları sebebiyle;

  • cenaze masrafları
  • ölüm hemen gerçekleşmemesi tedavi giderleri
  • çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar
  • ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları talep edilebilir.

Doktor Hatası sebebiyle Maddi Tazminat Davası Görevli Mahkeme

Sağlık hukuku kaynaklı tıbbi malpraktis vakalarında olay özel hastanede gerçekleşmiş ise görevli mahkeme, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın Tüketici Mahkemesi’dir. Ancak hekimin zorunlu meslek sigortası kapsamında sigorta şirketine açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan görevsiz mahkemede açılacak davaya karşı taraflar itirazda bulunabileceği gibi mahkeme tarafından da bu husus resen gözetilecektir. Görevli mahkemenin hangisi olduğuna karar verilemeyen hallerde üst mahkemeye gidilerek görev uyuşmazlığının çözülmesi talep edilebilecektir.

Devlet hastanesinde meydana gelen doktor hatalarının olumsuz sonuçları için görevli mahkeme idare mahkemesidir. Aynı zamanda devlet hastanesindeki doktorun soruşturulması için özel izin alınması gerekmektedir.

Tıbbi uygulamalar, komplikasyon görülme riskleri sebebiyle hastanın izni olmaksızın hekim tarafından uygulanamaz. Acil durum vakaları bu durumun istisnasıdır. Örneğin; ameliyat olmak istemeyen bir hastayı hekim acil bir vaka değilse, bilinci açık ise rızası olmaksızın ameliyata alamaz. Aynı şekilde hekim tam ve doğru bilgi vermeksizin hastanın iradesini değiştirecek şekilde alınan rızaya güvenerek de ameliyat yapamaz. Hasta mutlaka tıbbi standartlar ölçüsünde tedavi alabilir. Hekim tıbbi uygulamaların tamamında tıbben kabul edilmiş tedavileri uygulamak zorundadır. Aksi durumlar tıbbi uygulama hatası  olarak kabul edilir.

Doktor hatası Yargıtay ve Danıştay içtihatlarında özetle; hastanın tanı ve tedavisi sırasında standart uygulamanın yapılmaması, tıbbi hatadır. Tıbbi hataya bilgi ve beceri eksikliği, doktorun teşhis ve tedavi hatası, doktorun tecrübesizliği, dikkat eksikliği sebepli olabilir. Bu durum kusura dayalı sorumluluktur. Hekimin uzmanlık alanı dışında bir branşta sağlık hizmeti vermesi de malpraktistir. Hekimin özen yükümlülüğünün ihlali 3 alanda yoğunlaşır

Birincisi; hastanın tedavisinde teşhis, endikasyon, tıbbi gerekliliğin seçimi, tedbirin uygulanması, tedavi veyahut tıbbi uygulama sonrası hastanın bakımı alanlarındadır.

İkincisi; Aydınlatılmış Onamdaki eksiklikler, anamnez ve hasta raporların gereği gibi tutulmaması

Üçüncüsü; Sağlık kuruluşunun eksikliklerinden kaynaklanan klinik organizasyonların eksiklikleri kapsamında personelin bilgi yetersizliği, personel sayısı yetersizliği, personellerin konsültasyon yetersizlikleri,

Bu üç alandaki eksiklikler sağlık hizmetlerinin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan doktor hatası (tıbbi malpraktis) davalarının kaynağıdır.

O halde doktor hatası 3 ana alanda kendini gösterir.

  1. Teşhis aşaması
  2. Tedavi aşaması (kozmetik amaçlı estetik operasyonlar haricinde endikasyon eksikliği, hatalı tedavi yöntemlerinin seçilmesi)
  3. Sağlık kuruluşunun organizasyon yükümlülüğünden kaynaklanan hatalar( personelin nitelik ve nicelik bakımından eksikliği olması, konsültasyon eksikliği, hastanelerin tıp standartlarına sahip olmaması vb.)
  • Teşhis aşamasında doktor hatası

Doktor hastanın muayenesi sırasında bilgisizliği, tecrübesizliği, dikkatsizliği, özensizliği sebepleri ile muayenesini eksik yapması, hastanın öyküsü veya hastalığın geçmişi (anamnezi) aşamalarında hata yapabilir. Antibiyotiğe alerjisi olan bir kişiye gerekli kontrol yapılmadan antibiyotik verilmesi halinde malpraktis gerçekleşmiş olabilir.

  • Tedavi aşamasında doktor hatası

Hastaya yanlış ilaç verilmesi, cerrahi müdahalede hastanın vücudunda yabancı cisim unutulması, tedavinin hatalı uygulanması, tedavi edilecek uzvun karıştırılması tıbbi malpraktis örnekleridir.

  • Sağlık kuruluşundaki organizasyon eksikliği

Yargıtay kararlarına göre hastalığın şekli, hastanın durumu, hastalığın ağırlığı ölçüsünde dürüstlük ilkesi temel olmak üzere tedbirlerin tam ve zamanında uygulanmaması malpraktistir. Hastalık hekimlerin uzmanlık branşlarına göre birkaç farklı alanı ilgilendiriyorsa ana branş diğer branş hekimlerine danışmak zorundadır. Bu işleme tıp dilinde konsültasyon denilmektedir. Organizsayon yükümlülüğünün eksik yerine getirilmesi sağlık kuruluşu açısından da doktor açısından da malpraktise sebep olabilmektedir.

Doktor Hatasını Savcılığa Şikayet

Hekimlerin ve sağlık personellerinin, hatalı tıbbi uygulamalardan ötürü malpraktis davası ile karşılaşması halinde ceza sorumluluğu da gündeme gelmektedir. Öte taraftan hasta veya hasta yakınlarının ceza soruşturması ile karşılaşması halinde sanık, tanık, katılan, müşteki olabilecektir.

Doktorların gerçekleştirilen tıbbi müdahalelerde endikasyonsuz tıbbi müdahalede bulunması (endikasyon konusu hala sağlık hukukunda tartışmalı bir konudur) ortaya çıkabilecek komplikasyonları öngörememesi, öngörmesine rağmen hastaya bilgi vermemesi hallerinde taksirle öldürme, taksirle yaralama ve hatta kasten yaralama şeklinde suçlar yönünden sorumlu olacaktır. Mevcut deliller kapsamında malpraktis avukatı delilleri suçun maddi ve manevi unsurlarına bağlı olarak inceleyecek ve Tıp Ceza Hukuku kapsamında değerlendirecektir.

Hasta ve hasta yakınlarının hekim ve diğer sağlık personellerine gerçekleştirilen tehdit, hakaret, şiddet, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kamu görevlisinin görevini yapmasına mani olma suçu gibi  TCK yer alan ve suç oluşturan eylemleri Ceza Hukuku konusunu oluşturmaktadır. Burada hekim ve diğer sağlık personeline sağlıkta şiddet uygulayan kişiye karşı alınacak önlemler ancak sağlık hukuku alanında uzman avukat tarafından değerlendirilmelidir. Bu alanda yüksek lisans seviyesinde ihtisas eğitimi alan uzman avukatlarımız size hukuki destek sağlayacaktır.

Konsültasyon: Hastanın teşhis, tedavi ve takibi için gerekli görüldüğünde diğer uzmanlık branşlarından hastalığın tedavisine ilişkin görüş bildirilmesinin istenmesidir. Doktor, konsültasyon gereken bir durumda gereğini yapmamış ise malpraktisten söz edilebilecektir.

Stabilizasyon: Hastanın durumunun bir dengeye kavuşmasını ifade eder. Hastanın tıbbi rahatsızlığının ilerlemesinin durdurulması, vücut dengesinin yeniden sağlanması anlamına gelir.

Acil Serviste Doktor Hatası

Sağlık hukuku kapsamında hastanın sigortası olup olmadığına bakılmaksızın hastaya tedavi vermek acil servisin görevidir. Acil servis görevlileri acil tıbbi vakalarda hastanın kimliğine, güvencesine bakmaksızın hastanın stabilizasyonu sağlanana kadar sağlık hizmeti vermek zorundadır. Hastaya acil servis hizmeti verilmeden bir başka hekime veya hastaneye sevk etmek veya taburcu etmek doktor hatası kabul edilir.

 

Avukat Doğa Eser Eserçelik
Doğa Eser Eserçelik

Av.Doğa Eser ESERÇELİK, Eserçelik Hukuk Bürosu'nun kurucusudur. Avukat Doğa Eser ESERÇELİK, lise eğitimini Malatya Fen Lisesi'nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimini %100 Bursla İstanbul Altınbaş Üniversitesi'nde 2018 yılında bitirmiştir. Akabinde %100 Bursla İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Hukuku Yüksek Lisansı programından mezun olarak hukukta uzmanlaşmıştır. Baro Sicil No : 70545