Defansif Tıp Uygulamaları

Defansif Tıp Uygulamaları

Defansif (Tıp Uygulamaları; Dünya’ da ve Türkiye’ de sağlık hizmetlerinin teknolojinin gelişimine bağlı olarak hızla gelişmesi sağlık hukukunun da ayrıntılı bir şekilde düzenlenmesini gerektirmiştir. Hekimlerin dava süreci ile karşı karşıya gelmemek adına hastalarından kaçınma davranışı sergileyen tutumları ile kendilerini dava süreçlerinden daha iyi koruyabilecekleri düşüncesi ile hastalarına gereğinden fazla dikkat ve özen gösteren davranışları ‘defansif tıp’ alanının konusunu oluşturmaktadır.

Hekimleri defansif uygulamalara yönlendiren nedenler; hastasıyla kurduğu iletişim, görsel araçların yarattığı etki, hekime yönelik  şiddet, hekimlerin iş yükünün artması, hekimlerin eksik sağlık hukuku bilgisi ile çekinik davranış göstermesi, malpraktis davaları, sağlık politikalarının etkisi, mesleki deneyimin az olması, ünlenme ve kusursuz kariyer dürtüsü, şikâyet edilme korkusu olabilmektedir.

Defansif (Çekinik) Tıp Uygulamalarına ilişkin  Türkiye’ de yapılan bir araştırmanın sonucu ise oldukça ilginçtir. Araştırmaya katılan 173 hekimden %75’i  daha fazla görüntüleme tekniklerini kullandıklarını beyan etmişlerdir. Aynı araştırmada hekimler daha önce ‘defansif tıp’ teriminden haberdar olmadıklarını da ifade etmektedir. Hekimlerin aslında bu uygulamalar kendilerini daha fazla doktor hatası davası malpraktis süreçlerine götürmektedir.

Defansif Tıp (1)

Eser Eserçelik Whatsapp Hattı

Hekimlerin çekinik davranışlarına defansif tıp adını vermekteyiz. Defans kelime anlamı itibariyle ‘savunmak’ demektir. Burada savunma halinde olan kişi ise hekimdir. Hekimi bu davranışa yönelten birçok sebep vardır. Bunlardan bazıları hastasıyla kurduğu iletişim, görsel araçların yarattığı etki, hekime yönelik  şiddet, hekimlerin iş yükünün artması, hekimlerin eksik sağlık hukuku bilgisi, malpraktis davaları, sağlık politikalarının etkisi, mesleki deneyimin az olması  , ünlenme ve kusursuz kariyer dürtüsü, şikayet edilme endişesi olabilmektedir.

Hekimlerin en temel korkusunun ise Türk Ceza Kanunu’ndan doğan cezai sorumlulukları olduğu bilinen bir gerçektir. Hekimler, ceza kanunu kapsamında taksirli yaralama ve taksirli ölüme sebebiyet verme suçlamaları ile karşılaşabilir.

Hekimler sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalmadan görevlerini ifa etmek en doğal haklarıdır.  Ancak hukuken yeterli düzeyde korunmadığını düşünen hekim kendi çabasıyla kendini korumak istemektedir. Hekimlerin kendilerini koruma iç güdüsü elbette ki var olacaktır. Ancak ileride ayrıntısıyla açıklayacağımız şekilde defansif tıbbın kendisi hekim-hasta ilişkisini bozmaktadır. Hekimin Hipokrat yemininin önüne geçmektedir. Bu yüzden de hekimi kaçındığı malpraktis süreci ile baş başa bırakmaktadır. Hekimlerin defansif davranışları hastaya yüksek özen göstermeleri ile risk grubu yüksek hastalardan/ tıbbi girişimlerden kaçınmaları şeklinde iki aşırı uçta seyretmektedir.

Defansif Tıp Uygulamaları

POZİTİF DEFANSİF TIP

Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’ nin 2. Maddesi’ ne göre; insan sağlığına, hayatına ve kişilik haklarına gerekli özenin gösterilmesi hekimin temel vazifesidir. Buradaki gerekli özen kavramı hekimin bilgisindedir. Hekim ‘gerekli’ özeni gösterdikten sonra abartılan hasta kontrol davranışlarıdır. Pozitif defansif tıp; hekimin mesleğini ifa ederken aşırıya kaçan özen ve yükümlülük göstermesidir. Bu davranışın temelinde ise hekimin aşırı özen gösterirse cezai ve hukuki sorumluluktan kurtulabileceği düşüncesi yatmaktadır. Bu anlamda pozitif defansif tıp uygulamalarını tanımlarken hekimin ‘öncelikle kendini’ güvence altına alacak tutumlarının tamamı olarak nitelendirebiliriz.

Pozitif defansif tıp uygulamalarının etkisini özellikle ekonomik alanda görmekteyiz. Ekonomik etki defansif tıp uygulamasında aslında gerekmeyen tedaviler nedeni ile fazladan oluşan masraflardır. Bu durum, aynı zamanda hastaların üzerindeki yükümlülüğün artması demektir. Büyük çoğunluğun  ülkemizde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanan masraflarını düşündüğümüzde ise pozitif defansif tıp uygulamaları ile gereksiz artan sağlık giderleri devlette büyük maddi kayıplara sebep olmaktadır.

Sağlık alanında ise yatış verilmesi tıbben gerekli olmayan hastalar, pozitif defansif tıp uygulamaları kapsamında yatışa sevk edildiğinde hastanelerin doluluk oranları artmakta sırf bu sebeple yatışa sevk edilmesi gereken hastalar etkili sağlık hizmeti geç almakta veya hiç alamamaktadır. Bu durum zaman zaman haberlerde de karşımıza çıkar. Şöyle ki hastanedeki doluluk oranları sebebiyle tedavi altına alınamayan hastaların hayatını kaybetmesine sebep olmaktadır.

Pozitif Defansif Tıp Uygulamaları Nelerdir?

Amerikan Tıp Enstitüsü’ nün yaptığı bir çalışmada ortaya çıkan sonuç ise dehşet vericidir. Amerika’ da sağlık harcamalarına ayrılan bütçenin 765 milyar $ ‘ ı gereksiz yere harcanmaktadır. Bu oranı toplam giderin %30’ na tekabül etmektedir.

Defansif Tıp Uygulamaları
Defansif Tıp Uygulamaları

Hekimlerin mesleki sorumluluklarından ötürü  taksirli yaralama ve taksirli ölüme sebebiyet verme suçlamaları ile karşı karşıya kalmaları hekimleri oldukça tedirgin etmekte ve mesleki performanslarını düşürmektedir.

Hastanın hekim tarafından dava açmaması için ikna edilmesi de bir defansif tıp uygulamasıdır. Buradaki tıbbi malpraktisin kaynağı da etik dışına çıkılması olarak kabul edilmektedir. Şöyle ki hekimlerin hasta ilişkisindeki davranış biçimleri değişmiş olup Dünya Tabipler Birliği Cenevre Bildirgesi Hekimlik Yemini’nde bahsi geçen haliyle ‘’ Hastanın sağlığına ve esenliğine her zaman öncelik vereceğime’’ yani ‘’önce hastanı koru’’ yerine ‘’önce kendini koru’ düşüncesine dönüşmüştür. Görüldüğü gibi burada bir tıbbi etik ihlali bulunmaktadır.

Negatif Defansif Tıp Uygulamaları

Negatif Defansif Tıp Uygulamaları; hekimin hastadan kaçınma davranışlarıdır. Örnek vermek istersek;

  • riskli ve/veya çok riskli hasta gruplarından kaçınması,
  • hastaları tıbben gereklilik olmamasına rağmen başka bir hastaneye sevk etmesi,
  • tıbben gereklilik olmamasına rağmen başka bir hekime yönlendirmesi,
  • hastanın ve/veya hasta yakınlarının kendisine şiddet uygulayabileceğini düşünerek ilgili hastayı tedaviden kaçınması,
  • komplikasyon riski yüksek cerrahi müdahalelerden kaçınması gibidir.

Negatif Defansif (Çekinik) Tıp Uygulamaları hekim hastaya müdahaleden kaçındığından Hasta Hakları Yönetmeliği Madde 5 çerçevesinde hastaya ayrımcılık uygulayarak hastayı sağlık hizmetlerinden hızlı ve etkili şekilde yararlandırmayarak, hastanın sağlık hakkını ihlal etmiş olmaktadır. Defansif Tıp Uygulamalarının tamamı başta tıbbi etik ihlali içerdiğinden hukuka aykırı uygulamalar olarak kabul edilmiştir. Sonuçta sağlık sistemini işlevsel hale getirebilmek amacıyla defansif tıp uygulamalarından kaçınılması gerekmektedir.

Hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının şikayet, tazminat ve ceza davaları ile riskleri ortadan kaldırmak için verdikleri tepkilerin genel adı defansif tıptır. Gereksiz harcamaların artması, hastalara müdahale edilmemesi sebebiyle hastaların ölmesi, sağlık çalışanın daha ağır bedeller ödemesine sebep olmaktadır. Süreç hem bireysel hem de sitem olarak tıkanmaktadır. Doktorların tanı testlerinin gereksiz olanlarını yapmaması, kendilerini hukuki güvenceye almak için ameliyat yapmaması, hastanede ayakta tedavi olabilecek hastalara yatış vermemesi gerekmektedir.

Bu gibi önlemler doktoru daha iyi koruyabileceği gibi muhtemel bir dava sürecinde de görevini gereği gibi ifa ettiğini ortaya çıkaracaktır. Aksi durumlar ise zarar gören kişilerce, hasta yakınlarınca hastane kayıtlarına erişilerek her zaman ispatlanabilecektir. Böyle bir durumda hekim ve zarardan sorumlu tüm sağlık çalışanları yargılanacaktır.

İlerleyen günlerde daha da sık duyacağımız Defansif (Çekinik) Tıp Uygulamaları’ kavramına akademik ve pratik düzeyde bilgilendirme amacıyla yazılmış bu yazımızın siz değerli okuyucularımıza faydalı olmasını dileriz. Saygılarımızla..

 

Avukat Doğa Eser Eserçelik
Doğa Eser Eserçelik

Av.Doğa Eser ESERÇELİK, Eserçelik Hukuk Bürosu'nun kurucusudur. Avukat Doğa Eser ESERÇELİK, lise eğitimini Malatya Fen Lisesi'nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimini %100 Bursla İstanbul Altınbaş Üniversitesi'nde 2018 yılında bitirmiştir. Akabinde %100 Bursla İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Hukuku Yüksek Lisansı programından mezun olarak hukukta uzmanlaşmıştır. Baro Sicil No : 70545