Boşanma Davasında Nafaka 2026: Nafaka Türleri, Şartları ve Miktarı

Boşanma Davalarında Nafaka İnografik Görsel

Boşanma davalarında nafaka konusunu boşanma davası sürerken talep edilen tedbir nafakası ve boşanma kesinleştikten sonra hükmedilecek yoksulluk ve iştirak nafakasını, nafakanın süreli olup olmadığını, nafakanın neye göre belirleneceğini, nafakanın zamanla artırılma, kaldırılma, azaltılma şartlarına yazımızda değineceğiz. İstanbul Boşanma Avukatı tarafından yürütülen nafaka davalarında tarafların mal varlığı ve ihtiyaçları doğrultusunda çocuk ve eş yararına nafakaya hükmedilecektir. Bu nafaka mahkeme tarafından ihtiyaç devam ettiği sürece verilecektir. Nafaka ihtiyacı ortadan kalkarsa; nafaka yükümlüsü taraf nafaka alacaklısına karşı her zaman dava açarak nafakanın kaldırılmasını talep edebilir.

İçerik Haritası

Boşanma Davalarında Nafaka Nedir?

Nafaka; geçindirme, hayatı devam ettirme anlamına gelen infak kelimesinden türemiştir. Eşlerden birinin diğerinin ve çocuklarının  geçinmesine yardım etme, hayatlarının devam etmesini sağlamak için ödediği maddi yardıma nafaka denir. Nafaka bakım ve yardım nafakası olarak ikiye ayrılır. Boşanma davalarına konu olan nafaka bakım nafakasıdır. Boşanma davası açıldığı anda talep edilebilen nafaka gerek görüldüğü takdirde boşanma davasından sonra da isim değiştirerek talep edilebilecektir. Nafakalar hususunda bilinen yanlış kanı erkeğin nafaka ödemek zorunda olmasıdır. Kanunumuzda kadın erkek eşitliği bulunduğundan eşler arasında geçindirme, barındırma ve diğer yardımlarda karşılılık özelliği vardır. Bu sebeple erkeğin ağır surette mesuliyet ve güçsüzlüğe düşmesi halinde kadın da eşini geçindirmeye mecburdur. O halde geçim ve barındırma yükümlülüğünde dahi karşılıklılık kuralı mevcuttur.

Nafaka Türleri Nelerdir?

Nafaka Türleri Nelerdir?
Nafaka Türleri Nelerdir?

Nafaka türleri; tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası olmak üzere dört ana başlıkta incelenmektedir. Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenen nafaka çeşitleri, boşanma sürecinde ve sonrasında eşlerin, çocukların ve belirli şartlarda diğer aile bireylerinin ekonomik haklarını korumayı amaçlamaktadır. Ekim 2026 itibarıyla güncel nafaka düzenlemelerine göre tedbir nafakası boşanma davası süresince, yoksulluk nafakası boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş için, iştirak nafakası çocuğun bakım ve eğitim giderlerinin karşılanması amacıyla, yardım nafakası ise kanunda belirtilen aile bireylerinin geçimini desteklemek için talep edilebilmektedir. Nafaka miktarı ve ödeme koşulları belirlenirken tarafların ekonomik durumları, gelirleri, ihtiyaçları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınmaktadır.

Eser Eserçelik Whatsapp Hattı

2026 yılında nafaka türlerine ilişkin en önemli hukuki gelişmelerden biri, süresiz yoksulluk nafakasına yönelik Anayasa Mahkemesi kararıdır. Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir. Ancak iptal kararının yürürlüğe girmesi ertelendiğinden Ekim 2026 itibarıyla süresiz yoksulluk nafakası uygulaması henüz sona ermemiştir. Kararın 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmekte olup bu değişiklik, yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılması veya mevcut nafaka kararlarının kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmemektedir. Yeni düzenleme sürecinde nafaka süresinin belirlenmesi, tarafların ekonomik koşulları ve nafaka yükümlülüğünün devamı gibi konular önem taşımaktadır. Tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası ise bu iptal kararının doğrudan kapsamında değildir.

Nafaka Türleri ve Özellikleri (2026 Güncel Tablo)

Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenen 4 nafaka türü, kimlerin nafaka talep edebileceği, hangi şartlarda bağlandığı ve ödeme süreleri bakımından farklılık göstermektedir.

Nafaka Türü Kimler Talep Edebilir? Ne Zaman Talep Edilir? Yasal Dayanak
Tedbir Nafakası Eş ve çocuklar için Boşanma davası süresince veya ayrı yaşama koşullarında TMK m. 169, 197
Yoksulluk Nafakası Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek, kusuru daha ağır olmayan eş Boşanma nedeniyle TMK m. 175
İştirak Nafakası Çocuk adına, genellikle velayet sahibi ebeveyn Boşanma sonrasında çocuğun bakım ve eğitim giderleri için TMK m. 182, 327-328
Yardım Nafakası Kanunda belirtilen altsoy, üstsoy ve kardeşler Yardım edilmediğinde yoksulluğa düşülecekse TMK m. 364

2026 Kasım Güncel Hukuki Not: Anayasa Mahkemesinin yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresine ilişkin iptal kararının yürürlüğe girmesi ertelenmiştir. Bu nedenle Ekim 2026 itibarıyla süresiz yoksulluk nafakası uygulaması henüz sona ermemiştir. İptal kararı diğer nafaka türlerini doğrudan etkilememektedir.

Tedbir Nafakası Nedir? 2026 Güncel Şartları ve Hesaplanması

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerin ve müşterek çocukların ekonomik ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla mahkeme tarafından hükmedilen geçici nitelikteki nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi kapsamında düzenlenen tedbir nafakası, boşanma sürecinde eşlerden birinin ekonomik açıdan mağdur olmasını önlemeyi ve çocukların bakım, eğitim, sağlık, barınma ve diğer temel ihtiyaçlarının karşılanmasını amaçlamaktadır. Kasım 2026 itibarıyla tedbir nafakası, boşanma davasının açılmasıyla birlikte talep edilebildiği gibi yargılama devam ederken de istenebilmektedir. Hâkim, gerekli gördüğü durumlarda tarafların açık talebi bulunmasa dahi kendiliğinden tedbir nafakasına hükmedebilir. Tedbir nafakasında eşlerin boşanmaya sebep olan olaylardaki kusur durumları belirleyici değildir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 197. maddesi kapsamında, haklı sebeplerle ayrı yaşayan eşin boşanma davası açmadan da belirli şartlarla tedbir nafakası talep etmesi mümkündür.

Tedbir nafakası hesaplama sürecinde eşlerin gelirleri, ekonomik ve sosyal durumları, yaşam standartları, barınma giderleri ve müşterek çocukların ihtiyaçları birlikte değerlendirilir. 2026 yılında tedbir nafakası miktarı için kanunen belirlenmiş sabit bir tutar, asgari ödeme miktarı veya zorunlu gelir yüzdesi bulunmamaktadır. Hâkim, tarafların mali güçlerini ve somut olayın koşullarını dikkate alarak hakkaniyete uygun bir nafaka miktarı belirler. Boşanma davası sırasında hükmedilen tedbir nafakası, kural olarak dava tarihinden itibaren uygulanabilir ve boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devam eder. Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte eş lehine hükmedilen tedbir nafakası sona ererken şartları varsa yoksulluk nafakasına, çocuk l

İştirak Nafakası Nedir? 2026 Güncel Şartları ve Hesaplanması

İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık sonrasında çocuğun bakım, eğitim, sağlık, barınma ve diğer temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla, velayet kendisine verilmeyen ebeveyn tarafından ödenen nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 182. ve 327-330. maddeleri kapsamında düzenlenen iştirak nafakası, çocuğun üstün yararını korumayı ve anne ile babanın çocuğun giderlerine ekonomik güçleri oranında katılmasını amaçlamaktadır. Ekim 2026 itibarıyla iştirak nafakası, velayet hakkı kendisine bırakılan ebeveyne, çocuğun ihtiyaçları için kullanılmak üzere genellikle aylık olarak ödenmektedir. İştirak nafakası yalnızca çocuğun beslenme ve barınma giderlerini değil; okul, servis, kırtasiye, sağlık, giyim ve sosyal gelişim gibi ihtiyaçlarını da kapsamaktadır.

İştirak nafakası hesaplama sürecinde anne ve babanın gelirleri, ekonomik ve sosyal durumları, çocuğun yaşı, eğitim seviyesi, sağlık ihtiyaçları ve yaşam koşulları birlikte değerlendirilir. Kanunda her çocuk için uygulanacak sabit bir iştirak nafakası miktarı veya zorunlu bir hesaplama yüzdesi bulunmamaktadır. Hâkim, somut olayın özelliklerine göre nafaka tutarını belirler. İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Ancak çocuğun ergin olduktan sonra eğitiminin sürmesi hâlinde, Türk Medeni Kanunu’nun 328. maddesi kapsamında şartları varsa eğitim süresince bakım yükümlülüğü devam edebilir ve ergin çocuk kendi adına nafaka talep edebilir. Ayrıca ekonomik koşulların değişmesi, çocuğun ihtiyaçlarının artması veya ebeveynlerin gelir durumlarının farklılaşması hâlinde iştirak nafakasının artırılması ya da azaltılması için mahkemeye başvurulabilir.

Yoksulluk Nafakası Nedir? 2026 Güncel Şartları ve Hesaplanması

Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle ekonomik açıdan yoksulluğa düşecek olan ve boşanmaya sebep olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu bulunmayan tarafın, geçimini sağlayabilmek amacıyla talep edebileceği nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi kapsamında düzenlenen yoksulluk nafakası, boşanma sonrasında eşler arasında oluşabilecek ekonomik eşitsizliğin etkilerini azaltmayı ve nafaka alacaklısının temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamasını amaçlamaktadır. Ekim 2026 itibarıyla yoksulluk nafakası, yalnızca kadınlara değil, kanuni şartları taşıyan erkeklere de bağlanabilmektedir. Nafaka talebinde bulunan eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması, kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması ve nafaka yükümlüsünün mali gücü temel değerlendirme kriterleridir. Yoksulluk nafakası miktarı belirlenirken tarafların gelirleri, ekonomik ve sosyal durumları, barınma ve geçim giderleri ile somut olayın özellikleri dikkate alınmaktadır.

2026 yılında yoksulluk nafakasına ilişkin en önemli hukuki gelişme, süresiz nafaka düzenlemesine yönelik Anayasa Mahkemesi iptal kararıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ancak kararın yürürlüğe girmesi ertelenmiştir. Bu nedenle Ekim 2026 itibarıyla süresiz yoksulluk nafakası uygulaması henüz sona ermemiştir. İptal kararının yürürlüğe girmesi, yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılması veya mevcut nafaka kararlarının kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmemektedir. Yoksulluk nafakası hesaplama sürecinde kanunen belirlenmiş sabit bir tutar ya da zorunlu gelir yüzdesi bulunmamaktadır. Hâkim, tarafların ekonomik koşullarını ve hakkaniyet ilkesini dikkate alarak nafaka miktarını belirler. Ayrıca tarafların mali durumlarının değişmesi, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya yoksulluğunun ortadan kalkması gibi hâllerde Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi kapsamında yoksulluk nafakasının kaldırılması, artırılması veya azaltılması gündeme gelebilmektedir.

2026 Ekim güncel hukuki not: Anayasa Mahkemesinin 4 Haziran 2026 tarihli, E.2025/156 ve K.2026/131 sayılı kararı 30 Eylül 2026’da yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027‘de yürürlüğe girecektir. Mahkeme, belirli koşullarda yaşam boyu nafakanın mümkün olabileceğini de belirtmiştir; dolayısıyla karar, bütün yoksulluk nafakalarına otomatik süre sınırı getirmemektedir.

Nafaka Artırma, Azaltma ve Kaldırma Davası Şartları Nelerdir?

Nafaka Artırma, Azaltma ve Kaldırma Davası Şartları Nelerdir?
Nafaka Artırma, Azaltma ve Kaldırma Davası Şartları Nelerdir?

Nafaka artırma, azaltma ve kaldırma davaları, mahkeme tarafından belirlenen nafaka miktarının değişen ekonomik ve sosyal koşullara göre yeniden değerlendirilmesini sağlayan hukuki yollardır. Nafakaya ilişkin kararlar, geleceğe yönelik ödeme yükümlülüğü bakımından değişen şartlara uyarlanabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 176. ve 331. maddeleri uyarınca tarafların gelir durumlarının değişmesi, yaşam giderlerinin artması, çocuğun ihtiyaçlarının farklılaşması veya nafaka yükümlülüğünü etkileyen yeni koşulların ortaya çıkması hâlinde nafakanın yeniden belirlenmesi talep edilebilir.

Ekim 2026 itibarıyla nafaka miktarının değiştirilmesi, her somut olayın özelliklerine ve nafakanın türüne göre değerlendirilmektedir. Nafaka artırım davası, mevcut nafakanın yetersiz kalması hâlinde; nafaka azaltma davası, ödeme gücünün önemli ölçüde değişmesi durumunda; nafaka kaldırma davası ise nafaka yükümlülüğünün devamını gerektiren şartların ortadan kalkması hâlinde gündeme gelir. Ancak ekonomik koşulların değişmesi, mevcut nafaka kararının kendiliğinden değişmesi anlamına gelmez. Kanunda kendiliğinden sona erme öngörülen hâller dışında, nafaka miktarının değiştirilmesi veya yükümlülüğün kaldırılması için mahkeme kararı gerekebilir.

Nafaka Artırma Davası Nasıl Açılır?

Nafaka artırma davası, mahkeme tarafından daha önce belirlenen nafaka miktarının güncel ekonomik koşullar ve nafaka alacaklısının ihtiyaçları karşısında yetersiz kalması nedeniyle açılan davadır. Özellikle enflasyon, yaşam maliyetlerindeki artış, eğitim ve sağlık giderlerinin yükselmesi ile tarafların gelir durumlarının değişmesi nafaka artırım talebinin değerlendirilmesinde önem taşımaktadır.

Nafaka artırma davasında mahkeme, önceki nafaka kararından sonra meydana gelen değişiklikleri ve hakkaniyet ilkesini dikkate alır. Nafaka miktarının artırılması için her durumda belirli bir sürenin geçmesi zorunlu değildir.

Nafaka artırma davası açılmasını gerektirebilecek durumlar:

  1. Mevcut nafaka miktarının temel yaşam giderlerini karşılamakta yetersiz kalması.
  2. Çocuğun eğitim, sağlık, barınma ve bakım masraflarının artması.
  3. Nafaka yükümlüsünün gelirinde veya ekonomik gücünde önemli artış yaşanması.
  4. Enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle nafakanın alım gücünün azalması.
  5. Nafaka alacaklısının ekonomik ihtiyaçlarının haklı nedenlerle artması.

Nafaka artırma davasında yeni nafaka miktarı, talep ve dava koşullarına göre belirlenir. Mahkeme, uygun koşullarda nafakanın gelecek yıllarda hangi oranda artırılacağını da karara bağlayabilir. Nafaka artırımının başlangıç tarihi ve faiz talebi ise davanın niteliği, talep sonucu ve hüküm dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Nafaka Azaltma Davası Hangi Şartlarda Açılır?

Nafaka azaltma davası, nafaka ödemekle yükümlü kişinin ekonomik koşullarında önemli değişiklik meydana gelmesi veya mevcut nafaka miktarının değişen şartlar karşısında hakkaniyete aykırı hâle gelmesi durumunda açılabilen davadır. Türk Medeni Kanunu kapsamında nafaka yükümlüsünün mali gücü ile nafaka alacaklısının ihtiyaçları arasında adil bir denge kurulması amaçlanmaktadır.

Nafaka azaltma davası açılabilecek başlıca durumlar:

  1. Nafaka yükümlüsünün gelirinde önemli ve kalıcı azalma meydana gelmesi.
  2. İş kaybı, emeklilik veya çalışma gücünü etkileyen sağlık sorunları nedeniyle ödeme gücünün azalması.
  3. Nafaka alacaklısının gelirinin veya ekonomik durumunun önemli ölçüde iyileşmesi.
  4. Döviz üzerinden belirlenen nafakanın kur değişiklikleri nedeniyle aşırı yüksek bir ödeme yüküne dönüşmesi.
  5. Tarafların ekonomik ve sosyal koşullarında nafaka miktarının yeniden değerlendirilmesini gerektiren esaslı değişikliklerin yaşanması.

Özellikle döviz üzerinden belirlenen nafakanın azaltılması, döviz kurundaki artışın tek başına yeterli görülmediği, tarafların mali durumları ve hakkaniyet koşullarının birlikte incelendiği bir hukuki süreçtir. Mahkeme, nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü ve nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını değerlendirerek nafaka miktarının azaltılmasına veya mevcut tutarın korunmasına karar verebilir.

Nafaka Kaldırma Davası Nasıl Açılır?

Nafaka kaldırma davası, nafaka ödenmesini gerektiren hukuki ve ekonomik şartların ortadan kalkması hâlinde mevcut nafaka yükümlülüğünün sona erdirilmesi amacıyla açılan davadır. Nafakanın kaldırılması şartları, nafakanın yoksulluk, iştirak veya tedbir nafakası olmasına göre farklılık göstermektedir.

Nafakanın kaldırılması veya sona ermesi sonucunu doğurabilecek durumlar:

  1. Yeniden evlenme: Yoksulluk nafakası alacaklısının yeniden evlenmesi hâlinde nafaka kendiliğinden sona erer.
  2. Fiilen evli gibi yaşama: Yoksulluk nafakası alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılmasına neden olabilir.
  3. Yoksulluğun ortadan kalkması: Nafaka alacaklısının ekonomik bağımsızlığını kazanması ve yoksulluk durumunun sona ermesi hâlinde yoksulluk nafakasının kaldırılması talep edilebilir.
  4. Çocuğun 18 yaşını doldurması: İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Ancak eğitimin devam etmesi durumunda kanuni şartlarla bakım yükümlülüğü sürebilir.
  5. Nafaka alacaklısının ölümü: İrat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer.
  6. Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi: TMK m. 176 kapsamında şartları oluştuğunda yoksulluk nafakasının mahkeme kararıyla kaldırılması gündeme gelebilir.

Önemli: Nafaka alacaklısının işe girmesi, tek başına yoksulluk nafakasının otomatik olarak kaldırılmasını gerektirmez. Elde edilen gelirin yoksulluk durumunu ortadan kaldırıp kaldırmadığı, tarafların ekonomik koşulları ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilir.

Nafaka Artırma, Azaltma ve Kaldırma Davaları Arasındaki Farklar

Dava Türü Başlıca Gerekçe Talep Edilen Sonuç
Nafaka Artırma Davası Nafakanın ihtiyaçlar karşısında yetersiz kalması Nafaka miktarının yükseltilmesi
Nafaka Azaltma Davası Ödeme gücünün azalması veya koşulların değişmesi Nafaka miktarının düşürülmesi
Nafaka Kaldırma Davası Nafaka yükümlülüğünü gerektiren şartların ortadan kalkması Nafaka yükümlülüğünün sona erdirilmesi

Boşanma Davasında Nafaka Dilekçe Örneği

Boşanma davalarında dilekçe örneği
Boşanma davalarında dilekçe örneği

Boşanma davasında nafaka talep etmek isteyen eşler, dava dilekçesinde veya yargılama sırasında nafaka taleplerini mahkemeye sunabilir. Boşanma davasında nafaka dilekçe örneği, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve çocuk için iştirak nafakası talebinde bulunmak isteyen kişilere yol göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Nafaka dilekçesinde tarafların ekonomik durumları, gelirleri, yaşam giderleri, çocukların bakım ve eğitim ihtiyaçları ile talep edilen nafaka miktarı açıkça belirtilmelidir. Türk Medeni Kanunu’nun 169, 175 ve 182. maddeleri kapsamında değerlendirilen nafaka taleplerinde, her nafaka türünün şartları farklılık göstermektedir. Aşağıda yer alan boşanma davasında nafaka talep dilekçesi örneğini inceleyerek nafaka talebinin nasıl hazırlanacağını ve mahkemeye sunulurken dikkat edilmesi gereken hususları öğrenebilirsiniz.

Nafaka Artırma Talepli Dilekçe Örneği

[YER] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

DAVACI: [Ad Soyad – T.C. Kimlik Numarası – Adres]

DAVALI: [Ad Soyad – Adres]

KONU: Daha önce mahkeme kararıyla hükmedilen aylık [Mevcut Nafaka Tutarı] TL iştirak nafakasının, değişen ekonomik koşullar ve müşterek çocuğun artan ihtiyaçları nedeniyle dava tarihinden itibaren aylık [Talep Edilen Nafaka Tutarı] TL’ye yükseltilmesi ve gelecek yıllar için artış oranı belirlenmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Mevcut Nafaka Kararı

Davacı ile davalı, [Mahkeme Adı] Aile Mahkemesinin [Esas No] E. ve [Karar No] K. sayılı kararıyla boşanmıştır. Boşanma kararıyla müşterek çocuk [Çocuğun Adı Soyadı] lehine aylık [Mevcut Nafaka Tutarı] TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir.

2. Ekonomik Koşulların Değişmesi

Nafakanın belirlendiği tarihten bu yana geçen süre içerisinde yaşam maliyetleri önemli ölçüde artmıştır. Özellikle barınma, beslenme, ulaşım, eğitim ve sağlık giderlerindeki artış nedeniyle mevcut nafaka miktarı müşterek çocuğun ihtiyaçlarının karşılanmasında yetersiz kalmaktadır.

3. Çocuğun Eğitim, Sağlık ve Bakım Giderlerinin Artması

Müşterek çocuk [Çocuğun Yaşı] yaşında olup [Okul ve Eğitim Bilgileri] kapsamında eğitimine devam etmektedir.

Çocuğun güncel aylık giderleri aşağıdaki gibidir:

Gider Türü Aylık Tutar
Eğitim ve okul giderleri [….] TL
Servis ve ulaşım [….] TL
Beslenme [….] TL
Sağlık giderleri [….] TL
Giyim ve kişisel ihtiyaçlar [….] TL
Diğer zorunlu giderler [….] TL
Toplam [….] TL

Belirtilen giderler, sunulacak fatura, ödeme belgesi ve diğer delillerle desteklenmektedir.

4. Tarafların Sosyal ve Ekonomik Durumu

Davacının mevcut geliri ve ekonomik imkânları, müşterek çocuğun artan ihtiyaçlarını tek başına karşılamak bakımından yetersiz kalmaktadır.

Davalının ise [Biliniyorsa mesleği, gelir durumu ve ekonomik koşullarındaki değişiklikler açıklanacaktır].

Davalının güncel gelirinin, malvarlığının ve ödeme gücünün tespiti amacıyla sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmasını talep ederiz.

5. Nafaka Artırımının Hukuki Gerekliliği

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 330. maddesi uyarınca nafaka miktarı belirlenirken çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın yaşam koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınır.

Aynı Kanun’un 331. maddesi gereğince durumun değişmesi halinde hâkim, talep üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyebilir.

Somut olayda mevcut nafakanın belirlendiği tarihten sonra müşterek çocuğun ihtiyaçları ve ekonomik koşullar değişmiştir. Bu nedenle mevcut iştirak nafakasının artırılması gerekmektedir.

6. Gelecek Yıllarda Nafaka Artışı Talebi

Nafaka miktarının ekonomik koşullar karşısında yeniden yetersiz kalmaması amacıyla, hükmedilecek iştirak nafakasının takip eden yıllarda TÜİK tarafından açıklanan TÜFE on iki aylık ortalamalara göre değişim oranında artırılmasına karar verilmesini talep ederiz.

HUKUKİ NEDENLER

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 327, 328, 330, 331; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.

DELİLLER

  1. Önceki boşanma ve nafaka kararı
  2. Kesinleşme şerhi veya kesinleşme kaydı
  3. Çocuğun eğitim ve okul belgeleri
  4. Eğitim, servis ve kurs ödeme belgeleri
  5. Sağlık harcamalarına ilişkin belgeler
  6. Kira sözleşmesi ve ilgili gider belgeleri
  7. Tarafların gelir ve malvarlığı kayıtları
  8. Sosyal ve ekonomik durum araştırması
  9. SGK ve ilgili kurumlardan getirtilmesini talep ettiğimiz kayıtlar
  10. Tanık, bilirkişi incelemesi ve hukuka uygun diğer deliller

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın KABULÜNE,
  2. Müşterek çocuk lehine hükmedilmiş aylık [Mevcut Nafaka Tutarı] TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık [Talep Edilen Nafaka Tutarı] TL’ye ARTIRILMASINA,
  3. Artırılan nafaka miktarının takip eden yıllarda TÜİK tarafından açıklanan TÜFE on iki aylık ortalamalara göre değişim oranında artırılmasına,
  4. Davalının sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmasına,
  5. Yargılama giderleri ve varsa vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine,

karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

Tarih: [GG/AA/YYYY]

Davacı: [Ad Soyad]

İmza:

Nafaka Azaltma Dilekçe Örneği

Nafaka ödemekle yükümlü olan kişiler, ekonomik durumlarının değişmesi veya mevcut nafaka miktarının ödeme güçlerine göre ağırlaşması halinde nafaka azaltma davası açarak nafaka tutarının yeniden belirlenmesini talep edebilir. Nafaka azaltma dilekçe örneği, gelir kaybı, işsizlik, sağlık sorunları veya tarafların ekonomik koşullarındaki önemli değişiklikler nedeniyle nafakanın düşürülmesini isteyen kişilere yol göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 176 ve 331. maddeleri kapsamında değerlendirilen nafaka azaltma talebinde, nafaka ödeyen kişinin güncel gelir durumu, zorunlu yaşam giderleri, nafaka alacaklısının ihtiyaçları ve değişen ekonomik koşullar birlikte incelenir. Nafaka miktarının azaltılması için yalnızca maddi güçlük yaşandığının belirtilmesi yeterli olmayıp talebin somut delillerle desteklenmesi önemlidir. Aşağıda yer alan nafaka azaltma dava dilekçesi örneğini inceleyerek nafaka azaltma şartlarını, dilekçenin nasıl hazırlanacağını ve mahkemeye başvururken dikkat edilmesi gereken hususları öğrenebilirsiniz.

[İL / İLÇE] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

DAVACI: [Ad Soyad – T.C. Kimlik No – Adres]

DAVALI: [Ad Soyad – Adres]

KONU: Daha önce mahkeme kararıyla hükmedilen aylık [Mevcut Nafaka Tutarı] TL nafakanın, değişen ekonomik koşullar ve ödeme gücünün azalması nedeniyle aylık [Talep Edilen Nafaka Tutarı] TL’ye indirilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Mevcut Nafaka Kararı

Davacı ile davalı arasında görülen boşanma davası sonucunda, [Mahkeme Adı] Aile Mahkemesinin [Esas No] Esas ve [Karar No] Karar sayılı ilamıyla davalı lehine aylık [Mevcut Nafaka Tutarı] TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.

Söz konusu nafaka kararının verildiği tarihteki ekonomik koşullar ile davacının mevcut mali durumu arasında önemli değişiklikler meydana gelmiştir.

2. Davacının Ekonomik Durumunun Değişmesi

Nafaka kararının verildiği tarihte davacı [Önceki Meslek ve Gelir Durumu] olarak çalışmakta ve aylık yaklaşık [Önceki Gelir] TL gelir elde etmekteydi.

Ancak [İşten Çıkarılma / Gelir Kaybı / Emeklilik / Sağlık Sorunları / Diğer Somut Nedenler] nedeniyle davacının ekonomik durumu önemli ölçüde değişmiş, aylık geliri [Güncel Gelir] TL seviyesine düşmüştür.

Yaşanan bu değişiklik nedeniyle mevcut nafaka miktarının ödenmesi davacının ekonomik gücünü aşan bir yük haline gelmiştir.

3. Zorunlu Yaşam Giderlerinin Artması

Davacının mevcut aylık zorunlu giderleri aşağıdaki gibidir:

Gider Türü Aylık Tutar
Kira / Barınma […] TL
Elektrik, Su, Doğalgaz […] TL
Gıda ve Temel İhtiyaçlar […] TL
Sağlık Giderleri […] TL
Ulaşım […] TL
Diğer Zorunlu Giderler […] TL
TOPLAM […] TL

Davacının güncel geliri ve zorunlu yaşam giderleri birlikte değerlendirildiğinde, mevcut nafaka miktarının aynı şekilde ödenmesinin ekonomik açıdan güçleştiği görülmektedir.

4. Davalının Sosyal ve Ekonomik Durumu

Davalının nafaka kararının verildiği tarihten sonraki sosyal ve ekonomik durumunun da değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davalının [Biliniyorsa çalışma durumu, gelirindeki değişiklikler ve malvarlığına ilişkin somut bilgiler] dikkate alınarak tarafların güncel ekonomik koşullarının araştırılmasını talep ederiz.

5. Nafakanın Azaltılmasının Hukuki Gerekliliği

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 176/4. maddesi uyarınca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakasının azaltılması mümkündür.

Somut olayda davacının ödeme gücünde meydana gelen değişiklikler ve tarafların güncel ekonomik durumları dikkate alındığında, mevcut nafakanın yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle aylık [Mevcut Nafaka Tutarı] TL olan yoksulluk nafakasının, hakkaniyete uygun şekilde aylık [Talep Edilen Nafaka Tutarı] TL’ye indirilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 176 ve ilgili hükümler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.

DELİLLER

  1. Önceki boşanma ve nafaka kararı
  2. Kesinleşme kaydı
  3. SGK hizmet dökümü
  4. Maaş bordroları ve gelir belgeleri
  5. İşten ayrılma veya gelir kaybını gösteren belgeler
  6. Kira sözleşmesi ve zorunlu gider belgeleri
  7. Sağlık raporları ve tedavi giderleri (varsa)
  8. Banka ve ilgili kurum kayıtları
  9. Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması
  10. Tanık, bilirkişi incelemesi ve hukuka uygun diğer deliller

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın KABULÜNE,
  2. [Mahkeme Adı] Aile Mahkemesinin [Esas No] Esas ve [Karar No] Karar sayılı ilamıyla hükmedilen aylık [Mevcut Nafaka Tutarı] TL yoksulluk nafakasının, değişen ekonomik koşullar ve davacının ödeme gücündeki azalma nedeniyle aylık [Talep Edilen Nafaka Tutarı] TL’ye İNDİRİLMESİNE,
  3. Nafaka indiriminin dava tarihinden itibaren uygulanmasına,
  4. Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasına,
  5. Yargılama giderleri ve varsa vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine,

karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

Tarih: [GG/AA/YYYY]

Davacı: [Ad Soyad]

İmza: __________________

Nafakanın Kaldırılması Dava Dilekçesi Örneği (2026 Güncel)

Nafaka ödemekle yükümlü olan kişiler, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde nafakanın kaldırılması davası açarak mevcut nafaka yükümlülüğünün sona erdirilmesini talep edebilir. Özellikle nafaka alacaklısının ekonomik durumunun iyileşmesi, yoksulluğunun ortadan kalkması veya nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü kaybetmesi gibi durumlar, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebine dayanak oluşturabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi kapsamında değerlendirilen nafaka kaldırma davasında, tarafların güncel ekonomik koşulları, nafakanın türü ve kaldırma talebinin hukuki gerekçeleri birlikte incelenir. Aşağıda yer alan 2026 güncel nafakanın kaldırılması dilekçe örneğini inceleyerek davanın hangi şartlarda açılabileceğini, dilekçenin nasıl hazırlanacağını ve mahkemeye sunulabilecek delilleri öğrenebilirsiniz.

Nafakanın Kaldırılması Şartları Nelerdir?

Yoksulluk nafakasının kaldırılması bakımından Türk Medeni Kanunu’nun 176/3 ve 176/4. maddeleri önem taşır.

  • Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi: İrat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi halinde kendiliğinden sona erer.

  • Taraflardan birinin ölümü: İrat biçimindeki yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer.

  • Nafaka alacaklısının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması: Mahkeme kararıyla kaldırma sebebidir.

  • Yoksulluğun ortadan kalkması: Nafaka alacaklısının artık yoksulluk koşullarını taşımaması halinde mahkemeden nafakanın kaldırılması istenebilir.

  • Haysiyetsiz hayat sürme: Kanunda belirtilen koşulların ispatlanması halinde mahkeme kararıyla kaldırma sebebidir.

  • Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunun değişmesi: Tarafların mali durumundaki önemli değişiklikler veya hakkaniyetin gerektirdiği durumlar, nafakanın azaltılması ya da kaldırılması talebinde değerlendirilebilir.

Önemli: Yeniden evlenme ve ölüm gibi kendiliğinden sona erme halleri ile mahkeme kararı gerektiren kaldırma sebepleri birbirinden farklıdır. Her olayda ayrıca dava açılması zorunlu değildir.

Nafakanın Kaldırılması Dilekçe Örneği

[İL / İLÇE] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

DAVACI: [Ad Soyad – T.C. Kimlik Numarası – Adres]

DAVALI: [Ad Soyad – Adres]

KONU: [Mahkeme Adı] Aile Mahkemesinin [Esas No] Esas ve [Karar No] Karar sayılı ilamıyla hükmedilen aylık [Nafaka Tutarı] TL yoksulluk nafakasının, nafaka alacaklısının yoksulluk durumunun ortadan kalkması ve değişen ekonomik koşullar nedeniyle kaldırılması talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Mevcut Nafaka Kararı

Davacı ile davalı arasında görülen boşanma davası sonucunda, [Mahkeme Adı] Aile Mahkemesinin [Esas No] Esas ve [Karar No] Karar sayılı ilamıyla tarafların boşanmalarına ve davalı lehine aylık [Nafaka Tutarı] TL yoksulluk nafakası ödenmesine karar verilmiştir.

Söz konusu karar [Kesinleşme Tarihi] tarihinde kesinleşmiştir.

2. Nafaka Alacaklısının Ekonomik Durumunun Değişmesi

Nafaka kararının verildiği tarihte davalının ekonomik durumu ve geçim koşulları dikkate alınarak yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.

Ancak karar tarihinden sonra davalının ekonomik koşullarında önemli değişiklikler meydana gelmiştir.

Davalı [İşe Başlama / Düzenli Gelir Elde Etme / Malvarlığı Edinme / Diğer Somut Değişiklikler] nedeniyle ekonomik bakımdan önceki durumundan farklı koşullara sahip hale gelmiştir.

Davalının güncel gelir ve malvarlığı durumu dikkate alındığında, yoksulluk nafakasının devamını gerektiren koşulların ortadan kalktığı kanaatindeyiz.

3. Davacının Güncel Ekonomik Durumu

Davacının nafaka kararının verildiği tarihteki ekonomik durumu ile mevcut gelir ve giderleri arasında da önemli değişiklikler meydana gelmiştir.

Davacı [Gelir Kaybı / İşsizlik / Sağlık Sorunları / Emeklilik / Diğer Somut Nedenler] nedeniyle ekonomik açıdan güçlük yaşamaktadır.

Davacının mevcut aylık geliri [Güncel Gelir] TL olup zorunlu yaşam giderleri [Toplam Gider] TL seviyesindedir.

Tarafların güncel ekonomik durumlarının araştırılarak nafaka yükümlülüğünün devamının hakkaniyete uygun olup olmadığının değerlendirilmesini talep ederiz.

4. Nafakanın Kaldırılmasının Hukuki Gerekliliği

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 176/3. maddesi uyarınca, irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yoksulluğunun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla kaldırılabilir.

Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılabileceği veya azaltılabileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda davalının ekonomik durumunda meydana gelen değişiklikler nedeniyle yoksulluk nafakasının devamını gerektiren koşulların ortadan kalktığı ileri sürülmektedir.

Bu nedenle davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etme zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 175, 176 ve ilgili hükümler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.

DELİLLER

  1. Önceki boşanma ve nafaka kararı
  2. Kesinleşme kaydı
  3. Tarafların SGK hizmet dökümleri
  4. Maaş ve gelir kayıtları
  5. Tapu ve araç kayıtları
  6. Vergi ve ticaret sicili kayıtları (ilgiliyse)
  7. Banka kayıtları (ilgili ve mahkemece gerekli görüldüğü ölçüde)
  8. İşten ayrılma ve gelir kaybı belgeleri (varsa)
  9. Sağlık raporları (varsa)
  10. Sosyal ve ekonomik durum araştırması
  11. Tanık beyanları
  12. Hukuka uygun diğer deliller

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın KABULÜNE,
  2. [Mahkeme Adı] Aile Mahkemesinin [Esas No] Esas ve [Karar No] Karar sayılı ilamıyla davalı lehine hükmedilen aylık [Nafaka Tutarı] TL yoksulluk nafakasının, nafaka alacaklısının yoksulluk durumunun ortadan kalkması nedeniyle KALDIRILMASINA,
  3. Nafakanın dava tarihinden itibaren kaldırılmasına,
  4. Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasına,
  5. Yargılama giderleri ve varsa vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine,

karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

Tarih: [GG/AA/YYYY]

Davacı: [Ad Soyad]

İmza: __________________

NAFAKA İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR

Boşanma davasında nafakayı kim talep eder?

Boşanma davası sürerken talep edilecek tedbir nafakası ile çocuklar için talep edilebilecek iştirak nafakasını her iki tarafta talep edebilir. Boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek taraf için kusurlu olmamak veya eşinden az kusurlu olmak kaydıyla ödenecek yoksulluk nafakasını da hem erkek hem de kadın talep edebilir.

Türk Medeni Kanunu’na göre kadın erkek eşitliği vardır. Bu sebeple hakim boşanma davası sırasında alacağı tedbirleri davanın koşullarına göre hem kadın hem de erkek için alabilir. Detaylı bilgi için uzman bir boşanma avukatı ile iletişime geçebilirsiniz.

Kimler nafaka ödemez?

Geçimini temin edebilecek kadar gelire sahip olan eş lehine tedbir nafakasına hükmedilmez. Sebebi kendisi olmamakla birlikte çalışamayacak duruma gelen ve bir başka geliri de olmayan kimse nafaka ile sorumlu tutulamaz. Bedeni veya akli sakatlığı sebebiyle çalışamayacak durumda olan eşten başka bir geliri de yoksa nafaka ile sorumlu tutulamaz. Akıl hastası olması dolayısıyla çalışamayan ve sabit bir geliri de olmadığı tespit edilen eş nafaka ödemeye mahkum edilemez. Örneğin mecburi askeri yükümlülüğünü yerine getiren başka bir geliri de olmayan koca nafakadan sorumlu tutulamaz. Nafaka kararına karşılık başka bir kişinin yani eşin yakınlarının nafaka ödemesi istenemez.

Nafaka yabancı parayla ödenir mi?

Yargıtay 2. HD bir kararında ”Davacı ayrı yaşamakta haklı olduğundan davacı ve müşterek çocuk için uygun miktarda tedbir nafakasına taktir ettiği hususu doğrudur. Ancak anlaşma olmadıkça nafakaya yabancı para ile hükmolunmaz. Bu durum düzeltilmeksizin nafakalara yabancı para ile hükmolunması bozmayı gerektirir’‘ denilmiştir.

O halde ilgili Yargıtay kararından da anlaşılacağı gibi taraflar çekişmeli boşanma davalarında karşılıklı kabul ile anlaşmalı boşanma davalarında sunacakları protokol ile nafakanın yabancı para üzerinden ödenmesine karar verebilir. Ancak herhangi bir anlaşma olmaksızın yabancı para üzerinden nafaka ödenmesine karar verilmeyecektir.

Nafaka davalarında mücbir sebepler dahilinde yabancı para biriminin döviz kurlarından ötürü fahiş artışı, nafaka yükümlüsünün ödeme güçlüğüne düşmesi gibi gerekçeler ile nafakanın azaltılmasını talep edebileceği gibi nafakaya ihtiyaç kalmadığını beyan ederek nafakanın kaldırılmasını da talep edebilir.

Çalışan eşe nafaka verilir mi?

Hakim; sonrasında yoksulluk nafakasına dönüştürülmek tedbir nafakasına karar verirken eşin ihtiyaçlarını gelirini ve diğer eşin de gelir ve ihtiyaçlarını gözetecek şekilde bir karar verecektir. Örneğin; kadının geliri diğerinden yüksek veya yakın ise kadına tedbir nafakası verilmeyebilecektir. Ancak yanında bulunan çocuk için tedbir nafakasına hükmedilecektir. Yani yoksulluk ve tedbir nafakası alabilmesi için muhakkak gelir durumunun boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek vaziyette olması gerekir.

Yargıtay bir kararında ”Davacı kadının özel bir hastanede temizlik işçisi olarak çalıştığı ve geliri davalının gelirinden daha fazla olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum boşanma davası açılması sebebine bağlı olarak davanın devamı süresince davacı eş lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.” denilmiştir.

Nafaka Miktarı Ne Olur? Hesaplama Aracı

Nafaka miktarının belirlenmesinde ölçüt, çocuğun gereksinimleri ve anne ve babanın yaşam koşulları ve ödeme güçleridir. Bu sebeple nafakanın sabit bir miktarı olmadığı gibi hesaplama aracı da bulunmamaktadır. Anne ve babanın ödeme güçlerinin, çocuk için tedbir nafakanın miktarını takdir ederken tek başına ölçüt olmaması gerekir Ödeme gücü çok yüksektir diye çocuğa gereksiniminden çok fazla nafaka takdir edilmesi onun sağlıklı bir şekilde yetişmesini olumsuz etki edecektir. Nafaka Hesaplama Motoru ile nafakanızı hesaplayabilirsiniz.

Nafaka miktarını tespit ederken mahkeme öncelikle tarafların malı ve sosyal durumlarının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu anlamda eşlerin meslekleri, iş ve gelirleri, çocukların okul durumları, mevcuttaki yaşam yerleri, sosyal imkanları araştırılmalıdır. Bu şekilde tarafların asgari gelir ve giderleri ile çocukların okul ve sosyal aktivite giderleri belirli ölçüde takdire imkan verir nitelikte belirlenmiş olur.

Eşlere aynı zamanda duruşma esnasında gelir durumları sorularak doğru beyanda bulunmaları istenir. Mahkeme sosyal ekonomik durum araştırmasını ikametgahlarının bulunduğu güvenlik birimlerinden talep edebilir.

Mahkeme, yargılama esnasında ulaştığı bazı veriler hakkında ayrıntılı araştırmayı her zaman ilgili kurumlardan isteyebileceği gibi, bir uzman görevlendirip araştırma da yaptırabilir. Boşanma davalarında mal kaçırma gibi olumsuz durumların yaşanmaması için dava açılırken ihtiyati tedbirlerin alınması da talep edilebilecektir.

Hakim takdir yetkisini kullanırken belirli bir ölçüt olmayışı; farklı yerdeki mahkemelerden farklı miktarlarda nafaka kararı çıkmasına sebebiyet vermektedir.

Nafaka devredilir mi?

Nafaka aile hukukundan kaynaklanır. Dolayısıyla nafaka hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Nafakanızı başkasına devretmeniz veya mahkeme tarafından hükmedilen nafakadan vazgeçmeniz mümkün değildir. Nafaka yasal bir borç doğurur. Nafaka hakkı ya mahkeme kararı ile ya da ölümle sona erer. Nafakaya ihtiyaç kalmaması durumunda karşı tarafın açacağı nafaka kaldırım davası ile veya nafaka azaltma davası ile mahkeme hükmüne göre yeni nafaka durumu belirlenecektir.

Tedbir Nafakası toplu halde ödenir mi?

TMK’ da tedbir nafakasının eda biçimi ile ilgili bir düzenleme yer almamaktadır. Mahkeme aylık, peşin olarak ödenmek ve belirli miktarda ödenmek üzere Türk Lirası üzerinden nafakaya karar verebilir. Mahkemeler genellikle nafakanın aylık olarak ödenmesine karar verir. Mahkemelerde nadiren de olsa nafakanın toplu ödenmesine hükmedilebilir.

‘Nafaka hakkımdan vazgeçiyorum’ desem bu geçerli olur mu?

Doğmuş nafaka alacağından feragat edilmesi mümkünse de gelecekteki nafaka alacağından feragat edilmesi mümkün değildir. Örneğin; eşler veya çocuklar ben bundan böyle eşimden veya babamdan/annemden hiçbir surette nafaka almayacağım, istemeyeceğim bu hakkımı kesin bir surette bağışlıyorum dese, bu açıklama sözleşmeyle bağlanmış olsa dahi hiçbir surette geçerli değildir. Nafaka kararları kesin mahkeme kararları olmadığından değişen durum ve koşullara göre de yenilenecektir. Dolayısıyla gelecekteki nafaka alacaklısının dava hakkımdan vazgeçiyorum şeklindeki beyanları da geçerli kabul edilmeyecektir. Nafaka alacağının gerekli olmadığı düşünülüyor ise nafaka yükümlüsü yeni dava açarak nafakanın kaldırılmasını talep edebilir. Mahkeme resen değerlendirerek sonuca bağlar.

Anlaşmalı Boşanma Davalarında Nafaka İstenir mi?

Anlaşmalı boşanma davalarında nafaka talep edebilirsiniz. Nafaka miktarını taraflar belirlemekte özgürdür. Taraflar arasında nafaka miktarı tespiti için yapılan sözleşme hükümleri geçerlidir. Anlaşmalı boşanma davalarında sözleşme maddelerinin içerisinde nafakaya hükmedilebilir. Nafaka istemi, sözleşmenin varlığına rağmen sözleşme ile elde edilen nafakanın yeterli olmadığını öne sürerek, nafakanın mahkeme kanalı ile artırılmasını isteyebilir. Sözleşme ile tespit edilen nafakalar mirasçıların hesabına geçmez.

Nafaka ne zaman başlar ? Ne zaman biter?

Boşanma davası açıldığı anda eşlerin ayrı yaşama isteği ve nafaka isteme hakkı doğar. Kaldı ki istem olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından re’sen alınması zorunludur. Bu durumda dava gününden geçerli olmak üzere müşterek çocuklar yararına uygun nafakaya hükmedilebilir.

Ergin olmayan çocukların durumu ve bulundukları yer önem arz ettiğinden hakim nafakayı belirlerken çocukların hangi tarihlerde hangi eşin yanında olduğunu dikkate alacaktır. Örneğin çocuk dava devam ederken doğmuş ise çocuğun doğum tarihinden itibaren nafakaya hükmedecektir. Çocuk davanın devamı sırasında velayeti değişmiş ve nafaka alacaklısının yanında değilse çocuk adına verilen nafaka değişecektir. Dava esnasında verilen tedbir nafakası geçici niteliktedir. Dava sonucunda tedbir nafakası iştirak nafakasına ve şartları var ise yoksulluk nafakasına dönüşür.

Yoksulluk Nafakası Nedir ?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Burada tedbir nafakasından farklı olarak boşanma davası kesinleştikten sonra yoksulluk nafakasına karar verilir. Yoksulluk nafakası talebinde bulunacak olan taraf için sosyal ve ekonomik durum araştırılması yapılması gerekir.

Yoksulluk nafakası amacı gereği şahsa bağlı haktır. Yoksulluk nafakası talep eden taraf davayı bizzat açacağı gibi baroya bağlı uzman bir boşanma avukatı vasıtasıyla da açabilir. Yoksulluk nafakası davası boşanmanın sonuçları olarak görüldüğünden aile mahkemelerinin görev alanına girmektedir. Boşanma davasına bağlı nafakaların artırılması, azaltılması veyahut kaldırılmasında görevli mahkeme aile mahkemesidir.

Yoksulluk Nafakası 2026 yılında kaç lira olur?

Mahkemenin hükmedeceği yoksulluk nafakası miktarı nafaka alacaklısının geçimini karşılayacak kadar olmalıdır. Hakim nafaka isteminde bulunan eşin ihtiyaçlarıyla, nafaka ödeyecek eşin kendi giderlerini ve mali gücünü göz önünde bulunduraraktır. Yoksulluk nafakası yükümlüsü eş, yoksul durumda ise karşı tarafa yoksulluk nafakası ödediği taktirde kendisi yoksul duruma düşecek ise nafakaya hükmedilmez. Taraflar yoksulluk nafakası miktarını aralarında yapılacak anlaşma ile karşılaştırabilir. Hakim tarafında belirlenecek yoksulluk nafakası kesin karar değildir. İlerleyen zamanda koşullar değiştiği taktirde yoksulluk nafakası da kaldırılabilecek veya azaltılabilecektir. Mahkemelerde yoksulluk nafakasını belirleyen net bir ölçüt yoktur. Ancak 2026 yılında İstanbul Aile Mahkemeleri asgari ücretle çalışan kişilere 3500 TL civarında nafaka yükletilmektedir.

Süresiz Nafaka Kalktı mı? Nafaka Mağdurları

Süresiz nafaka TMK Madde 175/1 gereğince ‘Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak şartı ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir’ hükmüne dayanmaktadır.

Nafaka; 1988 senesine kadar bir yıl süre ile ödeniyordu. Ancak o yıl yapılan değişiklikle birlikte 1 yıl süreli nafaka kaldırılarak süresiz hale çevrilmiştir. Süresiz nafaka aslında halk arasında söylenen bir tabirdir. Süresiz olarak nitelendirilen nafaka yoksulluk nafakası olup koşullar değiştiği taktirde nafakanın azaltılması veya kaldırılması gündeme gelebilecektir. Ayrıca yoksulluk nafakası alacaklısı evlendiği taktirde de nafakasını kaybedecektir. Yine nafaka alacaklısı işe girdiği, gelir durumunu düzelttiği taktirde yoksulluk nafakası kaldırılacaktır.

Nafaka yükümlüsü eş açısından durum çok iç açıcı değildir. Çok kısa süre evli kalmış olsalar dahi eşine nafaka ödemek zorunda kalacaktır. Öte taraftan nafaka yükümlüsünün (borçlusunun) evlenmesi nafaka yükümlülüğünü kaldırmamaktadır. Bu durumda ise nafaka yükümlüsü yeni eşine ve çocuklarına harcayacağı geliri eski eşine nafaka olarak ödemektedir. Bu durum yeni kurduğu ailesi için de ev ekonomisi için de sorun teşkil etmektedir.

Sunulabilecek çözümler neticesinde belirli süreli evli olma şartının aranması iyi bir çözüm olabilir. Günceldeki medeni kanunumuzda resmi nikah yapıldıktan 1 gün sonra dahi çekişmeli boşanma davası açılabilecek ve nafaka talebinde bulunulabilecektir.

Boşanma davasında yoksulluk nafakası talebi nafaka borçlusu ile eş veya daha az kusurlu olmasına bağlanmıştır. O halde eşit kusurlu eşler arasında da nafakaya hükmedilebilecektir. Nafaka borçlularının şikayetçi olduğu durumlardan bir diğeri de evlilik birliğinin fiilen kurulup kurulmadığının dikkate alınmamasıdır. Böyle bir durumda dahi nafakaya hükmedilebilmektedir.

Nafaka Mağdurlarına Alternatif Çözüm

Ömür boyu nafaka ödemek istemeyen nafaka borçlusu , yoksulluk nafakasını tek seferde toptan ödenmesi talebinde bulunabilir. Böyle bir durumda yoksulluk nafakası borcu tek seferde ödenip kapatılacaktır. Ödendikten sonra nafaka alacaklısının tekrar nafaka talep etme hakkı bulunmamaktadır. Borçlu, borcunu ifa etmiştir. Böyle bir durumda nafaka borçlusunun ne kadar ödeyeceği tartışma konusu olacaktır. Bu hususta taraflar kendi aralarında bir miktar belirleyebilir. Taraflar kendi arasında bir miktar belirlemez ise nafaka borçlusu mahkemeden bilirkişi raporu talep ederek kişinin muhtemel sosyal ekonomik yaşam seviyesi, günlük zamandaki mecburi giderlerinin hesaplanmasını talep edebilir. Yoksulluk nafakası süresiz olarak verildiğinden kişinin yaşam süresi de göz önünde bulundurularak hesaplanacak miktarı tek seferde ödeyip nafaka yükümlülüğünden kurtulmayı talep edebilecektir. Yine de bu durum nafakanın süresiz oluşunun çözümü değil ancak ilerleyen yıllardaki fahiş artışın çözümüdür.

Boşanma davasından sonra nafaka istenebilir mi?

Taraflar boşanma davalarında sıklıkla biran önce boşanabilmek adına nafaka, tazminat, çocukların durumu hususlarında uzun uzadıya görüşme sürdürmemekte bu konuları aceleye getirmektedir. Bu sebeple sonradan değişen kararları ile nafaka talep edilip edilmeyeceği tartışmalıdır. Burada 3 ayrı durum söz konusudur.

Boşanma davalarının sonuçlarında bir kere tazminat ve nafaka haklarından feragat eden taraf geriye dönük hak talebinde bulunamayacaktır. Boşanma davası kesinleştikten sonra bu davaya ilişkin sonuçlarda belirlenmiş olur. Bu sebeple uzman bir boşanma avukatıyla iletişime geçerek telafisi imkansız zararların önüne geçebilirsiniz.

Kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanarak nafaka talebinde bulunacak eş için alacağın muaccel olduğu tarihten 10 yıl içerisinde isteyebilir. Alacağın başladığı tarih için mahkeme ilamı tarihidir.

Mahkeme ilamında nafaka ve tazminat hususlarında hiçbir karar verilmemiş ise bu feragat etme anlamına da gelmeyeceğinden ileride dava açılmasının önünde bir engel bulunmamaktadır.

Anlaşmalı Boşanma sonradan nafaka talep edilebilir mi?

T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/2613 E 2019/1191 K 14.11.2019 tarihli kararında; ” TMK Madde 182/2 Madde gereğince velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu yine anlaşmalı boşanma davasında davacının müşterek çocuk için nafaka istememiş olmasının daha sonra iştirak nafakası talep etmeye engel teşkil etmeyeceğini, öte yandan müşterek çocuk için protokolle tazminat ödenmesinin davalı babaya iştirak nafakası ödemesi yükümlülüğünden kurtarmayacağı ancak bu hususun göz önüne alınmadan verilen kararın bozulması gerektiğine karar verilmiştir ” denmektedir.

O halde eşlerin anlaşmalı boşanırken talep etmedikleri iştirak nafakasını sonradan talep etme hakları vardır. İştirak nafakası müşterek çocukların 18 yaşını doldurması ile son bulur.

Eş kendisi için yoksulluk nafakası talebinde bulunacak ise boşanma tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde zamanaşımına uğramadan davayı açması gerekecektir.

Yalnızca kadınlara mı nafaka ödenir?

Nafaka; yalnızca kadınlara ödenmez. Hem kadın hem erkek boşanma aşamasında ve sonrasında nafaka talebinde bulunabilir. Örneğin; çocukların bakım ve giderleri için talep edilen iştirak nafakası için çocuklar baba ile yaşıyorsa baba; çocukların annelerinden nafaka talebinde bulunabilecektir.

Asgari Ücretli Biri Nafaka Öder mi?

Nafaka hesaplayıcı kesin bir ölçüt olmadığından ve farklı yerel mahkemelerden farklı miktarlarda nafaka kararları çıktığından bahsettik. Asgari ücret; kişiye yaşamını devam ettirebilmek için çalışması karşılığında ödenecek en düşük ücrettir. Bu sebeple asgari ücretli birinin karşı tarafa nafaka ödemesi için kapsamlı bir araştırma yapılması gerekir. Yoksulluk nafakasına karşı tarafın gerçekten ihtiyaç duyması şartı aranmalıdır. Keyfi sebeplerle çalışmayan eşe karşı, asgari ücretle çalışan eşin nafaka ödemesi adil ve hakkaniyetli olmayacaktır. Bu sebeple uygulamada ‘asgari ücretle çalışan nafaka ödemez’ şeklinde kesin bir cümle kullanamasak da nafaka alacaklısının gerçek mali durumu için kapsamlı bir araştırma talebi ile asgari ücretlinin nafaka ödemesinin önüne geçilebilir.

Yeşil Kartlı Koca Nafaka Öder mi?

Yeşil kart; herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar için sağlık hizmetlerinden yararlansınlar diye devlet tarafından verilen yardımlardan biridir. Yeşil kart herhangi bir sosyal güvencesi olmayan yardıma muhtaç kişilere verilir. Medeni Kanun’da nafaka borçlusu olmak için alt gelir sınırı belirtilmemiştir. Dolayısıyla yeşil kart sahibi kişinin nafaka ödemeyeceğini kesin kanun maddesi ile söylemek mümkün değildir. Nafaka borçlusunun gelir düzeyi düşük olsa dahi çalışabilme potansiyelinden ötürü nafaka ödemekle yükümlü olacaktır.

Resmi nikah yoksa nafaka alınabilir mi?

Nafaka; TMK dayanarak verilen maddi yardımdır. Türk Medeni Kanuna dayanan bir maddi yardımı alabilmek için evli olma şartı bulunmaktadır. Resmi nikah olmaksızın aynı evde yaşamak evli sayılmak anlamına gelmediği için nafaka almak da mümkün olmayacaktır. Çocuğun durumu ayrıca değerlendirilir.

Nafaka artırma davası ne zaman açılabilir?

Nafaka miktarının değiştirilmesini haklı kılan koşulların ortaya çıkması hâlinde dava açılabilir. Her durumda beklenmesi gereken sabit bir süre bulunmamaktadır.

Nafaka azaltma davası için işsiz kalmak yeterli mi?

İşsiz kalmak tek başına nafakanın azaltılmasını garanti etmez. Mahkeme, işsizliğin nedenini, süresini, tarafların ekonomik koşullarını ve nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını değerlendirir.

Nafaka alan kişi işe girerse nafaka kesilir mi?

Yoksulluk nafakası alan kişinin işe başlaması nafakayı kendiliğinden sona erdirmez. Gelirin yoksulluğu ortadan kaldırması durumunda mahkemeden nafakanın kaldırılması talep edilebilir.

Nafaka artırma veya azaltma davasında hangi mahkeme görevlidir?

Nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması davalarında kural olarak aile mahkemeleri görevlidir. Yetkili mahkeme ise davanın türüne ve uygulanacak özel yetki kurallarına göre belirlenir.

2026 yılında nafaka artırımı için sabit bir oran var mı?

Hayır. Nafaka artırımında her dava için zorunlu olarak uygulanan sabit bir oran bulunmamaktadır. Mahkeme, tarafların ekonomik koşullarını ve hakkaniyeti dikkate alır. Önceki mahkeme kararında gelecek yıllara ilişkin artış oranı belirlenmişse bu hüküm ayrıca değerlendirilir.

Evlilik dışı doğan çocuğa nafaka bağlanabilir mi?

Evlilik dışı doğan çocuğa baba tarafından soy bağının kurulması gerekmektedir. Bu sebeple babalık tanıma davası açılması gerekir. Baba ile soy bağı kurulduktan sonra çocuk adına iştirak nafakası talebinde bulunulabilecektir.

Nikahsız eş ve evlilik dışı doğan çocuk mirastan pay alır mı?

TMK’ da miras hakkından sağ kalan eş, alt soy, üst soy yararlanır. Nikahsız eşin kanuni saklı payı yoktur. Resmi Nikah Türk Hukukunda eş olarak tanınmak demektir. Bu sebeple resmi nikahsız miras hakkı bulunmamaktadır.

Ancak evlilik dışı doğan çocuğun mirastan pay alması için babalık davası veya tanıma davası açabilir. Soy bağını kurmak için babalık davası açılmalıdır. Bu sayede mahkeme ilamına dayanarak baba olarak tanınmış olacaktır. Soy bağı kurulduktan sonra iştirak davası açılabilir.

Nafaka Kararına İtiraz Edilir mi?

Mahkemelerin nafaka hakkında vermiş oldukları kararlar kesin hüküm değildir. Bu nedenle mahkemenin vermiş olduğu nafaka kararına karşı itiraz hakkı vardır. Boşanma davası devam ederken verilen nafaka türü tedbir nafakasıdır. Dava sürerken verilecek dilekçe ile nafakanın azaltılmasına veya kaldırılmasına ilişkin itiraz hakkı bulunmaktadır. Gerekçeli karar açıklandığı taktirde başlayan itiraz süresi ile de nafaka kararına itiraz edebilirsiniz.

Boşanma davası sonuçlandıktan sonra tedbir nafakası yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşecektir. Gerekçeli kararda belirtilen nafaka kararına ve boşanma davasının esasına ilişkin diğer hususlara yüksek mahkeme olan İstinaf Mahkemeleri nezdinde itiraz edilebilecektir.

Nafakamı Alamıyorum, Ne Yapmalıyım?

Nafaka ödemeleri mahkeme kararına ya da tarafların anlaşmalarına göre aylık olarak veya toplu halde ödeme kararı çıkmış olabilir. Her iki durumda da nafaka borçlusu ödeme yapmıyor ise nafaka alacaklısı kendisi veya boşanma avukatı vasıtayla dava açabilir. Borçlunun hacze düşmüş birçok borcu var ise tarihe bakılmaksızın nafaka alacağı önceliklidir. Yani sıra cetveline göre nafaka alacağı birinci sırada yer almaktadır. Nafaka alacaklısının ödemesi başka haciz takiplerinden önce ödenecek demektir. Nafaka alacağı için başlatılan icra takiplerinde ilamsız icra takibinden farklı ödeme emri çıkartılır. İcra takibinizin usulüne uygun olarak düzenlendiğinden emin olmanız gerekir. Aksi taktirde takibiniz reddedilecek tekrar dava açılması dolayısıyla tekrar masraf yapılması gerekecektir.

Nafaka Borçlusu Hapis Cezası Alır mı?

Nafakasını ödemeyen kişiye karşı başlatılan icra takipleri sonuçsuz kalırsa nafaka borçlusunun hapse girmesi konusu gündeme gelebilir. Nafaka alacaklısı şikayet yoluna başvurarak ceza davası açabilecektir. Nafaka yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi hakkında Mahkeme; 1 gün, 3 gün, 10 gün veya 3 aya kadar hapis cezasına hükmedilebilir. Nafaka borçlusunu şikayet edebilmek için nafakasını en az 1 ay süre ile yatırmamış olması gerekir.

Nafaka Ödemekten Nasıl Kurtulurum?

Nafaka sorumluluğu özellikle iştirak nafakası gibi süreli bir nafaka değil, yoksulluk nafakası gibi süresiz bir nafaka ise nafaka borçlusu almış olduğu sorumluluktan kurtulmak istemektedir. Nafaka türlerine nafaka süresinin bitimi de değişecektir.

İştirak nafakası, müşterek çocuklar adına 18 yaşını dolduruncaya kadar ödenen nafaka türüdür. Çocuk, on sekiz yaşına girdiği zaman iştirak nafakasını ödeme sorumluluğu da bitecektir. Ancak 18 yaşını dolduran birey; üniversite eğitimine devam edecek ise anne veya babasına nafaka davası açarak yardım nafakası adı altında nafaka talep edilebilir.

Yoksulluk nafakası, boşanmanın gerçekleşmesi ile birlikte ekonomik olarak zora düşecek, yaşam kalitesinde ciddi düşüş yaşanacak eş adına ödenen aylıktır. Yoksulluk nafakası ödeyen eş, nafaka alacaklısının vefatı, evlenmesi, ekonomik durumunda iyileşme görülmesi, kayıtlı bir işte çalışması veya kayıtsız çalışıyor ise mahkemeden inceleme talep ederek fiilen çalıştığının ispatı ile nafaka ödemekten kurtulabilir. Bu durumun ispatı ve nafakanın kaldırılması için boşanma avukatınızla iletişime geçerek dava açmasını talep edebilirsiniz.

2026 Güncel Değişikliklere Göre Süreli Nafaka Nedir?

Süreli nafaka, boşanma sonrasında ödenecek yoksulluk nafakasının belirli bir süreyle sınırlandırılmasıdır. 2026 nafaka değişikliği kapsamında Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiş; kararın yürürlük tarihi 30 Haziran 2027 olarak belirlenmiştir. Ancak bu karar, nafakanın herkes için 2, 5 veya 10 yıl ödeneceği anlamına gelmez; tek başına evlilik süresine göre uygulanacak bir nafaka takvimi de oluşturmaz. Dolayısıyla 2026 itibarıyla “süresiz nafaka tamamen kaldırıldı” demek doğru değildir; mevcut nafaka ödemeleri kendiliğinden sona ermez ve çocuklar için ödenen iştirak nafakası bu iptal kararının kapsamında değildir.

 

Doğa Eser Eserçelik

Av.Doğa Eser ESERÇELİK, Eserçelik Hukuk Bürosu'nun kurucusudur. Avukat Doğa Eser ESERÇELİK, lise eğitimini Malatya Fen Lisesi'nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimini %100 Bursla İstanbul Altınbaş Üniversitesi'nde 2018 yılında bitirmiştir. Akabinde %100 Bursla İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Hukuku Yüksek Lisansı programından mezun olarak hukukta uzmanlaşmıştır. Baro Sicil No : 70545

Son Yazılar
Avukat Desteği

Dosyanızı birlikte netleştirelim

Boşanma, nafaka, ceza ve sağlık hukuku konularında durumunuzu kısaca anlatın; izlenecek yolu birlikte belirleyelim.

Whatsapp Mesaj Hattı 0553 306 70 53
  1. 1Durumunuzu bize iletin
  2. 2Elinizdeki belgeleri paylaşın
  3. 3Sürecin yol haritasını öğrenin
Hemen Arayın

Görüşmeleriniz gizlilik esasına tabidir.