İddet süresinin kaldırılması için dava açılması gerekir. Ancak öncesinde iddet süresi nedir bunu incelemeliyiz. Evliliğin sona ermesinin ardından kadının yeni bir evlilik yapabilmesi için 300 gün süreyi beklemelidir. İddet süresi belirli şartların halinde talep üzerine kaldırılabilir. Dava açmadan iddet süresinin kaldırılması için Kanun’da iki istisna mevcuttur. İlk istisna kadının eski eşiyle evlenmesidir. İkinci istisna ise kadının iddet süresi içinde doğum yaparak gebeliğin sonlanmasıdır. Ayrıntılı bilgi ve dava açmak için boşanma avukatına ulaşabilirsiniz.
İddet Süresi Ne İşe Yarar?
İddet süresi ne işe yarar derseniz, yalnızca kadınlar için geçerlidir ve Türk Medeni Kanunu’nun 132. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, evlilik sona erdikten sonra kadın, evliliğin sona erdiği tarihten itibaren üç yüz gün boyunca yeni bir evlilik yapamaz.
İddet süresi, özellikle kadının hamile kalma ihtimali göz önünde bulundurularak belirlenmiştir. İddet süresi, çocuğun soy bağının net bir şekilde belirlenmesine yardımcı olur ve bu süre zarfında kadın ve çocuk koruma altına alınmış olur.
Sonuç olarak, iddet süresi, bir evliliğin sona ermesinin ardından kadının yeni bir evlilik yapabilmesi için beklemesi gereken kanuni bir süreyi ifade eder. İddet süresi, Türk Medeni Kanunu’nda belirtilmiştir ve özellikle çocuğun soybağının belirlenmesine yardımcı olur.”
İddet Süresi Neden Bekleme Süresi Olarak Adlandırılmalıdır?
İddet, kelime anlamı olarak “süre” veya “saymak” gibi bir anlam taşır. Ancak toplumda sıkça kullanılan “iddet süresi” veya “iddet müddeti” ifadesi aslında yanlış bir kullanımdır. Bu ifade, süreyi saymanın süresini anlamına gelir ve tuhaf bir anlam taşır. Aslında doğru ifade, “bekleme süresi” veya “iddet bekleme süresi” şeklinde olmalıdır.
Kanun koyucu, evlilik sona erdikten sonra kadının belirli bir süre boyunca beklemesi gerektiğini düzenlemiştir. İddet süresi, hamilelik ihtimalini ve soybağının belirlenmesini göz önünde bulundurarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, “bekleme süresi” ifadesi, aslında bu sürecin doğru bir adlandırmasıdır.
Sonuç olarak, “iddet” kelimesi kelime anlamıyla “süre” anlamına gelirken, toplumda yaygın olarak kullanılan “iddet süresi” ifadesi yanlış bir kullanımdır. Doğru ifade “bekleme süresi” veya “iddet bekleme süresi” olarak kullanılmalıdır.
Evlilik Sonrası Bekleme Dönemi Nedir?
Evlilik sonrası bekleme dönemi, iddet süresi , yeniden bir evlilik birliği kurabilmesi için beklemesi gereken belirli bir süredir. Türk Medeni Kanunu’na göre, evliliğin sona erdiği tarihten itibaren 300 gün boyunca kadın, yeni bir evlilik yapamaz.
Ancak önemli bir nokta, bu sürenin, evliliğin sona erdiği tarihten itibaren 300 gün içinde yeni bir evlilik yapılmasını engelleyici bir yaptırım içermediğidir. Yani, kadın, evliliğin sona erdiği tarihten itibaren 300 günün dolmasını beklemeksizin yeni bir evlilik yapabilir. Türk kanunları bu durumu, evlenilen kişi ile olan ilk evliliğin sona erdiği tarihten itibaren 300 gün geçmeden gerçekleşen ikinci bir evliliği geçerli kabul eder.
Sonuç olarak, iddet süresi, evliliğin sona ermesinin ardından kadının yeni bir evlilik yapabilmesi için beklemesi gereken süreyi ifade eder, ancak bu süre içinde evlenme yasağı gibi bir yaptırım içermez.
Evliliğin Sonlandığı Durumlarda Beklenen Süre
Evliliğin sonlandığı durumlarda beklenen süreye iddet süresi denir. Bu süre, özellikle doğan çocuğun soybağının tespitinde önem taşır. İddet süresi içinde doğan bir çocuğun babası, evliliğin sona ermesinden önceki koca olarak kabul edilir. Ancak bu kabul kesin bir kural değildir ve aksini ispat etmek mümkündür.
Eski eş, doğan çocuğun babasının kendisi olmadığını iddia ederse, soybağının reddi davası açabilir. Bu dava ile çocuğun babasının kim olduğu yargı tarafından belirlenmeye çalışılır. Bu nedenle iddet müddeti, soybağının tespiti ve evliliğin sonlandığı durumların netleştirilmesi açısından büyük öneme sahiptir.
İddet Süresinin Temel Amacı: Çocuğun Nesebininin Korunması
İddet süresinin temel amacı doğacak çocuğun nesebinin (soy) korunmasıdır. Bu süreç, evliliğin sona erdiği bir dönemde kadının yeniden evlenmesinin önüne geçerek, doğan çocuğun soybağının kesin olarak tespit edilmesini sağlar. İddet süresi, İslam Hukuku’ndan günümüze kadar uzanan eski bir uygulamadır ve nesebin doğru bir şekilde sürdürülmesi açısından büyük öneme sahiptir.
İddet Süresi Hangi Koşullarda Sona Ermektedir?
Kadının bekleme süresi, bazı koşullar altında sona erebilir. Bu koşullar şunlar olabilir:
- Doğum: Kadının iddet süresi, doğum anı itibarıyla kendiliğinden sona erer. Doğum gerçekleştikten sonra kadın iddet süresini tamamlamış olur.
- Gebe Olmadığının Anlaşılması:Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının mahkeme tarafından tespit edilmesi durumunda, iddet süresi sona erer.
- Yeniden Evlenme İstemi: Evliliği sona eren eşlerin, yeniden birbirleriyle evlenmek istemeleri halinde, mahkeme tarafından iddet süresi kaldırılabilir. İddet süresinin kaldırılması ile kadın, evlenme hakkını yeniden kazanır ve evlenebilir.
Bu koşullar, iddet süresinin sona ermesine yol açan durumları ifade etmektedir.
İddet Süresi Nasıl Kaldırılır?
İddet süresinin kaldırılması için bazı koşulların gerçekleşmesi veya belirli bir sürenin geçmesi gerekebilir. İddet süresini kaldırmanın yolları şunlar olabilir:
- Doğum: Kadın, iddet süresi içinde doğum yaparsa, iddet süresi kendiliğinden sona erer.
- Gebe Olmadığının İspatı: Kadın, önceki evliliğinden gebe olmadığını ispat edebilirse, mahkeme iddet süresini kaldırabilir. Bu durumda tıbbi belgeler ve delillerle gebe olmadığını kanıtlamak önemlidir.
- Yeniden Evlenme İsteği: Boşanmış eşler, yeniden birbirleriyle evlenmek istediklerinde, mahkeme iddet süresini kaldırabilir.
İddet süresinin kaldırılması için mahkemeye başvurulması gerekebilir. Bu başvuru, kadının yerleşim yeri mahkemesine yapılır. İddet süresi kaldırma davası, çekişmesiz bir yargı işlemidir, yani karşı tarafın itiraz etme hakkı yoktur.
İddet süresi kaldırma davası için avukatlık hizmeti alınabilir ve avukatlık ücreti, İstanbul Barosu tarafından belirlenen Avukatlık Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanır.
İddet süresinin kaldırılması, iddet süresi boyunca yeniden evlenme hakkını kazanmak için önemlidir. Bu nedenle, ilgili prosedürün yasalara uygun bir şekilde tamamlanması önemlidir.
Bekleme Süresinin Kaldırılması İçin Gerekli Olan Evraklar Nelerdir?
Beklemenin kaldırılması için gerekli olan evraklar, kadının gebe olmadığını ispat etmek amacıyla mahkemeye sunulmalıdır. Bu evraklar şunları içerebilir:
- Tıbbi Raporlar: Kadının gebe olmadığını kanıtlamak için bir sağlık kurumunda yapılmış olan tıbbi testlerin sonuçlarını gösteren resmi raporlar. Bu testler, hamileliği kesin olarak dışlamalıdır.
- Hekim Beyanı: Bir uzman doktorun, kadının hamile olmadığını ve bu konuda herhangi bir tereddüdün olmadığını beyan eden bir doktor raporu.
- Laboratuvar Sonuçları: Hamilelik testleri ve diğer ilgili laboratuvar sonuçları, kadının gebe olmadığını göstermelidir.
- Adli Tıp Raporları: Adli tıp uzmanlarının incelemesi sonucu verilen raporlar, kadının hamile olmadığını destekleyebilir.
Bu evraklar, bekleme süresinin kaldırılması için mahkemeye sunulmalıdır. Mahkeme, bu delilleri değerlendirecek ve uygun görürse bekleme süresini kaldırabilir. Başvuru süreci için bir avukatın yardımı tavsiye edilir, çünkü avukat, gerekli belgelerin düzenlenmesi ve mahkemeye sunulması konusunda rehberlik edebilir ve süreci hızlandırabilir.
İddet Süresinin Hükmü Nedir?
Bekleme süresinin hükmü, evliliğin sona erdiği durumlarda, özellikle kadın için belirlenen beklemeyi ifade eder. Bekleme süresi, kadının bir önceki evliliğin sona ermesinin ardından başlar ve belirli bir süre devam eder. Bekleme süresi zarfında kadın, yeni bir evlilik yapamaz.
Ancak, kadının hamile olduğu durumlar ve iddet süresinin kaldırılması gibi istisnai durumlar söz konusu olabilir. Bekleme süresinin kaldırılması için mahkemeye başvurulması gerekir ve bu başvurunun sonucunda mahkeme, bekleme süresini kaldırıp kaldırmama kararı verir. Bu kararın alınabilmesi için genellikle tıbbi raporlar ve doktor beyanları gibi deliller sunulması gerekebilir.
Bekleme hükmü, özellikle soybağının tespiti ve çocuğun nesep ilişkisinin netleştirilmesi amacıyla önem taşır. Bu hüküm, çocuğun soybağına dair karışıklıkları önlemek için uygulanır. Kadının bekleme süresi sona erdiğinde, yeni bir evlilik yapma hakkına sahip olur.
İddet Süresi Ne Zaman Başlar?
Bekleme süresi, evliliğin sona erdiği duruma göre başlama zamanı değişebilir. Bekleme süresinin başlangıcı şu durumlarda farklılık gösterir:
- Ölüm: Eğer evlilik, bir eşin ölümüyle sona ermişse, bekleme süresi ölen eşin vefat tarihinden itibaren başlar.
- Ölüm Karinesi: Ölüm karinesi, kişinin ölümüne dair kesin bir delil olmaksızın, kaybolması veya uzun bir süre haber alınamaması durumunu ifade eder. Bu durumda da bekleme süresi, kişinin kaybolduğu veya son haber alındığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
- Boşanma: Evliliğin boşanma ile sona ermesi durumunda, bekleme süresi boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar. Boşanma kararının kesinleşmesi, temyiz hakkının kullanılmadığı veya temyiz sürecinin tamamlandığı tarih anlamına gelir.
Bekleme süresi, evliliğin sona erme nedenine göre değişiklik gösterir ve belirli bir süre boyunca kadının yeniden evlenmesine engel olur.
İddet Süresi Nasıl Hesaplanır?
Bekleme süresi hesaplanırken dikkate alınması gereken en önemli faktör, evliliğin sona erme nedenidir. İşte bu nedenle bekleme süresi hesaplanırken şu adımları izlemek önemlidir:
- Evliliğin Sonlandığı Nedeni Belirleyin: Bekleme süresi hesaplamasına başlamadan önce, evliliğin neden sona erdiğini belirlemelisiniz. Ölüm, ölüm karinesi veya boşanma gibi farklı nedenlere göre hesaplama yapmanız gerekebilir.
- Ölüm Durumunda: Eğer evliliğin ölüm nedeniyle sona erdiyse, ölen eşin vefat tarihini not edin.
- Ölüm Karinesi Durumunda: Ölüm karinesi durumunda, kaybolan veya uzun süre haber alınamayan kişinin kaybolduğu veya son haber alındığı tarihi not edin.
- Boşanma Durumunda: Boşanma nedeniyle sona eren bir evlilik söz konusu ise, boşanma kararının kesinleştiği tarihi belirleyin. Boşanma kararı kesinleşene kadar bekleme süresi başlamaz.
- Süreyi Hesaplayın: Belirlenen tarihten itibaren iddet süresini hesaplayın. Örneğin, ölüm tarihi veya boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren geçen gün sayısını hesaplayarak iddet süresini belirleyebilirsiniz.
bekleme süresi hesaplama işlemi bu adımları takip ederek yapılabilir. Bu süreçte doğru tarihleri ve nedenleri belirlemek önemlidir, çünkü iddet süresi bu faktörlere göre değişebilir.
İddet Süresi Neden 300 Gün?
Bekleme süresinin 300 gün olarak belirlenmesi, kadının en uzun süre içerisinde hamile kalabileceği süreyi temel alır. Bu süre, nesep karışıklığını önlemek amacıyla önemli bir rol oynar. İslam hukukunda ve Türk Medeni Kanunu’nda yer alan bu süre, kadının bir önceki evliliğinden kaynaklanabilecek bir hamileliği sonlandırmasını ve doğacak çocuğun soybağının net olarak belirlenmesini sağlar.
300 günlük bekleme süresi, bu amaca yönelik olarak belirlenmiş bir süredir ve kadının yeni bir evlilik yapabilmesi için beklemesi gereken süre olarak kabul edilir. Bu süre zarfında kadın, önceki evliliğinden kaynaklanan bir hamilelik durumunda doğacak çocuğun babasının kim olduğunu belirleme şansına sahip olur.
Sonuç olarak, bekleme süresinin 300 gün olarak belirlenmesi, soybağı karışıklığını önlemeyi ve çocuğun babasının kesin olarak belirlenmesini amaçlayan bir hukuki düzenlemedir. Bu süre, kadının hamilelik sürecini tamamlamasını sağlar ve yeni bir evlilik için beklemesi gereken süreyi belirler.
Boşanan Kadının Bekleme Süresi Nasıl Hesaplanır?
Boşanan kadının bekleme süresi, evlilik birliğinin sona erdiği tarihten itibaren başlar. Ancak bu sürenin başlangıcı, evliliğin sona erme nedenine göre değişebilir. Bekleme süresi, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Boşanma kararı alındığında, bu kararın temyiz edilip edilmediğine ve temyiz sürecinin sonuçlanıp sonuçlanmadığına dikkat etmek önemlidir. Eğer taraflar veya bir taraf temyiz yoluna gitmemiş veya temyiz süreci sonuçlanmışsa, boşanma kararı kesinleşmiş demektir ve bekleme süresi o tarihten itibaren başlar.
Ancak eğer taraflar veya bir taraf kararı temyize taşımışsa, bekleme süresi, temyiz sürecinin sona erdiği tarihten itibaren başlar. Yani boşanma kararı temyiz süreci sona ermeden bekleme süresi başlamaz.
Sonuç olarak, boşanan kadının bekleme süresi , evliliğin sona erdiği tarihten itibaren başlar ve kesinleşmiş bir boşanma kararı varsa, bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye devam eder. Temyiz süreci varsa, bekleme süresi temyiz sürecinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.
Ölüm Halinde İddet Süresi Var Mı?
Kocası ölen kadının bekleme süresi ve gaiplik halinde boşanmış kadının için beklemek 300 gündür. Ancak başlangıç tarihleri farklıdır:
- Kocası ölen kadının bekleme süresi: Kocasının ölümü halinde, bekleme süresi ölüm tarihinden itibaren başlar. Bu durumda kadın, kocasının ölümünün ardından 300 gün boyunca beklemelidir.
- Gaiplik halinde bekleme süresi: Gaiplik halinde evlilik otomatik olarak sona ermez. Kadın, kocasının gaipliğine karar verilen bir mahkemeden karar aldığında veya evliliğin sona erdirilmesi talebinde bulunduğunda, bekleme süresi mahkemenin evliliğin sona erdirildiği tarihten itibaren başlar. Bu süre yine 300 gündür.
Her iki durumda da bekleme süresi amacı, kadının nesep karışıklığını önlemek ve doğabilecek bir çocuğun babasının belirlenmesine yardımcı olmaktır. Dolayısıyla bekleme süresi, evliliğin sona erdiği şekle ve tarihe bağlı olarak değişebilir.
Boşanmış Bir Kadın Ne Zaman Evlenebilir?
Boşanmış bir kadın tekrar evlenebilir, ancak bu durum çeşitli senaryolara göre değişkenlik gösterebilir:
- Boşanma kararının kesinleşmesinin ardından 300 gün geçmesi: Boşanma kararı kesinleştikten sonra kadın, 300 günlük bekleme süresi tamamlanmasını beklemelidir.
- Kadının doğum yapması: Boşanma sonrasında kadın, doğum yaparsa bekleme süresi sona erer ve yeniden evlenebilir.
- Boşanmanın kesinleşmesinden sonra 300 gün içinde hamile olunmadığının ispatı: Boşanma kararının kesinleştiği tarihten sonraki 300 gün içinde kadın hamile olmadığını ispat ederse, mahkeme kararıyla bekleme süresi kaldırılabilir ve tekrar evlenebilir.
- Boşandığı eşle tekrar evlenmek istemesi: Kadın, boşandığı eşiyle tekrar evlenmek istediğinde mahkeme kararıyla bu evliliği gerçekleştirebilir.
Her durumda, kadının tekrar evlenebilmesi için ilgili yasal süreleri ve şartları yerine getirmesi gerekmektedir. Bu süreçte bir avukattan hukuki danışmanlık almak faydalı olabilir.
İddet Nasıl Beklenir?
Türk Hukuku’na göre, nasıl beklenmesi konusunda özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Kadın, bekleme süresi içinde evden çıkabilir ve normal yaşantısına devam edebilir. Bu süre yalnızca kadının yeniden evlenebilmesi için belirlenmiş bir bekleme süresidir. Bu süre içinde kadın normal sosyal yaşamını sürdürebilir ve çalışabilir.
Ancak, İslam Hukuku‘na göre evliliğin hangi sebeple sona erdiğine bağlı olarak iddet süresi içindeki davranışlar değişebilir. Ölümle sona eren bir evlilikte kadın iddet süresi boyunca evden çıkabilir ve normal yaşantısına devam edebilir. Ancak boşanma sonucu iddet bekleyen bir kadın için İslam Hukuku’na göre dışarı çıkma durumu farklılık gösterebilir. Bu konuda farklı mezheplere göre farklı yorumlar yapılabilir.
Türk Hukuku’na göre, bekleme süresini bekleyen kadın normal sosyal yaşamına devam edebilir ve dilediği gibi dışarı çıkabilir. Ancak İslam Hukuku’na göre bu konuda mezheplere göre farklı uygulamalar ve yorumlar olabilir. Dolayısıyla bu konuda kesin bilgi almak için bir dini otoriteye veya ilgili mezhebin öğretisine başvurmak faydalı olabilir.
İslam Hukuku’nda İddet Süresi Var mıdır?
İslam Hukuku’nda bekleme süresi, boşanma veya ölüm sonucu evliliği sona eren kadınlar için öngörülen bir bekleme süresidir. İddet süresi, hem hukuki hem de dini bir öneme sahiptir ve İslam’ın temel kaynakları olan kitap ve sünnet delilleriyle desteklenir.
Kur’an’da bekleme süresine ilişkin ayetler mevcuttur. Örneğin, Bakara Suresi’nin 2. ve 234. ayetlerinde bekleme süresine dair hükümler yer alır. Bu ayetler, boşanmış kadınların beklemesi gereken süreleri belirtir.
Ayrıca, Hz. Peygamber’in hadislerinde de bekleme süresine ilişkin bilgiler bulunur. Hadislerde, boşanma veya ölüm durumlarına göre kadınların ne kadar süre beklemeleri gerektiği açıklanır.
Bekleme süresinin bir yönüyle çocuğun nesep karışıklığını önlemek olduğu ifade edilse de, bu süre aynı zamanda bir ibadet olarak kabul edilir. Müslüman kadınlar için bekleme süresi, Allah’ın emirlerine uymanın bir yolu olarak görülür ve bu süre içinde ibadetlerini yerine getirirler.
Ayrıca, eğer kadının eşi ölmüşse, bekleme süresi bu kayıp ve üzüntüyle başa çıkabilmesi için de bir fırsat Türk Hukuku’na göre, erkekler için bir bekleme süresi öngörülmemiştir. Bekleme süresi, evliliğin sona ermesi durumunda doğan çocuğun nesep karışıklığını önlemek amacıyla sadece kadınlar için uygulanan bir kavramdır. Bu süre, kadının evliliğin sona ermesinin ardından yeniden evlenmesi durumunda çocuğun babasının belirlenmesini kolaylaştırmak için beklemesi gereken bir süreyi ifade eder. Erkekler için böyle bir beklemeye gerek yoktur çünkü doğurganlık özelliği kadına özgüdür ve çocuğun anası kesin olarak bellidir.
Dolayısıyla, Türk Hukuku’na göre erkekler için bekleme süresi mevcut değildir ve yalnızca boşanan veya eşi ölen kadınlar için geçerlidir. Bu süre, kadınların yeni bir evlilik yapmadan önce belirli bir süre beklemelerini gerektiren bir düzenlemeyi ifade eder. sunar. Bekleme süresi aynı zamanda evlenmeye olan inancı sürdürme fırsatıdır.
Sonuç olarak, İslam Hukuku’nda bekleme süresi, hem dini bir görevi yerine getirme hem de sosyal ve hukuki bir düzenlemeyi içeren önemli bir kavramdır. Bu süre, kadınların ve toplumun çeşitli ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan çok yönlü bir kurumdur.
Erkeğin İddet Süresi Var Mı?
Türk Hukuku’na göre, erkekler için bir iddet süresi öngörülmemiştir. İddet süresi, evliliğin sona ermesi durumunda doğan çocuğun nesep karışıklığını önlemek amacıyla sadece kadınlar için uygulanan bir kavramdır. Bu süre, kadının evliliğin sona ermesinin ardından yeniden evlenmesi durumunda çocuğun babasının belirlenmesini kolaylaştırmak için beklemesi gereken bir süreyi ifade eder. Erkekler için böyle bir beklemeye gerek yoktur çünkü doğurganlık özelliği kadına özgüdür ve çocuğun anası kesin olarak bellidir.
Dolayısıyla, Türk Hukuku’na göre erkekler için iddet süresi mevcut değildir ve yalnızca boşanan veya eşi ölen kadınlar için geçerlidir. Bu süre, kadınların yeni bir evlilik yapmadan önce belirli bir süre beklemelerini gerektiren bir düzenlemeyi ifade eder.
İddet Süresi Kaldırma Dilekçe Örneği
İSTANBUL AİLE MAHKEMESİNE
DAVACI : __________
VEKİLİ : Av. Doğa Eser ESERÇELİK
DAVALI : (Hasımsız)
KONU : Müvekkilim ______’nın bekleme süresinin kaldırılması talepli dava dilekçemizin sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR :
- Müvekkilim ________ ile eski eşi______ İstanbul ___ Aile Mahkemesinin____ Esas ve ____ Karar sayılı dosyası ile _____ tarihinde boşanmışlardır. Aile Mahkemesinin vermiş olduğu boşanma kararı _____ tarihinde kesinleşmiş ve karar nüfusa işlenmiştir.
- Müvekkilim _______ boşanma kararının ardından yeniden evlenmek istemektedir. Müvekkilim halihazırda hamile olmayıp bu keyfiyet Sayın Mahkemenizce belirlenecek herhangi bir sağlık kuruluşunca ispat edilebilecektir. Müvekkilimin yeniden evlenme isteği karşısında 300 günlük bekleme süresinin kaldırılması gerekmektedir. Bu sebeple iş bu davayı açma zaruretimiz hasıl olmuştur.
HUKUKİ NEDENLER : TMK, HMK ve ilgili sair yasal mevzuat
HUKUKİ DELİLLER : Nüfus Kayıtları, boşanma ilamı, sağlık kuruluş raporu ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlere dayanarak Sayın Mahkemenizce gerekli tüm incelemeler yapılarak; Müvekkilim hakkında Türk Medeni Kanununun ilgili maddesi gereğince zorunlu olan kadının 300 günlük bekleme süresinin kaldırılmasına karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim.




