Hastanelerin kayıt tutma yükümlülüğü; hasta dosyalarının usulüne uygun şekilde eksiksiz olarak tutulması ve saklanmasıdır. Bu sorumluluk hasta hakları kapsamında hastaların bilgilerine ulaşma hakkının gereğidir. Bu nedenle hastanelerin hasta kayıtlarını tutma yükümlülüğü bulunmaktadır. Sağlık hukuku kapsamında; hastaneler ister özel ister kamu hastanesi olsun hasta kayıtlarını usulüne uygun tutmak ve hastalarına ulaştırmak zorunludur. Ancak hastane olası bir malpraktis davasında kendi aleyhine delil getirmek zorunda değildir. Hasta ise her zaman kayıtlarını hastaneden talep edebilir. İstanbul ilinde görülecek doktor hatası davalarında malpraktis avukatı müvekkillerine hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.
Hastanelerin Kayıt tutma yükümlülüğü neleri kapsar?
Bu yazımızda hasta hakları 2: hastanelerin kayıt tutma yükümlülüğüne başlığı adı altında kayıt tutma zorunluluğundan bahsettik. Birincil Hasta Haklarından olan bilgi edinme kapsamında hastanelerin aynen ifa zorunluluğuna yer verdik.
Yükümlülük, yerine getirilmediğinde tarafı borç altına sokan hukukta karşılığı bulunan işlemdir.
Yükümlülük objektif ve sübjektif yükümlülük olarak ikiye ayrılır. Bunlar nesnel ve öznel yükümlülüktür. Daha net açıklarsak nesnel yükümlülük herkesin yapmak zorunda olduğu hukuksal ödevdir. Öznel yükümlülük ise sözleşme gibi bir hukuksal işlem sonucunda doğup tarafları bağlamaktadır. Özel hastaneler sağlık hizmeti sunucuları olarak hastalarla kurulan sözleşmeler ile karşılıklı olarak borç altına girmektedir. Sağlık hizmet sunucusu olan hastanenin birincil ve ikincil edim yükümlülükleri bulunmaktadır. Özen, organizasyon, kimlik tespiti, sır saklama, hizmet sağlamaktan kaçınmama bunlardan bazılarıdır.
Özel Hastanelerin Sorumlulukları Nelerdir?
Kayıt tutma yükümlülüğünün kanuni dayanağı 1219 Sayılı Kanunun 72. Maddesidir. İlgili hükümde hekimlerin resmi bir deftere hasta kayıtlarını yazmaları zorunlu tutulmuştur. Bununla birlikte;
- Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Hakkında Kanun,
- Özel Hastaneler Tüzüğü ve Özel Hastaneler Yönetmeliği,
- Aile Hekimliği Kanunu,
- Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği Yataklı Tedavi Kurumları Yönetmeliği,
- Tıbbi Kayıt ve Arşiv Hizmetleri Yönetmeliği’nde
kayıt tutma yükümlülüğüne dair düzenlemeler yer almaktadır. Kayıtların zorunlu olarak içermesi gereken bilgiler; hastanın tanı, tedavi ve sağlığının korunmasında gerekli olanlardır. Bu doğrultu da mevcut imkanlarla oluşturulan hasta kayıt dosyalarında Hastanın öyküsü, hastalığın teşhisi noktasında yol gösteren bilgiler, hastaya yapılan muayene ve test sonuçları, hekimin yönlendirmeleri, hastanın tedaviden sapması, ameliyat raporları, taburcu raporu ve taburcu edilirken hekimin tavsiyeleri dosya içeriğinde bulunur.
Hastaneleri Sorumluluğu: Hasta Kayıtlarını Tutmak
Hasta Kayıtları tutulurken ‘SOAP’ yöntemi benimsenmiştir.
- STORY : hasta öyküsü; olup hastanın şikayetlerdir
- OBJECTIVE : Tanı amacıyla yapılan müdahalelere hastanın verdiği vücut tepkileridir.
- ASSASMENT : Doktorun tanıya ilişkin değerlendirmeleridir.
- PLAN : Tedavi yöntemidir.
Öncelikle hastanın kayıtlarının gereği gibi tutulması gereklidir. Ek olarak hasta eksik veya hatalı kayıtlardan ötürü zarar görmüşse hastane kusuru oranında sorumludur. Ancak olası bir malpraktis davasında, hastane kendi aleyhine delil getirmek zorunda değildir. İşte bu yüzden hastanın her zaman kayıtlarına ulaşma hakkı vardır.
Hastanenin kayıt tutma zorunluluğu hesap verilebilir olmasına dayanmaktadır. Kayıt tutma yükümlülüğünde geçen hali ile EPİKRİZ, Özel Hastaneler Tüzüğüne göre hastaların klinik ve laboratuvar bulgularını hastalığın tanısı gidişi yapılan inceleme tedaviye ve sonuca yönelik hekimce düzenlenen çıkış özetidir. Hastanın kayıtlarına bakma hakkı kişilik haklarındandır. Bu nedenle, Anayasa, 1219 Sayılı Kanun ile Hasta Hakları Yönetmeliğinde geçen hali ile Bilgi Edinme Hakkı kapsamındadır. Özetle, vekalet ilişkisi gereğince de hasta her zaman kayıtlarına ulaşabilmeyi talep edebilmektedir. Bu yükümlülüğün aynen ifası gerekmektedir.


