Tehdit Suçu ve Cezası TCK 106

tehdit-sucu-ve-cezasi-tck-106

Tehdit suçu; bir bireyin irade özgürlüğünü ve iç huzurunu hedef alan, o bireyde endişe ve korku yaratan ciddi bir suçtur. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu, kişilerin kendilerini güvende hissetme haklarını koruma altına almak adına tehdit eylemini “Hürriyete Karşı Suçlar” kapsamında detaylı bir biçimde düzenlemiş ve çeşitli ceza yaptırımları öngörmüştür. Bu içeriğimizde İstanbul Ceza Avukatı olarak 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi temel alınmak suretiyle tehdit suçunun ne olduğunu, hangi durumlarda daha ağır cezalar gerektirdiğini ve ilgili hukuki süreçleri ele alacağız.

Tehdit, bir bireyin irade özgürlüğünü ve iç huzurunu hedef alan, o bireyde endişe ve korku yaratan ciddi bir suçtur. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu, kişilerin kendilerini güvende hissetme haklarını koruma altına almak adına tehdit eylemini “Hürriyete Karşı Suçlar” kapsamında detaylı bir biçimde düzenlemiş ve çeşitli ceza yaptırımları öngörmüştür. Bu içeriğimizde 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi temel alınmak suretiyle tehdit suçunun ne olduğunu, hangi durumlarda daha ağır cezalar gerektirdiğini ve ilgili hukuki süreçleri ele alacağız.

Tehdit Suçu Nedir?

Başlık Açıklama Hukuki Dayanak Ceza Aralığı Uygulama / Örnek Durum
Temel tehdit suçu Bir kişiye haksız olarak, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı yapacağı tehdidinde bulunmak. TCK m.106/1 6 aydan 2 yıla kadar hapis “Seni öldürürüm”, “Sana zarar vereceğim” gibi açık tehdit ifadeleri
Mala zarar verme tehdidi Malvarlığına zarar vereceğini veya bir kötülük yapacağını söylemek (örneğin “Arabanı yakarım”). TCK m.106/2-a 6 aya kadar hapis veya adli para cezası Hakaret değil, korkutma amacı taşıyan tehdit sayılır
Silahla tehdit Silah göstererek veya ateş ederek korkutmak, zarar verme tehdidi yapmak. TCK m.106/2-c 2 yıldan 5 yıla kadar hapis Tabanca, bıçak, demir çubuk gibi araçlarla tehdit
Birden fazla kişiyle (örgütlü) tehdit Suçun birden fazla kişiyle veya örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi. TCK m.106/2-d 2 yıldan 5 yıla kadar hapis Bir grubun topluca korkutma amacıyla hareket etmesi
Yazı, mesaj veya sosyal medya yoluyla tehdit Mesaj, e-posta, sosyal medya paylaşımı, video veya mektup aracılığıyla tehditte bulunmak. TCK m.106 + TCK m.43 (zincirleme suç) 6 aydan 5 yıla kadar hapis “Instagram’da seni bulurum” gibi yazılı tehditler
Kamu görevlisine karşı tehdit Görevinden dolayı hâkim, savcı, polis, öğretmen, doktor gibi kamu görevlisine tehditte bulunmak. TCK m.106/2-b 2 yıldan 5 yıla kadar hapis “Dava açarsan seni mahvederim” gibi ifadeler
Ağırlaştırıcı nedenler Suçun gece vakti, kamuya açık yerde veya sosyal medyada alenen işlenmesi. TCK m.106/3 + m.61 Ceza artırımı (%50’ye kadar) Sosyal medya üzerinden açık paylaşım
Teşebbüs Fail, tehdidi gerçekleştirmeden önce yakalanır veya suç tamamlanmazsa. TCK m.35 Cezada indirime gidilir “Seni öldüreceğim” derken yakalanan kişi
Zincirleme tehdit Aynı kişiye karşı farklı zamanlarda aynı fiilin tekrarlanması. TCK m.43 Ceza ¼ – ¾ oranında artırıl

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 106. maddesine göre tehdit suçu, bir kişiyi, kendisine veya bir yakınına yönelik ağır ve haksız bir zarar verileceğinden bahisle korkutmaktır. Kanun, bu suçu tanımlarken amacın kişinin karar verme ve hareket etme özgürlüğünü ihlal etmek, iç huzurunu bozmak olduğunu belirtir. Tehdidin gerçekleşmesi için zararın muhakkak fiilen meydana gelmiş olması gerekmez; tehdidin tehdit edilen kişi üzerinde ciddi bir korku yaratmaya elverişli olması yeterlidir.

Belirtmek gerekir ki tehdit, çoğu durumda başka bir suçun unsurunu oluşturmaktadır. Fakat söz konusu suç tanımında, tehdidin kendisi bağımsız bir suç olarak tanımlanmış olup, bu bakımdan tehdit suçu genel ve tamamlayıcı bir suçtur.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 106. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir. Bu duruma örnek olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı – Karar : 2017/345 gösterilebilir. İlgili karar:

Sustalı çakıyı mağdura doğru sallayarak “Buradan git, seni keserim, seni öldürürüm” dedikten sonra çakı ile mağdurun göğsüne vurarak yaraladığı, sanığın korkutmak maksadıyla mağduru yaraladığını ikrar ettiği olayda; sanığın, tehdidinin ciddiliğini vurgulamak amacıyla mağduru yaralaması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 106. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kasten yaralama suçunun yanı sıra tehdit suçundan da mahkûmiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Tehdit Suçunun Unsurları Nelerdir?

Herhangi bir eylemin tehdit suçu olarak nitelendirilebilmesi için birtakım temel şartların bir araya gelmesi gerekmektedir. İlgili şartları “maddi” ve “manevi” unsurlar olmak suretiyle iki başlık altında inceleyebiliriz.

Maddi unsurlar fail ve mağdur, tehdit eylemi ve tehdidin konusudur. Kanun, tehdidin neye yönelik olduğuna göre suçu ikiye ayırır. Burada nitelikli (ağır) tehdit ve basit (hafif) tehdit söz konusudur. Nitelikli tehdit, mağdurun ya da bir yakınının hayatına, vücut yahut cinsel dokunulmazlığına yönelik olan tehditlerdir. Genellikle “Seni öldürürüm, kemiklerini kırarım” gibi ifadeler bu kapsama girmektedir ve bu tür tehditlerin cezaları genellikle daha ağır olup, şikayete bağlı değildir.

Manevi unsurlar, failin ilgili suçu işlerken sahip olduğu düşünce ve irade ile ilgilidir. Belirtmek gerekir ki tehdit suçu yalnızca kasten işlenebilir. Yani tehdit eden kişi, söylediği sözün yahut yaptığı davranışın tehdit edilen kişiyi korkutacağını bilmeli ve dahi bunu istemelidir. Burada unutulmaması gereken bir diğer şey ise, failin tehdit ettiği eylemi gelecekte gerçekten yapmayı planlayıp planlamaması suçun oluşması açısından önemli değildir.

Doğrudan kasta ek olarak, olası kasıt durumu da söz konusu olabilir. Fail, mağdurun da içinde bulunduğu bir kalabalığa karşı, belirli bir kişiyi hedef almadan, “Bu işin sonu kanlı biter, hepinizin evini tek tek biliyorum!” diye bağırır. Failin asıl amacı o an için sadece öfkesini göstermek olabilir, ancak bu sözlerin orada bulunan mağdur (örneğin tartıştığı kişi) üzerinde ciddi bir korku yaratacağını öngörür ve bu sonucu kabullenerek eylemine devam eder. Bu durumda fail, doğrudan kastı olmasa bile, olası kast ile tehdit suçundan sorumlu tutulur.

Eklemek gerekir ki tehdit suçu her ne kadar eylemin gerçekleşmesi ile oluşsa dahi, bu durumun da istisnaları olabilmekte, yani tehdit suçundan bahsederken tehdit suçuna teşebbüsün de olabileceğinden bahsetmemiz gerekmektedir. Örnek olarak imzasız bir mektup ile tehdit suçunda yalnızca mektubun hazırlanması yetmez, karşı tarafa, yani mağdura ulaşması gerekir. Mektubun mağdura ulaşması gerektiğinden ötürü bu aşama henüz gerçekleşmeden söz konusu mektubun tespit edilmesi halinde, tehdit suçuna teşebbüsten, yani teşebbüsün varlığından söz etmek mümkündür.

Diğer unsurlar ise şu şekildedir:

  • Ağır ve Haksız Bir Zarar: Tehdit edilen zararın, mağdurun hayatına, vücut bütünlüğüne, cinsel dokunulmazlığına veya malvarlığına yönelik ciddi bir nitelik taşıması gerekir.
  • Korkutma Amacı: Failin amacı, söz veya davranışlarıyla mağduru korkutmak, endişelendirmek ve iradesi üzerinde bir baskı kurmaktır.
  • İleriye Yönelik Olma: Tehdit, gelecekte gerçekleşmesi muhtemel bir zarara işaret etmelidir.
  • Elverişlilik: Söylenen sözlerin veya yapılan davranışların, objektif bir değerlendirmeyle, mağdur üzerinde korku yaratabilecek nitelikte olması şarttır.

Sözlü Tehdit Cezası ve İspatı

Kanun, tehdidin ne şekilde yapıldığına dair bir ayrım yapmaz. Tehdit suçu sözlü, yazılı veya davranışlarla işlenebilir. Bu nedenle bir kimseyi yüz yüze, sözlü olarak tehdit etmek, basit tehdit suçunun kapsamına girer. Eğer tehdit mağdurun hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelikse tehdit suçunun cezası altı aydan iki yıla kadar hapis, malvarlığına yönelikse veya genel bir “kötülük” içeriyorsa iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Sözlü tehdit yapılırken kayıt alırsanız delil olarak kullanabilirsiniz. Aynı zamanda tanıklarınız da sözlü tehdide uğradığınızın delili olabilir.

Mesajla Tehdit Cezası ve İspatı

Tıpkı sözlü tehdit gibi, SMS, sosyal medya mesajı, e-posta veya başka bir iletişim aracıyla gönderilen tehdit içerikli mesajlar da suç teşkil eder. Cezası, tehdidin içeriğine göre basit tehdit suçunun cezalarıyla aynıdır.

İspat konusunda ise kanun metninde bir hüküm bulunmamakla birlikte, genel ceza muhakemesi kuralları geçerlidir. Mesajların ekran görüntüleri, iletişim kayıtları, varsa tanık beyanları gibi deliller tehdidin ispatında kullanılabilir. Ancak bir mesajın “imzasız mektup” gibi nitelikli hal sayılıp sayılmayacağı, somut olayın özelliklerine göre mahkeme tarafından değerlendirilir.

Nitelikli Tehdit Suçu ve Cezayı Artıran Haller

TCK 106. maddenin ikinci fıkrası, tehdit suçunun daha ağır kabul edildiği ve cezasının artırıldığı “nitelikli” halleri düzenlemiştir. Bu hallerin varlığında ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapis olur. Cezayı artıran bu durumlar şunlardır:

  • Silahla: Tehdidin, mağdurun korkusunu artıracak şekilde silah kullanılarak işlenmesi.
  • Kişinin Kendisini Tanınmayacak Bir Hale Koyması, İmzasız Mektup veya Özel İşaretlerle: Failin kimliğini gizleyerek (maske takarak, sesini değiştirerek vb.) veya imzasız bir mektup gibi kaynağı belirsiz bir yöntemle tehdit suçu işlemesi.
  • Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte: Tehdidin, organize bir güç gösterisiyle birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesi.
  • Var Olan veya Varsayılan Suç Örgütlerinin Oluşturdukları Korkutucu Güçten Yararlanılarak: Failin, bir suç örgütünün adını kullanarak veya böyle bir örgüte mensup olduğu izlenimi vererek tehdit etmesi. Burada dikkat edilmesi gerekilen husus, söz konusu suç örgütünün gerçekten var olup olmamasının önemli olmamasıdır.
Kriter Basit Hali (TCK 106/1) Nitelikli Hali (TCK 106/2)
Tanım Bir kimseye hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına zarar vereceği yönünde tehditte bulunulması. Tehdidin silahla, birden fazla kişiyle, örgüt adına, kamu görevi nedeniyle veya iletişim araçlarıyla yapılması.
Tehdit Konusu Hayat, vücut, cinsel dokunulmazlık, malvarlığı veya şeref ve saygınlık. Aynı konular, ancak tehdit daha tehlikeli araç veya yöntemlerle işlenir.
Ceza Miktarı 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası. 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası.
Adli Para Cezasına Çevrilme Mümkün. Mümkün değil (yalnızca hapis cezası verilir).
Şikâyet Şartı Şikâyete tabidir. Şikâyete tabi değildir, re’sen soruşturulur.
Uzlaştırma Uzlaştırmaya tabidir. Uzlaştırmaya tabidir (ancak ağır sonuçlu fiillerde savcılık takdirine göre hariç tutulabilir).
Suçun İşleniş Biçimi Sözlü, yazılı veya davranışla yapılabilir (örneğin “seni öldürürüm”). Silahla, çok kişiyle, örgüt etkisiyle veya elektronik araçlarla yapılır (örneğin “seni vururum, elimde görüntüler var”).
Alt Sınır – Üst Sınır Kıyas 6 ay – 2 yıl (veya para cezası) 2 yıl – 5 yıl (hapis)
Mağdurun Şikayetinin Önemi Mağdur şikayetinden vazgeçerse dosya kapanabilir. Mağdur şikayetinden vazgeçse dahi sanık, şartları oluşmuşsa ceza alabilir.

Boşanma Davasında Tehdit Suçu ve Cezası

Boşanma Davasında Tehdit Suçu
Boşanma Davasında Tehdit Suçu

Türk Ceza Kanunu, tehdit suçunu düzenlerken taraflar arasındaki hukuki ilişkiye (evlilik gibi) özel bir atıf yapmaz. Bu nedenle, boşanma sürecindeki bir eşin diğerini tehdit etmesi de TCK 106 kapsamında bir suçtur ve cezai sorumluluk doğurur. Ancak eklemek gerekir ki tehdit suçu kadına karşı işlendiği takdirde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Yani eşlerden erkek olan taraf eşine karşı tehdit suçu işler ise cezanın alt sınırı artık dokuz aydan az olamaz.

Ceza davasının yanı sıra boşanma davası devam ederken de eşlerden biri diğerini tehdit edebilmektedir. Boşanma davası açıldığı esnada veya her zaman uzaklaştırma kararı alarak eşin size yönelik suç teşkil eden eylemlerine son vermesini talep edebilirsiniz. Uzaklaştırma kararı alsanız dahi eşin görüşme tekliflerine yanıt vermemeyi, ısrarlı takipçiyi polise şikayet etmeyi, ev adresinizi, işinizi hatta isminizi değiştirmeyi düşünebilirsiniz. Böyle durumlarda eşin tehditlerini ciddiye almak ve ilgili kişiyi derhal uzaklaştırma kararının ihlali açısından da tehdidin önemli sonuçları vardır. Tehdit, evlilik birliğinin temelden sarsılmasına neden olan bir kusur olarak kabul edilmekte olup, söz konusu durum, mahkemenin nafaka, maddi ve manevi tazminat gibi konularda karar verirken tehdit eden eş aleyhine bir değerlendirme yapmasına yol açabilir.

İnternet Üzerinden Tehdit Suçu Nasıl İşlenir?

Tehdit suçu, internet yahut sosyal medya üzerinden iki şekilde işlenebilmektedir. Bunlardan ilki ve en sık karşılaşılanı doğrudan tehdit suçudur. Bu halde, tehdit içeren sözler doğrudan mağdura karşı söylenmek suretiyle tehdit suçu işlenir. Mağdura karşı doğrudan tehdit içeren söz, yazı ya da ileti gönderilmesi ile tehdit suçu oluşur. Mağdura karşı doğrudan tehdit suçu, mağdur kişinin tehdit içerdiği öne sürülen söz, yazı, görüntü yahut videoyu öğrenmesi ile oluşmaktadır. Sosyal medya yahut internet üzerinden doğrudan tehdit suçu şu şekillerde işlenebilmektedir:

  • Sosyal medya hesapları aracılığıyla paylaşım yaparak,
  • E-posta göndererek,
  • WhatsApp ve Telegram gibi mesajlaşma uygulamaları üzerinden doğrudan veya gruplar aracılığı ile gönderilen mesajlar suretiyle,
  • Sosyal medya yahut internet üzerinden yapılan konuşmalar ile,
  • Instagram, TikTok, Facebook ve X gibi sosyal medya platformları üzerinden gönderilen direkt mesajlar (DM) vasıtasıyla doğrudan tehdit suçu işlenebilmektedir.

İkinci olarak dolaylı, yani iletme kastı ile işlenen tehdit suçu söz konusudur. Bu halde tehdit suçu, iletme kastı taşıyan fail tarafından mağdura iletme olasılığı olan bir kişiye mağdurun gıyabında tehdit içerikli sözlerin söylenmesi suretiyle oluşur. Bu durumda fail, iletme kastı ile hareket ederek, tehdit içermekte olan sözleri gıyapta söylemektedir. Örnek olarak bir kişiye WhatsApp üzerinden “O çocukla görüşme demedim mi? Yarın onun kemiklerini kıracağım.” gibi veya “Arkadaşınla helalleş, onu öldüreceğim.” gibi mesajlar atılması durumunda, bu mesajlar iletme kastı içerdiklerinden ötürü iletme kastı ile (dolaylı) tehdit suçuna vücut verir. Zira burada fail tehdit içermekte olan sözleri, mağdur kişiye iletmesi muhtemel olan bir kişiye mesaj yolu ile iletmiştir.

Belirtmek gerekir ki iletme kastı ile işlenen tehdit suçu yalnızca sosyal medya yahut internet üzerinden gerçekleştirilebilecek bir suç değildir. Mağdurun o anda bulunmadığı bir ortamda sarf edilen sözler, az evvel verilen örnekteki gibi iletme kastı taşıdığı takdirde, şayet fail de tehdidinin mağdura ulaşması amacını güdüyor ise tehdit suçu oluşmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken failin, söz konusu tehdidi mağdura ulaştırma, iletme amacı güdüyor olmasıdır.

Tehdit Suçunda “Haksız Tahrik” ve “Meşru Müdafaa”

Haksız Tahrik (Türk Ceza Kanunu Madde 29): Tehdit suçu, çoğu zaman ani gelişen öfke patlamaları veya tartışmalar sonucu işlenir. Eğer fail, tehdit eylemini, mağdurdan kaynaklanan “haksız bir fiilin” yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında işlemişse, bu durum “haksız tahrik” (TCK 29) olarak değerlendirilir. Örneğin, kendisine ağır küfürler eden birine karşılık olarak “Seni mahvedeceğim” diyen failin cezası, haksız tahrik nedeniyle indirilebilir.

Meşru Müdafaa (Türk Ceza Kanunu Madde 25): Tehdit suçunda meşru müdafaa (kanuni savunma) ise daha nadir görülen bir durumdur. Meşru müdafaanın şartı, “halihazırda devam eden” bir saldırıya karşı savunma yapmaktır. Eğer bir kişi, o an kendisine yönelmiş haksız bir saldırıyı defetmek amacıyla ve başka çaresi kalmadığı için “Uzaklaşmazsan seni vururum!” gibi bir söz sarf ederse, bu durum somut olayın koşullarına göre meşru müdafaa sınırları içinde değerlendirilebilir. Ancak saldırı bittikten sonra, örneğin ertesi gün “Dün bana saldırdın, bunun hesabını soracağım” demek, meşru müdafaa değil, yeni bir tehdit suçu oluşturur.

Tehdit Suçu ve Hata (TCK Madde 30)

TCK’nın 30. maddesi, ceza sorumluluğunu etkileyen “hata” hallerini düzenler. Bu, tehdit suçu için de geçerlidir.

  • Suçun Maddi Unsurlarında Hata (TCK 30/1): Fail, eylemin haksızlık oluşturduğunu bilir ancak yanılır.
    • Şahısta Hata: Fail, A kişisini tehdit etmek isterken, karanlıkta A zannettiği B kişisini tehdit ederse (“Seni öldüreceğim A!” derse), B’ye karşı tehdit suçu oluşur. Failin kastı bir insanı tehdit etmektir ve bu kast gerçekleşmiştir.
    • Konuda Hata: Fail, kurusıkı olduğunu düşündüğü (ve bu nedenle TCK 106/1’den ceza alacağını sandığı) bir silahla tehdit ederse, ancak silahın gerçek olduğu (ve TCK 106/2-a’dan ceza alacağı) ortaya çıkarsa; fail, suçun nitelikli halinden (silahla tehdit) sorumlu olur.
  • Haksızlık Yanılgısı (TCK 30/4): Bu, “kanunu bilmemek” (ki bu durum bir mazeret olarak sayılmaz) durumundan farklıdır. Fail, yaptığı eylemin (örneğin “seni süründürürüm” demenin) TCK 106’da bir suç olarak tanımlandığını bilir, ancak somut olayda bu eylemi yapmaya hakkı olduğunu Örneğin, kiracısının sürekli gürültü yapması üzerine ev sahibinin, “Eğer bir daha ses yaparsan eşyalarını kapının önüne atarım” demesi. Ev sahibi, “kontratı ihlal ettiği için” böyle bir hakkı olduğunu kaçınılmaz bir yanılgıyla düşünüyorsa ceza almayabilir; ancak bu yanılgısı kaçınılabilir (bir avukata sorsa öğrenebileceği) bir yanılgıysa, cezasında indirim yapılır.

Tehdit Suçuna İlişkin Yargıtay Kararı

Bu başlık altında, TCK 106’da düzenlenen tehdit suçu ile ilgili iki tane emsal karar yer almaktadır.

  1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı – Karar : 2017/557

Kimlikleri ve motosikletin tescil belgesi istendiğinde, sanığın “siz kim oluyorsunuz, burası U., burada bizim sözümüz geçer, hepinizi sürdürürüm” şeklinde sözler sarf ettiği olayda; alkollü olan sanığın, kendilerini durduran şikâyetçilere anlık olarak söylediği “.hepinizi sürdürürüm.” şeklindeki sözün, somut olayın özelliklerine göre şikâyetçilerin iç huzurunu bozmaya veya onlarda korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli bulunmaması karşısında, tehdit suçunun unsurları oluşmamıştır.

  1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı – Karar : 2018/541

Aynı zarfla birden fazla kişiye tehdit mektubu gönderilse bile; sanığın mağdurlara hitaben ayrı ayrı mektup yazması eylemleri, gerçekleştirilmesi düşünülen suç öncesi birer hazırlık hareketi niteliğinde olup, suçun icrai hareketinin, farklı mağdurlara yönelse de hukuki anlamda tek bir fiil olarak değerlendirilmesi gereken mektupları “gönderme” eylemi ile gerçekleştirildiğinin kabulü ve hukuki anlamda tek bir fiilden ibaret olan tehdit suçundan TCK’nın 43/2. maddesinin yollamasıyla aynı Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak cezanın belirlenmesi gerekmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçu ile ilgili pek çok insanın aklında çeşitli sorular vardır. Bu bölümde, tehdit suçu ile ilgili sıkça sorulan sorulardan bazılarını derledik ve ilgili sorulara sizler için cevaplar hazırladık.

Tehdit Suçu Cezasının Ertelenmesi ya da Adli Para Cezasına Çevrilmesi Mümkün müdür?

Adli para cezası, işlenmiş olan bir suça karşılık tek başına yahut hapis cezası ile birlikte uygulanabilen bir yaptırım türü olup, Türk Ceza Kanunu madde 106 gereğince bilhassa sosyal medya ve internet üzerinden işlenen tehdit suçu dolayısıyla sanık hakkında hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilmektedir. Hatta TCK madde 106/1’de düzenlenmiş olan tehdit suçunda mahkeme, sanık hakkında hapis cezası vermeksizin doğrudan adli para cezasına hükmedebilir. Cezanın ertelenmesi durumu ise tehdit suçu kapsamında mümkündür.

Tehdit Suçunda Şikayet Süresi Ne kadardır?

Şikayet Süresi: Tehdit suçunda şikayet süresi, suçun türüne göre değişkenlik göstermektedir.

  • TCK 106/1’in ikinci cümlesinde belirtilen, yani malvarlığına yönelik veya diğer bir kötülük içeren basit tehdit suçları şikayete tabidir. Mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunması gerekir. Aksi takdirde şikayet hakkı düşer.
  • Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditler ile tüm nitelikli tehdit halleri (silahla, birden fazla kişiyle vb.) ise şikayete tabi değildir. Bu suçlar, savcılık tarafından re’sen (kendiliğinden) soruşturulur ve dava açılır. Bu sebepten ötürü bu suçlar için 6 aylık bir şikayet süresi söz konusu değildir, genel dava zamanaşımı süreleri işler.

Tehdit Suçu Sağlık Personeline Karşı İşlenirse Ne Olur?

Tehdit suçu, şayet sırf görevi sebebiyle sağlık personeline karşı işleniyor ise 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile bu halde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı, failler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 51. maddesinde düzenlenmiş olan “Cezanın Ertelenmesi” hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.

Tehdit Suçunda İştirak Mümkün müdür?

Evet, tehdit suçu söz konusu olduğunda her türlü iştirak mümkündür. Zira tehdit suçunun nitelikli halleri sayılır iken tehdit suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi halinde nitelikli tehdit olarak kabul edilmiştir.

Tehdit Suçu Kadına Karşı İşlenirse Ne Olur?

27/05/2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 7406 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un altıncı maddesi uyarınca, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 106. maddesinin birinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere şu cümle eklenmiştir: “Bu suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.”

WhatsApp Mesajları Tehdit Sayılır mı?

Evet, WhatsApp mesajları da tehdit sayılabilir. Söz konusu bu suçun oluşabilmesi için tehdit eyleminin muhakkak yüz yüze yapılması şart değildir. Tehdit eden kişinin, yani failin telefon yahut mesaj ile yaptığı eylemler de tehdit suçu kapsamında değerlendirilmektedir.

Şantaj Suçu ile Tehdit Suçunun Arasındaki Fark Nedir?

Şantaj suçunda failin hukuki bir hakkı yahut sahip olduğu bir yükümlülüğü kötüye kullanması durumu söz konusu olup, tehdit suçunda ise doğrudan hukuka aykırı bir saldırının gerçekleştirileceği yönünde bir korkutma vardır. Kısacası tehdidin dayanağı mutlaka hukuka aykırı iken aynı şart şantaj suçu için söz konusu değildir.

Tehdit Suçunda Ekran Görüntüsü Delil Olur mu?

Ekran görüntülerinin delil niteliği, hukuk yargılamaları bakımından takdiri delildir. Yani, yargılama sürecinde ilgili ekran görüntüleri mahkemeye sunulduktan sonra mahkeme söz konusu bu delilleri değerlendirir ve takdirde bulunur.

Tehdit Suçu Nasıl Kanıtlanır?

Tehdit suçu tanıklar, ses kayıtları, sosyal medya veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden yapılmış olan görüşmelerin kayıtları, e-posta kayıtları ve sms kayıtları gibi iletişim dökümleriyle kanıtlanabilir.

Tehdit Suçu Davaları Hangi Mahkemede Görülür?

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 106. maddesinde tanımlanmış olan tehdit suçunun basit yahut nitelikli halleri olması fark etmeksizin yargılamasını yapmak ile görevli mahkeme, Asliye Ceza Mahkemesi’dir.

“Seni İcraya Vereceğim” Cümlesi Tehdit Midir?

Bir borçluya, “Borcunu ödemezsen seni icraya vereceğim” veya “hakkında yasal işlem başlatacağım” demek, Türk Ceza Kanunu madde 106 kapsamında bir tehdit değildir. Çünkü burada fail, mağdura haksız bir kötülük yapacağını değil, yasal bir hakkını (alacağını tahsil etme hakkı) kullanacağını bildirmektedir. Bu bir ihbar yahut ihtar niteliğindedir.

Birini tehdit etmenin cezası nedir?

Birini yalnızca sözle bir kere tehdit etmeniz basit tehdit suçu olup cezası 6 ay ve 2 yıl arasında hapistir. Tehdit eden kişi bu suçu ilk kez işlerse hakkında H.A.G.B kararı verilmesi muhtemeldir. Bir kişiyi silahla, yaralama veya cinsel bütünlüğüne zarar verme ile tehdit ederse suçun nitelikli hali işlenir. Cezası 2-5 yıl arasında hapistir.

Tehdit Suçunun Nitelikli Hali Nedir?

Tehdit suçu aşağıdaki durumların varlığı halinde nitelikli hali ile işlenmiş olup ceza artırılır.

  1. Silahla,
  2. Kişinin kimliğini gizleyerek, özel işaretlerle işlemesi halinde
  3. Birden fazla kişiyle birlikte
  4. Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanarak işlenmesi halinde tehdit eden kişi suçun nitelikli halini işlemiş olup cezası 2 ila 7 yıl arasında değişecektir.

 

Avukat Doğa Eser Eserçelik
Doğa Eser Eserçelik

Av.Doğa Eser ESERÇELİK, Eserçelik Hukuk Bürosu'nun kurucusudur. Avukat Doğa Eser ESERÇELİK, lise eğitimini Malatya Fen Lisesi'nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimini %100 Bursla İstanbul Altınbaş Üniversitesi'nde 2018 yılında bitirmiştir. Akabinde %100 Bursla İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Hukuku Yüksek Lisansı programından mezun olarak hukukta uzmanlaşmıştır. Baro Sicil No : 70545