8.Yargı paketini onayladı. Bu gelişmeyle birlikte, 7499 sayılı “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 12.03.2024 tarihli ve 32487 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 8.yargı paketi, hukuk alanında değişiklikleri, yargı süreçlerinin daha etkili ve adli bir şekilde yürütülmesi için reformları içeren bir düzenlemedir. TBMM onayına sunulan ve kabul edilen maddelerin içeriği ve yargı sistemi üzerinde bazı değişikliklere yol açmaktadır. Resmi gazetede yayımlanan yükümlülüklerin devam eden dosyalardaki durumuna ilişkin avukatımızdan danışmanlık alabilirsiniz. 8.Yargı paketindeki içerikler şöyledir;
8.Yargı paketi uyarınca 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda yapılan birtakım değişiklikler:
Süreyle ilgili olan maddeye ekleme yapılmış, süre hafta olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günde biteceği belirlenmiştir.
Tasdik veya ret kararına karşı borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna, istinaf incelemesi üzerine verilen karara karşı da tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurabilecektir.
Temyiz yoluna başvurabilmek için tutar 58.000 TL olarak belirlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve miktar veya değeri elli sekiz bin sekiz yüz (58.800 TL) Türk lirasını geçen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilecektir.
8.Yargı paketi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda yapılan birtakım değişiklikler:
8.Yargı paketi içerisinde konusu geçen haliyle Medeni Kanun’da yapılan değişikliklerden en önemlisi kişinin ancak kendi isteğiyle kısıtlanabileceğine yöneliktir. Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi ancak kendi isteğiyle kısıtlanabilecek veya kendisine kayyım atanacaktır.
Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasına mahkum ergin kişi isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilecektir.
Vesayet makamının karar vermeden önce hükümlüyü dinleme zorunluluğu getirilmiştir.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya karar verilebilmesi için resmi sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunması halinde Kanun’un 436. madde hükmü uygulanacaktır.
Mahkeme tarafından hekim ön raporu üzerine verilen yerleştirme kararına karşı ilgili veya yakınları tarafından on gün içinde itiraz yoluna başvurulabilecektir.
Toplam beş yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması,
Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması, şartlarının varlığı halinde hapis hâlinin devamı süresince vesayeti sona erdirilebilecektir.
8.Yargı paketi uyarınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yapılan birtakım değişiklikler:
Adli para cezasının bir gün karşılığı olan miktar en az yüz ve en fazla beş yüz Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.
Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.
8.Yargı paketi uyarınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan birtakım değişiklikler:
8.Yargı paketi içerisinde konusu geçen haliyle yakalama, tutuklama işleminin yanı sıra adli kontrol işlemine de karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlarını, Devletten isteyebilecektir.
Ayrıca Konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraat kararı verilenler de tazminat isteyebileceklerdir. Ayrıca karar veren merciler ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildireceklerdir.
Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan, konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen (CMK 141/1 (e), (f) ve (l) bentleri) kişiler bakımından tazminat istemleri Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanacaktır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi durumunda müsadereye ilişkin hükümlerinin uygulanması konusu açıklığa kavuşturulmuştur.
Sanığın kabul etmemesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyeceği hükmü kaldırılmıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi halinde temyiz yoluna gidilebilecektir.
Kaçak sanık hakkında daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkumiyet kararının yanı sıra ceza verilmesine yer olmadığı kararı da verilemeyecektir.
Basit yargılama usulünde itiraz üzerine, itiraz, itirazı veren Mahkeme dışındaki tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesi tarafından incelenecektir. Yargılama giderlerine, vekalet ücretine veya maddi hataya ilişkin itiraz olması halinde yine basit yargılama usulü kapsamında hata giderilecek ve sanığın indirimi korunacaktır.
İstinaf kanun yoluna başvuru süresi hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılacaktır.
Temyiz kanun yoluna başvuru süresi hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılacaktır.
Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtecektir.
Kanun’un 22. maddesi ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişikliklerin yürürlük tarihleri belirlenmiştir.
6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun’un adı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun olarak değiştirilmiş olup Kanun’da yapılan birtakım değişiklikler;
Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle oluşan maddi ve manevi her türlü zararın tazmini istemleri Kanun kapsamına alınmıştır.
Komisyonun müracaatın ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve verilecek tazminat miktarının saptanmasında, gerekli gördüğü araştırmaları yapmaya veya üyelerden birine yaptırmaya ya da Cumhuriyet başsavcılıklarından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmeye yetkili olduğu, ayrıca komisyonun giderlerinin, Bakanlık bütçesinden karşılanacağı düzenlenmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuş olanların Komisyona yapacağı müracaat bakımından müracaatın elektronik ortamda da yapılabilmesine imkân tanınmıştır.
Kanun ile yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla yapılacak müracaatın şekli ve süresi ayrıca koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat istemleri bakımından;
a) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinde inceleme süreci devam eden bireysel başvuruların, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik kararının tebliğinden itibaren,
b) Anayasa Mahkemesinin incelemenin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmediği gerekçesiyle düşme kararı verdiği bireysel başvuruların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten veya düşme kararının tebliğinden itibaren,
c) Anayasa Mahkemesinin incelemenin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmediği gerekçesiyle verdiği düşme kararı üzerine veya 10/10/2023 tarihinden itibaren doğrudan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuruların, bu Mahkemenin münhasıran iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması gerekçesine dayanan kabul edilemezlik kararının tebliğinden itibaren, üç ay içinde yapılacak müracaat üzerine Komisyon tarafından inceleneceği hüküm altına alınmıştır.
- Komisyona, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142. maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki istemler bakımından 1.6.2024 tarihinden sonra müracaat edilebileceği düzenlenmiştir.
8.Yargı paketi uyarınca 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda yapılan birtakım değişiklikler;
- Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi yasağının istisnaları düzenlenmiştir.
- Kişisel verilerin yurt dışına aktarılması düzenlemesi değiştirilmiştir.
- Kurulca verilen idari para cezalarına karşı idare mahkemelerinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.
8.Yargı paketi uyarınca Genel Af ve Özel Af düzenlemeleri
Genel af ve özel af, 8.Yargı paketi içerisinde konusu geçen haliyle Türk Ceza Kanunu’nun 65. maddesinde düzenlenmiş;
‘’ Madde 65- (1) Genel af halinde, kamu davası düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar.
(2) Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir veya infaz kurumunda çektirilecek süresi kısaltılabilir ya da adlî para cezasına çevrilebilir.
(3) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini devam ettirir.’’
Genel af ve özel af çıkarma yetkisi TBMM’ ye ait olup bu yetki kanun aracılığıyla kullanılır. Anayasa’nın 87. maddesi gereğince Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye tam sayısının 3/5 (beşte üç) çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilanına karar verebilir. Kısaca, toplam 600 milletvekilinin bulunduğu Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) en az 360 milletvekilinin kabul oyu ile bir genel af kanunu çıkarılabilir.
Anayasa 104. maddesi gereğince, Cumhurbaşkanı, sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak üzere özel af çıkarma yetkisine sahiptir.
Anayasa 169. Maddesi gereğince, sadece orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.
GENEL AF
8. Yargı paketi içerisinde konusu geçen Genel af, TBMM tarafından kanun ile yürürlüğe konur, hangi tarihte işlenen suçları kapsadığını ve genel çerçeve belirtilir, belirli bir suç veya suç türüne ilişkin olarak var olan fiilleri ve fiillerin sonucunda verilen cezaları kapsar. Genel af sonucunda kamu davası düşer ve kesinleşen cezalar bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Genel af, geri alınabilmektedir.
(Ceza Genel Kurulu 2011/4-217 E. , 2011/244 K.) kararında genel af , ‘’genel af; yasa koyucunun çeşitli faydalar gözeterek tüm veya belirli bazı suçlara ilişkin davaları ve kesinleşmiş cezaları bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldıran bir yasama işlemidir. 765 sayılı TCY’nın 97 ve 5237 sayılı TCY’nın 65/1. maddelerine göre genel af, henüz kesinleşmemişse kamu davasını, mahkûmiyet kararı kesinleşmiş ise hükmedilen cezaları bütün neticeleriyle birlikte ortadan kaldırır.’’ Şeklinde tanımlanmıştır.
8.Yargı Paketi Genel Affın Hukuki Sonuçları Nelerdir?
8.Yargı paketi içerisinde konusu geçen genel af suçun işlenme tarihi ve ilgili suç türüne yönelik olarak çıkarılan genel affın hukuki sonuçları bulunmaktadır. Şöyle ki;
- Genel affın çıkarıldığı suç türü için var olan soruşturma dosyalarına takipsizlik kararı verilir. Açılan kamu davaları da düşer.
- Genel affın çıkarıldığı suçtan dolayı kesinleşen hapis cezaları bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar ve suçu işleyen kişinin sabıka kaydında ilgili suç silinir.
- Genel affın çıkarıldığı suçtan dolayı tutuklu veya hükümlü olan kişiler derhal tahliye edilir.
- Kişinin adli sicil kaydında genel affın çıkarıldığı suç türü silinir. Yani kişi bu suçu hiç işlememiş hale gelir.
- Genel affın çıkarılmasıyla işlenen suç hiç işlenmemiş hale geleceği için aynı suçun tekrar işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanmaz.
- Genel affın çıkarıldığı suçtan disiplin cezası alan kişinin disiplin cezası silinir.
- Genel affın çıkarıldığı suçtan dolayı açılan maddi tazminat davaları düşer.
Genel Aftan Yaralanamayacak Kişiler
Genel af, belirli bir tarihte işlenen suç veya suç grupları için kanunla öngörülen bir af türüdür. Genel af kapsamına giren suçlardan dolayı mahkum olan kişiler, bazı istisnalar dışında genel aftan yararlanabilirler.
Kasten öldürme suçları, işkencenin ve eziyetin nitelikli halleri, çocuğun cinsel istismarı ve reşit olmayanla cinsel ilişki, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar, uluslararası hukuka aykırı suçlar, organize suç, terörle mücadele kanunu kapsamındaki suçlar, uyuşturucu ticareti, yolsuzluk suçları: rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma gibi yolsuzluk suçları genel aftan yararlanamaz.
ÖZEL AF
Özel af, TBMM’ de kanun ile veya Cumhurbaşkanı tarafından kararname aracılığıyla, yalnızca kesinleşmiş hapis cezaları için belirli kişilere yönelik olarak uygulanır. Özel af sonucunda ceza infazının tamamen veya kısmen kaldırılmasına veya cezanın adli para cezasına çevrilmesine karar verilebilir. Özel af, geri alınabilmektedir.
(Ceza Genel Kurulu 2011/4-217 E. , 2011/244 K.) kararında özel af ,’’Özel af; işlenmiş olan fiilin suç olma niteliğini ortadan kaldırmamakta olup, sadece hükmedilmiş ve kesinleşmiş olan cezalarda bazı düzenlemeler söz konusu olmaktadır. 765 sayılı TCY’nın 98 ve 5237 sayılı TCY’nın 65/3 maddeleri uyarınca özel af, kamu davasına ve mahkûmiyete etkisi olmaması, yalnız ceza üzerine etkili olması nedeniyle sadece cezayı kısmen veya tamamen düşüren bir sebeptir. Özel affın mahkûmiyeti etkilememesi nedeniyle mahkûmiyete bağlı hak yoksunlukları devam eder. Bununla birlikte genel afta olduğu gibi özel afta da bazı koşullar öngörülebilir.’’ Şeklinde tanımlanmıştır.
Özel af, iki şekilde karşımıza çıkabilmektedir; Bireysel özel af kararı, cumhurbaşkanı veya TBMM tarafından verilmektedir. Bireysel özel af kapsamına giren suçlar ve kişiler kararname veya kanun ile tek tek belirtilir. Toplu özel af, uygulamada en çok karşımıza çıkan af türüdür. Toplu özel af türünde affedilecek kişiler ayrıntılı bir şekilde ifade edilmeksizin, sadece affedilen cezalar ve türleri gösterilerek düzenlenen af yasasıdır.
Özel Affın Hukuki Sonuçları Nelerdir?
- Özel affın çıkarıldığı suç veya kişiler hakkında verilen mahkumiyet kararı ortadan kalkmaz. Yapılan uygulamaya göre cezanın infazı takdir yetkisine göre kısmen veya tamamen kaldırılabilmektedir. Tamamen kaldırılan infaz sonucunda hükümlü tahliye edilir.
- Özel affın kapsamı neticesinde kişi hakkında verilen hapis cezası para cezasına çevrilebilmektedir.
- Özel af neticesinde işlenen suçun infazı kısmen kaldırılırsa ya da hapis cezası para cezasına çevrilirse sicil kaydında düzeltme yapılır.
- Özel af sonucunda suç hiç işlenmemiş hale gelirse, aynı suçun tekrar işlenmesinde tekerrür hükümleri uygulanabilir.
- Özel af, disiplin cezalarını ve maddi tazminat davalarını etkilememektedir.
Danıştay verdiği bir kararda, ‘devletin güvenliğine karşı suçlar’ ibaresinden önce gelmek üzere ‘affa uğramış olsa bile’ ibaresi eklenmiş ve bu ibareden anlaşılması gerekenin özel af türü olduğu belirtilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1141 E. , 2022/2318 K. ‘’08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 317. maddesinin gerekçesinde, “affa uğramış olsa bile” ibaresi için şu açıklama yapılmıştır: “Keza, söz konusu alt bende, ‘devletin güvenliğine karşı suçlar’ ibaresinden önce gelmek üzere ‘affa uğramış olsa bile’ ibaresi eklenmiştir. Anayasa’da Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri arasında genel ve özel af çıkarma yetkisi sayılmıştır. Bu iki af türünün hukuki sonuçları arasındaki fark, Türk Ceza Kanununun 65. maddesinde ortaya konmuştur. Bu durum karşısında madde metnine eklenen ‘affa uğramış olsa bile’ ibaresini özel affa özgülemek gerekir.” denilmiştir.
Anlaşıldığı üzere, 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinde yer alan ‘affa uğramış olsa bile’ ilişkin ibareden kanun koyucu özel affı kastetmektedir.




