av.esercelikeser@gmail.com
0553 306 70 53
Vekalet ücreti hesaplama programı ile pratik ve hızlı bir biçimde avukata veya icraya ödeyeceğiniz vekalet ücretini hesaplayabilirsiniz. Hesaplama aracında yer alan ilgili boşlukları uygun biçimde doldurduktan sonra, vekalet ücretini öğrenebilirsiniz. Hesaplamalar, 4 Kasım 2025 tarihli, 33067 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmış olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre yapılmaktadır.
Avukatlık ücreti hesaplama aracı (2025/2026 tarifesi)
Bir hukuki uyuşmazlıkla karşı karşıya kaldığınızda veya hukuki bir danışmanlık hizmetine ihtiyaç duyduğunuzda, aklınıza gelen ilk sorulardan biri şüphesiz “avukat vekalet ücreti ne kadar?” olmaktadır. Vekalet ücreti, avukatın sunduğu hukuki hizmetin karşılığıdır ve bu ücretin belirlenmesi, hem avukat hem de müvekkil için şeffaf ve adil olmalıdır. Hukuk sistemimizde vekalet ücreti hesaplama süreci, keyfi değil, belirli kanunlar ve kurallar çerçevesinde yürütülen teknik bir işlemdir.
Bu yazımızda, avukatlık vekalet ücretinin ne olduğunu, hangi kanunlara dayandığını ve en önemlisi vekalet ücreti hesaplama yöntemlerinin neler olduğunu detaylıca inceleyeceğiz. Bu süreç, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ile düzenlenmiştir. Amacımız, müvekkillerin bu süreci daha iyi anlamalarını sağlamak ve hukuki hak arayışlarında maliyetler konusunda bilinçli kararlar vermelerine yardımcı olmaktır.
Bu veya bunun gibi konularda hukuki danışmanlık hizmeti yahut avukat ihtiyacınız var ise, İstanbul’da ikamet eden Avukat Doğa Eser Eserçelik ile iletişime geçebilirsiniz.
Vekalet ücreti, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinde “avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblağ veya değer” olarak tanımlanmıştır. Esasen, bir avukatın bilfiil sunduğu emek, harcadığı mesai, hukuki bilgi birikimi ve üstlendiği sorumluluğun mali karşılığıdır. Bu ücret, avukat ile müvekkil arasındaki “vekalet sözleşmesinin” temel unsurlarından biridir.
Uygulamada vekalet ücreti iki temel kategoriye ayrılır: Akdi (Sözleşmesel) Vekalet Ücreti ve Yasal (Kanuni) Vekalet Ücreti. Akdi vekalet ücreti, avukat ile müvekkilinin (iş sahibi) dava veya hukuki yardım başlamadan önce serbestçe anlaştıkları ücrettir. Bu ücret, Avukatlık Kanunu’nun 163. maddesi uyarınca yazılı bir sözleşme ile belirlenebilir. Yazılı sözleşme yoksa genel hükümlere göre ispatı gerekir. Ancak bu serbesti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) altında bir bedel kararlaştırılamayacağı yönünde kısıtlanmıştır.

İçerik Haritası
ToggleYasal vekalet ücreti ise, yargılama sonucunda davayı kaybeden tarafın, kazanan tarafın avukatına ödemekle yükümlü olduğu ücrettir. Bu ücret, 6100 sayılı HMK’nın 330. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sayılır ve mahkeme tarafından re’sen (kendiliğinden) AAÜT’ye göre hesaplanarak hükme bağlanır. Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinin son fıkrası “Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir.” hükmü ile bu ücretin doğrudan avukatın hakkı olduğunu güvence altına almıştır.
Vekalet ücreti hesaplama işlemi, ücretin türüne (akdi veya yasal) ve davanın niteliğine (maktu veya nispi) göre farklılık gösterir. Her iki durumda da temel referans noktası, Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’dir (AAÜT).
Akdi vekalet ücreti hesaplamasında, avukat ile müvekkil, AAÜT’de belirlenen asgari miktarların altında kalmamak kaydıyla serbestçe bir bedel belirler. Avukatlık Kanunu Madde 164/2, dava konusunun para veya para ile ölçülebilir bir değerde olması halinde, ücretin %25’i aşmamak üzere bir oran (nispi ücret) olarak kararlaştırılabileceğini belirtir. Örneğin, bir tazminat davasında “dava kazanıldığında alınacak tazminatın %20’si” şeklinde bir anlaşma yapılabilir.
Yasal vekalet ücreti hesaplaması ise tamamen mahkeme tarafından ve AAÜT’ye göre yapılır. Bu hesaplamada iki ana yöntem bulunur: Maktu Vekalet Ücreti ve Nispi Vekalet Ücreti. Dava konusu para ile ölçülemiyorsa (örneğin boşanma davası) maktu (sabit) bir ücrete hükmedilir. Dava konusu para ile ölçülebiliyorsa (örneğin alacak davası) nispi (oransal) bir vekalet ücreti hesaplama yöntemine başvurulur.
Maktu vekalet ücreti, dava konusunun parasal bir değerinin olmadığı veya parasal değerinin belirlenmesinin mümkün olmadığı durumlarda uygulanan sabit ücrettir. Bu ücret türü, davanın karmaşıklığına veya harcanan emeğe bakılmaksızın, her yıl güncellenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) ikinci kısmının ikinci bölümünde net olarak belirlenir.
Örneğin, 2025 yılı AAÜT’ye (Sayı: 33067) göre Aile Mahkemelerinde görülen bir boşanma davası, İcra Mahkemelerinde görülen bir itirazın kaldırılması davası veya Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülen bir kira sözleşmesinin feshi davası (tahliye) için belirlenmiş sabit (maktu) bir yasal vekalet ücreti vardır. Dava sonunda hâkim, davayı kazanan tarafın avukatı lehine, kaybeden tarafın bu maktu ücreti ödemesine hükmeder.
Maktu ücretin en önemli özelliği, davanın sonucunda elde edilen maddi bir menfaat olmasa dahi, hukuki yardımın karşılığı olarak ödenmesidir. Bu durum, özellikle ceza davalarında (kamu davasına katılma halinde), idari davalarda (iptal davaları) ve aile hukuku gibi alanlarda avukatlık hizmetinin güvence altına alınmasını sağlar.
Nispi vekalet ücreti, dava konusunun değerinin para ile ölçülebildiği durumlarda (örneğin bir alacak davası, maddi tazminat davası veya tapu iptal tescil davası) uygulanan hesaplama yöntemidir. Bu yöntemde, vekalet ücreti, dava sonunda hükmedilen veya reddedilen miktarın belirli bir yüzdesi alınarak hesaplanır. Bu hesaplama, Avukatlık Kanunu Madde 164/2’de belirtilen ve müvekkil ile avukat arasında kararlaştırılan %25’lik tavan orandan farklıdır.
Yasal (mahkemece hükmedilen) nispi vekalet ücreti, AAÜT’nin “Üçüncü Kısmı”nda yer alan kademeli tarifeye göre belirlenir. Bu tarife, dava değeri arttıkça vekalet ücreti oranının azaldığı (tersine kademeli) bir yapıdadır. Örneğin, 2025 yılı tarifesine (Sayı: 33067) göre bir hesaplama yapılırken, dava değerinin ilk belirli bir kısmı için daha yüksek (örn. %16), sonraki kısmı için daha düşük (örn. %15) oranlar uygulanarak toplam ücret bulunur.
Önemli bir nokta, AAÜT Madde 13 uyarınca, bu şekilde hesaplanan nispi vekalet ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için belirlenen maktu vekalet ücretinden az olamayacağıdır. Yani, çok düşük bedelli bir alacak davası kazanılsa bile, avukat en azından o mahkeme için belirlenen maktu ücreti hak eder. Bu, avukatın emeğinin korunmasına yönelik bir güvencedir. Vekalet ücreti hesaplama işlemi bu nedenle hem maktu hem de nispi tarifelerin birlikte değerlendirilmesini gerektirir.
“Avukat vekalet ücretleri ne kadar?” sorusunun net bir cevabı yoktur, çünkü ücret, davanın türüne, konusuna ve değerine göre kökten değişir. Ancak bu ücretlerin “asgari” sınırları, her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen ve 33067 sayılı Resmî Gazete’de (2025 yılı için) yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ile netleştirilmiştir. Hiçbir avukat, bu tarifenin altında bir ücretle iş kabul edemez (Avukatlık Kanunu Madde 164/4).
2025 yılı AAÜT’ye göre (Sayı: 33067), mahkemelerde görülen ve konusu para olmayan işler için maktu (sabit) ücretler belirlenmiştir. Örneğin, Sulh Hukuk Mahkemelerinde, İcra Mahkemelerinde, Asliye Hukuk Mahkemelerinde veya Aile Mahkemelerinde görülen davalar için farklı sabit ücretler öngörülmüştür. Ceza davalarında da, örneğin Asliye Ceza veya Ağır Ceza Mahkemelerinde katılan (mağdur) vekili olarak takip edilen davalar için ayrı maktu ücretler vardır.

Konusu para olan davalarda ise (nispi ücret), ücret dava değerine göre kademeli olarak artar. AAÜT’nin üçüncü kısmındaki oranlara göre hesaplama yapılır. Örneğin, 100.000 TL’lik bir alacak davasında farklı, 1.000.000 TL’lik bir davada farklı oranlar uygulanır. Bu hesaplama, yasal vekalet ücreti, yani mahkemenin karşı tarafa yükleyeceği ücrettir. Avukatınızla aranızda anlaşacağınız “akdi vekalet ücreti” ise genellikle bu asgari tarifenin üzerinde, avukatın emeği, işin karmaşıklığı ve harcayacağı mesaiye göre (Avukatlık Kanunu Madde 164) serbestçe, ancak %25’lik tavanı (eğer oran kararlaştırıldıysa) geçmeyecek şekilde belirlenir. Dolayısıyla, bir vekalet ücreti hesaplama işlemi yaparken hem asgari tarifeyi hem de avukatınızla yapacağınız sözleşmeyi dikkate almanız gerekir.
Hukuk davalarında, özellikle tazminat ve alacak davalarında, davacının talep ettiği miktarın tamamı mahkemece kabul edilmeyebilir. Dava kısmen kabul edilip kısmen reddedilebilir. Bu durumda, davayı kısmen kazanan davacı vekili lehine “kabul edilen miktar” üzerinden; davayı kısmen kazanan davalı vekili lehine ise “reddedilen miktar” üzerinden vekalet ücretine hükmedilir. “Reddedilen miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplama” işlemi burada devreye girer.
Bu hesaplama, AAÜT’nin üçüncü kısmındaki nispi (oransal) tarifeye göre yapılır. Davalı vekili, reddedilen miktar ne kadar yüksekse o kadar fazla vekalet ücreti hak kazanacak gibi görünse de, kanun koyucu burada davacıyı koruyan önemli bir sınırlama getirmiştir. AAÜT’nin 13. maddesinin 3. fıkrasına (2025 yılı Tarifesi için Madde 13/3) göre, “maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf (davalı) vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.”
Örnek Hesaplama: Davacı, 500.000 TL maddi tazminat talepli bir dava açmış olsun. Yargılama sonunda mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vererek davacının 100.000 TL tazminat almasına (100.000 TL kabul), 400.000 TL’lik talebinin ise reddine (400.000 TL red) karar vermiş olsun.
İcra takipleri, avukatlık ücretinin söz konusu olduğu en yaygın hukuki işlemlerden biridir. İcra vekalet ücreti hesaplama süreci, 2025 yılı AAÜT’nin (Sayı: 33067) 11. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. İcra takibinde avukatlık ücreti, takibin konusu para ise, kural olarak AAÜT’nin üçüncü kısmındaki nispi (oransal) tarifeye göre belirlenir.
Ancak, AAÜT Madde 11/1’de önemli bir istisna ve eşik değer bulunur. 2025 yılı Tarifesi’ne göre, takip miktarı 56.250 TL’ye kadar olan icra takiplerinde, nispi hesaplama yapılmaz. Bu takipler için AAÜT’nin ikinci kısmının ikinci bölümünde “İcra Dairelerindeki Takipler” için belirlenen maktu (sabit) vekalet ücretine hükmedilir. Eğer takip miktarı bu eşik değeri (56.250 TL) aşıyorsa, o zaman ücretin tamamı üçüncü kısımdaki nispi tarifeye göre hesaplanır. Yine bu maddeye göre, maktu ücretin asıl alacağı geçemeyeceği de bir güvence olarak eklenmiştir.
Ayrıca, AAÜT Madde 11/4’e göre, eğer borçlu, ödeme emri tebliğinden sonraki yasal ödeme süresi içerisinde (genellikle 7 gün) borcunu tamamen öderse, avukat lehine hesaplanacak vekalet ücretinin “dörtte üçü” (3/4’ü) uygulanır. Bu, borçlunun borcunu hızlı ödemesini teşvik eden bir indirim niteliğindedir.
Örnek Hesaplama (2025 Tarifesine Göre):
Vekalet ücretinin belirlenmesi, sadece matematiksel bir hesaplama değildir; aynı zamanda hukuki emeğin niteliğini de yansıtan bir değerlendirme sürecidir. Hem avukatın müvekkiliyle belirlediği akdi ücrette hem de mahkemenin karşı tarafa yüklediği yasal ücrette dikkate alınan temel kriterler vardır.
Akdi (sözleşmesel) vekalet ücreti belirlenirken, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi rehberdir. Avukat, asgari tarifenin altında kalmamak kaydıyla, “harcadığı emek”, “çaba”, “işin önemi”, “niteliği” ve “davanın süresi” gibi faktörleri dikkate alarak ücretini belirler. Avukatın o konudaki uzmanlığı, davanın karmaşıklığı (teknik bilgi gerektirmesi), harcanacak mesai ve dosyanın taşıdığı risk, bu ücretin asgari tarifeden ne kadar farklılaşacağını belirleyen ana unsurlardır.
Yasal (kanuni) vekalet ücreti belirlenirken ise, mahkeme AAÜT’ye (örneğin 2025 yılı 33067 sayılı Tarife) bağlıdır. Ancak AAÜT Madde 3/1, hâkime bir takdir alanı bırakmıştır. Maddeye göre, hâkim, avukatın “emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresini” göz önünde tutarak, tarifede yazılı olan ücretin “üç katına” kadar daha fazla bir ücrete hükmedebilir. Uygulamada bu artırım yetkisi sık kullanılmasa da, yasal vekalet ücreti hesaplama işleminde bile emeğin niteliğinin bir kriter olarak kabul edildiğini göstermektedir.
Vekalet ücreti hesaplama işlemleri, dinamik bir yapıya sahiptir ve her yıl ekonomik koşullara göre güncellenir. 2025 yılı için uygulanacak olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, 4 Kasım 2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu tarife, 2025 yılı boyunca mahkemelerin hükmedeceği yasal vekalet ücretleri ve avukatların müvekkilleriyle yapacağı sözleşmeler için asgari tutarları belirlemektedir. İcra takiplerindeki 56.250 TL’lik eşik gibi kritik parasal sınırlar bu tarife ile güncellenmiştir.
2026 yılı Avukat Vekalet Ücreti Tarifesi ise, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesi uyarınca, Türkiye Barolar Birliği tarafından 2025 yılının son aylarında (genellikle Ekim ayında) hazırlanacak ve Adalet Bakanlığı’nın onayı sonrası 2026 yılının başında Resmî Gazete’de yayımlanacaktır. Bu tarifenin belirlenmesinde, o yıl için geçerli olan yeniden değerleme oranı (enflasyon) ve ekonomik göstergeler önemli rol oynayacaktır.
Müvekkiller için kritik olan nokta şudur: AAÜT Madde 21 uyarınca, avukatlık ücretinin takdirinde, “hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte” yürürlükte olan tarife esas alınır. Bu şu anlama gelir; 2024 yılında açtığınız bir dava 2026 yılında sonuçlanırsa, mahkeme karşı tarafa vekalet ücreti yüklerken 2026 yılında geçerli olan tarifeyi kullanacaktır. Bu nedenle, uzun süren davalarda vekalet ücreti hesaplama işlemi, davanın bittiği tarihteki güncel tarifeye göre yapılır.
“Yeni vekalet ücreti” tutarları, her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından güncellenen ve Resmî Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ile belirlenir. 2025 yılı için bu tarife 4 Kasım 2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Ücretler, davanın türüne (örneğin boşanma, alacak, ceza) ve görüldüğü mahkemeye göre değişir; bazı davalar için sabit (maktu) bir ücret belirlenirken, konusu para olan davalarda dava değeri üzerinden oransal (nispi) bir hesaplama yapılır. Bu tarifedeki tutarlar, avukatın alabileceği asgari ücreti ve mahkemenin karşı tarafa yükleyeceği yasal ücreti gösterir.
Hukuk davalarında, avukatın sizi mahkemede temsil edebilmesi için 6100 sayılı HMK’nın 76. maddesi uyarınca noter tarafından onaylanmış veya düzenlenmiş bir vekâletname sunması kural olarak zorunludur. Notere gitmeden, örneğin taraflar arasında el yazısıyla hazırlanan bir belge ile avukata vekalet verilmesi ve bu belgenin mahkemede kullanılması mümkün değildir. Bunun istisnaları, yurtdışında yaşayan vatandaşların konsolosluklar aracılığıyla vekaletname düzenlemesi veya UYAP gibi sistemler üzerinden elektronik imza ile vekalet verilmesi gibi özel durumlardır.
Bu iki terim sıkça birbirinin yerine kullanılsa da, aralarında teknik bir ayrım bulunur. “Avukatlık Ücreti”, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na göre avukatın sunduğu tüm hukuki yardımın (danışmanlık, dava takibi vb.) genel karşılığıdır ve hem müvekkilden alınan (akdi ücret) hem de mahkemece hükmedilen (yasal ücret) ücreti kapsar. “Vekalet ücreti” ise uygulamada daha çok, yargılama sonunda davayı kaybeden tarafın, kazanan tarafın avukatına ödemesine hükmedilen “yasal vekalet ücreti” anlamında kullanılır. Kısacası, yasal vekalet ücreti, avukatlık ücretinin bir türüdür.
Vekalet ücreti hesaplama, davanın niteliğine göre iki temel yöntemle yapılır. Dava konusu para ile ölçülemiyorsa (örneğin boşanma davası), Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde (AAÜT) o mahkeme ve iş türü için belirlenmiş sabit (maktu) bir ücrete hükmedilir. Eğer dava konusu para ile ölçülebiliyorsa (örneğin alacak davası), ücret dava değeri üzerinden AAÜT’nin üçüncü kısmındaki kademeli oranlara (nispi) göre hesaplanır. Mahkemenin karşı tarafa yüklediği bu yasal ücret, avukatın müvekkiliyle anlaştığı (akdi) ücretten bağımsızdır, ancak akdi ücret de AAÜT’den az olamaz.
Avukata vekaletname verirken en önemli husus, vekaletnamenin kapsamıdır. “Genel dava vekaletnamesi”, avukatın çoğu davayı takip etmesi için yeterli olsa da; boşanma, tapu devri, sulh, davadan feragat gibi 6100 sayılı HMK’nın 74. maddesinde sayılan “özel yetki” gerektiren işlemler için vekaletnamede bu yetkilerin açıkça yazılması şarttır. Noterde vekaletname düzenlenirken, hangi işlemler için yetki verdiğinizi net bir şekilde belirtmeli ve gereksiz gördüğünüz yetkileri sınırlandırmalısınız. Ayrıca, vekaletnamenin “süreli” veya “süresiz” olacağına da karar verebilirsiniz.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesi, mahkemelerde gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etme ve savunma yetkisinin “yalnız baroda yazılı avukatlara” ait olduğunu açıkça belirtir. Bir kişi kendi davasını bizzat takip edebilir (HMK Madde 71), ancak avukat olmayan bir başkasını (arkadaş, akraba vb.) kendisini mahkemede temsil etmesi için vekil tayin edemez. Avukatlık mesleği dışındaki kişilerin bu şekilde dava takibi yapması, kanuna aykırıdır ve ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Dava takibi için vekaletname yalnızca avukatlara verilebilir.
Avukat vekalet ücretindeki üst limit, avukat ile müvekkil arasında kararlaştırılan “akdi vekalet ücreti” için geçerlidir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesine göre, dava konusunun değeri para ile ölçülebiliyorsa (nispi ücretli işler), avukata ödenecek ücret dava değerinin “yüzde yirmi beşi (%25)” aşamaz. Bu oran, dava kazanıldığında avukata verilecek payın tavanıdır. Ancak, dava konusu para ile ölçülemiyorsa (maktu ücretli işler) veya avukatlık hizmeti danışmanlık gibi saatlik bir çalışmaya dayanıyorsa, bu %25’lik sınır uygulanmaz; bu durumlarda ücret AAÜT’den az olmamak kaydıyla serbestçe belirlenir.