av.esercelikeser@gmail.com
0553 306 70 53
Netten brüte maaş hesaplama programı ile hızlı bir şekilde maaş hesaplaması yapabilirsiniz. Aşağıda yer alan netten brüte maaş hesaplama aracındaki ilgili boşlukları doldurduktan sonra hesapla butonuna basınız. Hızlı bir şekilde netten brüte maaş hesabı yapınız.
Net maaşınızı girerek brüt maaşınızı hesaplayın
İş ilişkisinin temel unsuru olan ücret, hem işçi hem de işveren için en önemli konudur. Türkiye’deki karmaşık bordro ve vergi sistemi, iş sözleşmelerinde belirtilen “brüt maaş” ile işçinin banka hesabına yatan “net maaş” arasında belirgin bir fark yaratır. Bu farkı anlamak, yasal kesintilerin (SGK primleri, vergiler vb.) doğru yapıldığından emin olmak ve mali planlamayı doğru kurgulamak için hayati önem taşır.
Özellikle netten brüte maaş hesaplama işlemi, işverenlerin “net maaş” taahhüdünde bulundukları durumlarda, yıl içinde artan vergi dilimleriyle birlikte maliyetlerinin nasıl değişeceğini öngörmeleri açısından kritik bir finansal ve hukuki süreçtir. Hatalı veya eksik yapılan bir netten brüte maaş hesaplama işlemi, işverenler için ciddi idari para cezalarına, işçiler içinse hak kayıplarına ve ileride açılabilecek alacak davalarına zemin hazırlar.
Bu rehber, maaş hesaplama sürecinin tüm yasal bileşenlerini netleştirmektedir. Ücret alacakları veya iş hukuku konusunda hukuki danışmanlık almak isterseniz İstanbul Avukat ile iletişime geçebilirsiniz.
Brüt maaş, 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, işçinin iş sözleşmesinde belirtilen ve herhangi bir yasal kesinti (vergi, sigorta primi) yapılmamış ham ücret tutarıdır. Bu tutar, işçinin bordrosunda görünen en temel rakamdır ve işverene olan toplam maliyetin bir parçasını oluşturur.
Brüt maaş, sadece temel maaşı değil, aynı zamanda düzenli olarak ödenen yol, yemek (nakdi ödeniyorsa), ikramiye, prim gibi ek menfaatleri de içerebilir. Türk Hukukunda, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti gibi işçi alacaklarının tamamı, işçinin son “giydirilmiş brüt ücreti” üzerinden hesaplanır.
Bu nedenle, iş sözleşmesinde belirtilen brüt maaşın doğru tanımlanması ve bordroya eksiksiz yansıtılması yasal bir zorunluluktur. Brüt maaş, netten brüte maaş hesaplama işleminin temelini ve başlangıç noktasını oluşturur; tüm yasal kesintiler bu ana rakam üzerinden oranlanarak belirlenir. İşçinin eline geçen net tutar değil, yasal olarak hak ettiği ve üzerinden sigorta primlerinin yattığı tutar budur.
Brüt maaşın net maaşa dönüşmesi, devlet tarafından zorunlu kılınan bir dizi yasal kesinti sonucunda gerçekleşir. Bu kesintiler, çalışanın sosyal güvencesini, gelecekteki emekliliğini ve işsizlik durumundaki gelirini teminat altına almayı amaçlar. Bu kesintiler netten brüte maaş hesaplama formüllerinin de temelini oluşturur. 2024 yılı itibarıyla temel kesintiler şunlardır:
Bu dört ana kesinti, brüt maaşın nete dönüşürken neden azaldığını net bir şekilde açıklar.
Net maaş, en basit tanımıyla, işçinin emeği karşılığında elde ettiği ve banka hesabına yatan “ele geçen” veya “cepteki” tutardır. Bu tutar, iş sözleşmesinde yazan brüt maaştan, devletin belirlediği zorunlu yasal kesintilerin (SGK İşçi Payı, İşsizlik Sigortası İşçi Payı, Gelir Vergisi ve Damga Vergisi) tamamının düşülmesinden sonra kalan bakiyedir. İşçinin fiili alım gücünü temsil eden rakam budur.

İçerik Haritası
ToggleAncak net maaş, brüt maaş sabit kalsa bile yıl içinde değişkenlik gösterebilir. Bunun temel nedeni, kümülatif gelir vergisi matrahının artmasıyla işçinin bir üst vergi dilimine (%15’ten %20’ye, %27’ye vb.) geçmesidir. Bu durumda, brüt maaş aynı kalsa da kesilen gelir vergisi arttığı için ele geçen net maaş azalır. İşverenlerin “net maaş” üzerinden anlaşma yapması, bu vergi dilimi artış riskini işverenin üstlenmesi anlamına gelir; bu durumda işverenin her ay netten brüte maaş hesaplama yaparak bordroyu güncellemesi gerekir.
Brütten nete maaş hesaplaması, bordro sürecinin en standart adımıdır ve belirli bir matematiksel sırayı takip eder. Bu hesaplama, iş sözleşmesinde brüt ücreti belirlenen bir çalışanın eline o ay ne kadar para geçeceğini gösterir. İşlem adımları şu şekildedir:
Kısacası, brütten nete maaş hesaplaması; brüt ücretin sigorta primleri, gelir vergisi ve damga vergisi gibi yasal kesintilerle adım adım eritilerek işçinin eline geçecek nihai tutarın bulunması işlemidir. Bu süreçte asgari ücret istisnası net tutarı artıran önemli bir faktörken, yıl içinde girilen üst vergi dilimleri net maaşı azaltan ana değişkendir. Bu hesaplama, işveren için yasal yükümlülüklerin, işçi için ise ele geçecek gelirin netleştirilmesini sağlar.
Netten brüte maaş hesaplama (veya “brütleştirme”), brütten nete hesaplamanın aksine çok daha karmaşık ve genellikle özel formüller veya yazılımlar gerektiren bir işlemdir. Bu işlem, işveren işçiye belirli bir “net maaş” ödemeyi taahhüt ettiğinde kullanılır.
Zorluk şuradan kaynaklanır: Elimizdeki net tutara kesintileri ekleyerek brüt tutarı bulmaya çalışırız, ancak eklenecek kesintilerin (özellikle gelir vergisi) tutarı, henüz bilmediğimiz brüt tutara bağlıdır. Bu bir “döngüsel referans” problemi yaratır.
Bu hesaplama, işçinin o ay hangi vergi diliminde olduğunu, kümülatif vergi matrahını ve asgari ücret istisnalarını dikkate alarak “deneme-yanılma” veya “hedef ara” benzeri bir metodolojiyle yapılır. İşveren, işçinin eline X TL net maaş geçmesini garanti etmek için, o ayın vergi dilimine göre kesintileri geriye doğru hesaplayıp, devlete bildirmesi gereken brüt maaşı bulmak zorundadır.
Netten brüte maaş hesaplama, özellikle vergi dilimi geçiş aylarında (örneğin %20’den %27’ye geçiş) büyük dikkat gerektirir. Hatalı bir netten brüte maaş hesaplama, SGK’ya eksik prim bildirimine ve ciddi yasal sorumluluklara yol açabilir. Bu nedenle net maaş anlaşmaları, işverenler için idari yükü ve mali riski yüksek anlaşmalardır.
Asgari Geçim İndirimi (AGİ), 1 Ocak 2022 tarihine kadar Türkiye’deki ücretli çalışanların medeni durumuna ve sahip oldukları çocuk sayısına göre hesaplanan bir vergi iadesi sistemiydi. Temel mantığı, çalışanın kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler (eş, çocuk) için yaptığı harcamaların bir kısmının gelir vergisinden düşülerek net maaşının artırılmasıydı. Hesaplaması, asgari ücretin yıllık brüt tutarı üzerinden belirlenen oranlarla (çalışanın kendisi için %50, çalışmayan eş için %10, çocuklar için ayrı oranlar) yapılırdı.
Ancak, 7349 sayılı Kanun ile 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren AGİ uygulaması tamamen kaldırılmıştır. AGİ’nin kaldırılmasının yerine, tüm ücretli çalışanlar için çok daha kapsamlı ve basit bir sistem getirilmiştir: Asgari Ücret Gelir Vergisi ve Damga Vergisi İstisnası.
Bu yeni düzenlemeyle, sadece asgari ücretliler değil, asgari ücretten fazla kazanan tüm çalışanların maaşlarının asgari ücretin brüt tutarına isabet eden kısmı hem gelir vergisinden hem de damga vergisinden muaf tutulmuştur. Bu durum, AGİ’nin karmaşık hesaplamasını ortadan kaldırmış ve netten brüte maaş hesaplama formüllerini kökten değiştirmiştir.
Damga Vergisi, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca, kişiler veya kurumlar arasındaki hukuki veya resmi işlemleri belgeleyen kağıtlardan alınan bir vergi türüdür. İş hukukunda, işçilere yapılan ücret ödemeleri için düzenlenen maaş bordroları da “resmi belge” niteliğinde olup damga vergisine tabidir. Bu verginin mükellefi işçi, sorumlusu ise işverendir (işveren kesip devlete öder).
Hesaplanması oldukça basittir: Damga Vergisi oranı, maaş bordroları için %0,00759 (binde 7,59) olarak belirlenmiştir. Bu oran, işçinin Brüt Maaş tutarı ile çarpılarak o ay kesilecek damga vergisi bulunur. Örneğin, 30.000 TL brüt maaşı olan bir işçiden (30.000 * 0,00759) = 227,70 TL damga vergisi kesilir. Ancak, 2022’de AGİ’nin kaldırılmasıyla getirilen asgari ücret istisnası burada da geçerlidir.

Tüm çalışanların brüt maaşının asgari ücret kadarlık kısmı damga vergisinden muaftır. Yani, asgari ücretin üzerinde maaş alan bir çalışandan, brüt maaşından asgari ücret brütü çıkarıldıktan sonra kalan tutar üzerinden değil, toplam brüt maaşa isabet eden damga vergisinden asgari ücrete isabet eden damga vergisi düşülerek kesinti yapılır. Bu istisna, netten brüte maaş hesaplama yaparken net tutarı etkileyen önemli bir faktördür.
Netten brüte maaş hesaplama işlemi, özellikle “net maaş” taahhüdü verilen iş sözleşmeleri için hayati bir öneme sahiptir. Bu tür anlaşmalar, maaş üzerindeki vergi yükü riskini işçiden işverene devreder.
Yıl içinde kümülatif matrahın artmasıyla yükselen gelir vergisi dilimleri, işçinin net maaşını etkilemezken, işverenin maliyetini doğrudan artırır. İşveren, bu artan maliyeti doğru yönetebilmek ve bütçe öngörülebilirliğini sağlamak için bu hesaplamayı yapmak zorundadır.
Netten brüte maaş hesaplama yapmanın en kritik hukuki sebebi ise, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirilmesi gereken yasal “Prime Esas Kazanç” (brüt maaş) tutarını doğru tespit etmektir.
İşverenin, anlaşılan net maaşı ödeyebilmek için gereken brüt tutarı bularak SGK’ya eksiksiz bildirmesi yasal bir yükümlülüktür. Bu hesaplamanın hatalı yapılması, “eksik prim bildirimi” anlamına gelir. Eksik bildirim, ileride yapılacak bir denetimde işverenin yüksek idari para cezalarıyla karşılaşmasına yol açar.
Ayrıca, geriye dönük olarak eksik primleri gecikme faizi ve cezalarıyla birlikte ödeme riski doğurur. İşçi açısından bakıldığında ise, brüt maaşın eksik bildirilmesi, gelecekteki emekli maaşının düşük hesaplanmasına neden olur. Aynı zamanda, kıdem ve ihbar tazminatı gibi tüm yasal alacaklar brüt maaş üzerinden hesaplandığı için, işçi ciddi hak kayıplarına uğrar.
Dolayısıyla, doğru bir netten brüte maaş hesaplama süreci hem işvereni yasal cezalardan korur hem de işçinin uzun vadeli sosyal güvenlik haklarını teminat altına alır. Bu, şeffaf, yasalara uygun ve sürdürülebilir bir iş ilişkisinin temel taşıdır.
Türkiye’de brüt maaş ile net maaş arasındaki fark, SGK işçi primi, işsizlik sigortası işçi primi, gelir vergisi ve damga vergisi gibi zorunlu kesintilerden kaynaklanır. Bu kesintilerin her biri belirli oranlara göre hesaplanır ve brüt ücretten düşülerek net maaş ortaya çıkar. 2025 yılı için varsayımsal oranlarla hazırlanan bu tablo, özellikle “Brütten nete maaş nasıl hesaplanır?”, “40.000 TL brüt maaş net kaç TL eder?”, “SGK kesintisi nasıl bulunur?” gibi sık sorulan sorulara net yanıt verir.
Kalem | Açıklama | Oran / Tutar | Kesinti / Eklenen Tutar |
Brüt Ücret | İşçi ile işveren arasında kararlaştırılan brüt maaş | Örn: 40.000 TL | 40.000 TL |
SGK İşçi Primi | Uzun vadeli sigorta + genel sağlık sigortası | %14 | − 5.600 TL |
İşsizlik Sigortası Primi (İşçi) | İşsizlik fonuna işçi katkısı | %1 | − 400 TL |
Gelir Vergisi Matrahı | Vergiye esas tutar | Brüt – SGK + diğer giderler | 34.000 TL |
Gelir Vergisi | %15’lik ilk dilim (örnek) | %15 | − 5.100 TL |
Damga Vergisi | Brüt ücret üzerinden binde 7,59 | 0,00759 | − 303,6 TL |
AGİ / Asgari Ücret Desteği | 2024 sonrası kaldırıldı | — | 0 TL |
Toplam Kesintiler | SGK + İşsizlik + GV + Damga | — | − 11.403,6 TL |
Net Maaş | Çalışanın eline geçen | Brüt – kesintiler | 28.596,4 TL |
Örnek 2: Netten Brüte Hesaplama (Net Maaş Taahhüdü) Bir işverenin, çalışanına yıl boyunca 35.000 TL net maaş ödemeyi taahhüt ettiğini varsayalım. İşveren, bu net tutarı sağlamak için her ay netten brüte maaş hesaplama yapmak zorundadır.
Kullanılan Varsayımsal 2025 Oranları
Net ve brüt maaş arasındaki fark, en temel ifadeyle, işçinin emeği karşılığında hak ettiği toplam bedel (Brüt) ile bu bedel üzerinden devlete ödenen yasal yükümlülükler (kesintiler) sonrası eline geçen nihai tutar (Net) arasındaki farktır. Bu fark, işçinin sosyal güvencesi (SGK), işsizlik sigortası ve kamu hizmetleri için ödediği vergilerin (Gelir ve Damga Vergisi) toplamıdır.
Hukuki açıdan fark ise çok daha derindir:
Maaş hesaplaması, temelde brüt maaştan yasal kesintilerin çıkarılmasıyla yapılır. İlk olarak, brüt ücret üzerinden %14 SGK işçi payı ve %1 İşsizlik Sigortası primi düşülür. Kalan tutar (gelir vergisi matrahı) üzerinden, çalışanın kümülatif gelirine göre %15’ten başlayan gelir vergisi hesaplanır. Ayrıca brüt maaştan binde 7,59 oranında damga vergisi alınır. 2022 sonrası asgari ücret istisnası, bu gelir ve damga vergisi tutarlarına uygulandıktan sonra kalan kesintiler brüt maaştan çıkarılarak net maaş bulunur.
Net maaş hesaplaması için sabit bir formül bulunmakla birlikte, gelir vergisi dilimi değişkenlik gösterir. Temel formül: Net Maaş = Brüt Maaş – (SGK İşçi Payı + İşsizlik Sig. Primi + (Hesaplanan Gelir Vergisi – Gelir Vergisi İstisnası) + (Hesaplanan Damga Vergisi – Damga Vergisi İstisnası)). Bu formülde SGK %14, İşsizlik %1, Damga Vergisi %0,00759 olarak uygulanır. Gelir vergisi ise matrah üzerinden %15, %20 gibi katmanlı oranlarla hesaplandığı için en değişken kalemdir.
Memur maaş hesaplaması, 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi özel sektör çalışanlarından farklıdır ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre yapılır. Bu hesaplama; gösterge aylığı, ek gösterge, taban aylık, kıdem aylığı gibi katsayılara bağlı kalemler ile özel hizmet tazminatı, aile yardımı gibi birçok farklı bileşenin toplanmasını içerir. Memur maaşından da gelir vergisi ve damga vergisi kesilir ancak SGK yerine Emekli Sandığı (4C) kesintileri yapılır. Bu nedenle, özel sektör bordrolarından çok daha karmaşık bir yapıdadır.
Maaş bordrosu hesaplaması, çalışanın brüt maaşından başlayarak hem işçi kesintilerini hem de işveren maliyetlerini gösteren detaylı bir dökümdür. İşçi tarafında brütten nete giden hesaplama (SGK, işsizlik, gelir vergisi, damga vergisi kesintileri) yapılır. Aynı zamanda işveren tarafında da brüt maaşa ek olarak SGK İşveren Payı (%20.5) ve İşsizlik Sigortası İşveren Payı (%2) hesaplanarak işverenin toplam maliyeti bulunur. Bordro, bu tüm unsurları ve asgari ücret istisnalarını yasalara uygun şekilde belgeleyen resmi evraktır.
Net ücretin, brüt maaş sabit kalsa bile yıl içinde değişmesinin (azalmasının) temel nedeni kümülatif gelir vergisi sistemidir. Çalışanlar yılın başında %15’lik en düşük gelir vergisi diliminden başlar, ancak yıl içinde aldıkları maaşların toplamı (kümülatif matrahı) arttıkça, kanunda belirlenen limitleri aşarak %20, %27 gibi daha yüksek vergi dilimlerine geçerler. Vergi oranı arttıkça brüt maaştan kesilen vergi tutarı yükselir ve bu da doğrudan ele geçen net ücretin düşmesine neden olur. Bu durum, özellikle netten brüte maaş hesaplama yapmayan, brüt maaşla anlaşan çalışanlar için geçerlidir.
Net maaşın brüt maaşın yüzde kaçı olduğuna dair sabit bir oran yoktur; bu oran, maaşın tutarına ve bulunulan vergi dilimine göre sürekli değişir. Asgari ücret düzeyinde kesintiler daha az olduğu için net maaş brüt maaşa daha yakındır (yaklaşık %85’i). Ancak maaş yükseldikçe ve özellikle %20, %27 gibi üst vergi dilimlerine girildikçe, kesilen vergi miktarı arttığı için net maaşın brüt maaşa oranı düşer (örneğin %70-75 seviyelerine kadar inebilir). Bu nedenle “net maaş brütün %X’ idir” gibi genel bir yüzde vermek yanıltıcıdır.