av.esercelikeser@gmail.com
0553 306 70 53
Dava harcı hesaplama programı ile hızlı bir şekilde dava harcı hesaplaması yapabilirsiniz. Aşağıda yer alan dava harcı hesaplama aracındaki ilgili boşlukları doldurduktan sonra hesapla butonuna basınız. Hızlı bir şekilde ne kadar dava harcı ödemeniz gerektiğini hesaplayınız.
Dava harcı ve masraf hesaplama aracı (2025 tarifesi)
Adalete erişim, anayasal bir temel hak olmakla birlikte, bu sürecin belirli mali yükümlülükleri bulunmaktadır. Bir dava açmak, devletin yargı organlarını harekete geçiren ciddi bir faaliyettir ve bu hizmetin karşılığı olarak “yargılama giderleri” adı altında çeşitli masraflar ortaya çıkar. 2025 yılı itibarıyla, hukuki süreçlerin maliyetini doğru anlamak, hak arama hürriyetini etkin kullanabilmek için kritik bir öneme sahiptir.
Bu maliyetlerin en önemli kalemini ise “dava harçları” oluşturur. Eksik veya hatalı bir dava harcı hesaplama işlemi, davanın henüz başında usuli engellerle karşılaşmaya, yargılamanın uzamasına ve hatta hak kayıplarına neden olabilir.
492 sayılı Harçlar Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), bir davanın mali çerçevesini net bir şekilde çizmektedir. Doğru bir dava harcı hesaplama, davanın türüne (örneğin bir alacak davası mı yoksa boşanma davası mı olduğuna) ve dava konusunun değerine göre farklılık gösterir.
Bu rehber, 2025 yılı güncel verileri ışığında, hem vatandaşların hem de avukatların dava harcı hesaplama sürecini, ilgili kanun maddeleri ve uygulamadaki detaylarıyla birlikte adım adım anlamasını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Unutulmamalıdır ki, doğru bir dava harcı hesaplama yapmak, yargısal sürecin sağlıklı başlamasının ilk ve en önemli adımıdır. Bu süreç, dava harcı hesaplama işleminin teknik detaylarını bilmeyi gerektirir.
Dava harcı hesaplama ve bunun gibi konularda hukuki danışmanlık almak isterseniz, İstanbul’da ikamet eden Avukat Doğa Eser Eserçelik ile iletişime geçebilirsiniz.
Vatandaşlar arasında “mahkeme masrafları” olarak bilinen, hukuki terminolojide ise “yargılama giderleri” olarak adlandırılan kalemler, 6100 sayılı HMK’nın 323. maddesinde detaylıca sayılmıştır. Dava harcı hesaplama işlemi, bu giderlerin sadece bir parçasını, ancak en temel parçasını oluşturur.
Davacı, dava açarken bu giderlerin önemli bir kısmını “gider avansı” (HMK 120) ve “peşin harç” olarak mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Yargılama giderleri, davanın başından sonuna kadar yapılan tüm harcamaları kapsar.
HMK Madde 323’e göre başlıca yargılama giderleri şunlardır:
Görüldüğü üzere, toplam maliyeti öngörebilmek için sadece dava harcı hesaplama yapmak yeterli değildir; tüm bu potansiyel giderleri de dikkate almak gerekir. Ancak, dava harcı hesaplama hatası, davanın açılmasını doğrudan engelleyebilir.
Dava harcı hesaplama işlemi, tek bir kalemden oluşmaz. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (1) Sayılı Tarife, yargı harçlarını detaylıca sınıflandırmıştır. Bir dava açılırken veya dava süresince ödenmesi gereken başlıca harç türleri şunlardır:
Harç, en genel tanımıyla, kamu kurumlarının (bu bağlamda mahkemelerin) sunduğu belirli bir hizmetten yararlanan kişilerin, bu hizmetin karşılığı olarak devlete ödediği parasal bir yükümlülüktür. 492 sayılı Harçlar Kanunu, bu yükümlülüklerin çerçevesini çizer. Harç, bir vergi değildir; çünkü vergiler genel ve karşılıksızken, harç belirli bir hizmetin (yargılama faaliyeti) karşılığı olarak alınır. Aynı zamanda bir ücret de (örneğin bilirkişi ücreti) değildir; çünkü ücret hizmeti sunan kişiye, harç ise doğrudan devlete ödenir.
Dava harcı hesaplama işleminin temelindeki mantık budur; vatandaş, adalet mekanizmasını kendi lehine harekete geçirdiğinde, bu mekanizmanın işleyiş maliyetine (hâkim, savcı, personel maaşları, bina giderleri vb.) belirli bir oranda katılır. Dava harcı hesaplama bu katılım payının belirlenmesidir. Yargı harçları ödenmeden bir davanın görülmesi, HMK 114 ve 115 uyarınca “dava şartı” eksikliği anlamına gelir ve davanın usulden reddine sebep olur. Bu durum, dava harcı hesaplama ve ödeme işleminin ne kadar zorunlu olduğunu göstermektedir. Ödeme gücü olmayan vatandaşlar için ise “Adli Yardım” (HMK 334) kurumu devreye girer ve bu kişiler harçtan muaf tutulabilir. Doğru bir dava harcı hesaplama, bu nedenle hukuki sürecin ayrılmaz bir parçasıdır.
Bir davayı açmanın maliyeti, sadece dava harcı hesaplama işlemi sonucu bulunan tutardan ibaret değildir. Yukarıda “Mahkeme Giderleri” başlığında HMK 323’e göre sayılan tüm masraflar, davacı tarafından dava açılırken “Gider Avansı” adı altında peşin olarak yatırılmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 120. maddesi, bu avansın yatırılmasını da bir dava şartı olarak düzenlemiştir (HMK 114/g). Yani, 2025 yılı itibarıyla bir dava açmak için hem dava harcı hesaplama sonucu bulunan “peşin harcı” hem de Adalet Bakanlığı tarifesince belirlenen “gider avansını” birlikte yatırmak zorunludur.

İçerik Haritası
ToggleGider avansı, davayı yürütmek için kullanılacak parayı ifade eder. Örneğin, davalıya gönderilecek tebligat ücreti, tanıklara ödenecek ücret, bilirkişiye rapor için ödenecek ücret, keşif yapılacaksa bu masraflar, peşin yatırılan bu avanstan karşılanır. Eğer dava harcı hesaplama doğru yapılmış ve peşin harç tam yatırılmış olsa bile, gider avansı yatırılmazsa mahkeme davacıya eksikliği tamamlaması için kesin süre verir, tamamlanmazsa dava usulden reddedilir. Bu nedenle dava harcı hesaplama ve gider avansı hazırlığı birlikte yapılmalıdır.
Gider Avansı, HMK 120. maddede düzenlenen ve davacının, yargılama sırasında yapılması muhtemel harcamaları (harçlar hariç) karşılamak üzere dava açarken mahkeme veznesine yatırdığı paradır. Dava harcı hesaplama ile bulunan harç tutarı doğrudan Hazine’ye gelir olarak kaydedilirken, gider avansı mahkemenin emanet hesabında tutulur ve dava için harcanır.
Adalet Bakanlığı, her yıl “Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi” yayımlar. Bu tarifede, davanın türüne göre (örneğin 2 tebligatlı, 1 tanıklı, bilirkişi raporu alınması muhtemel bir dava için) ne kadar avans yatırılacağı maktu olarak belirlenir. Eğer yargılama sırasında bu avans yetersiz kalırsa (örneğin tanık sayısı artarsa veya yeni bir bilirkişi raporu gerekirse), mahkeme davacıya avansı tamamlaması için yeniden kesin süre verebilir. Dava sonunda, bu avanstan kullanılmayan bir miktar kalmışsa, HMK 333. madde uyarınca bu tutar davacıya iade edilir. Dolayısıyla, dava harcı hesaplama işlemi net bir maliyet iken, gider avansı davanın seyrine göre değişebilen ve artanı iade edilen bir teminattır.
Nispi harca tabi bir davada dava harcı hesaplama işleminin nasıl yapıldığını 2025 yılı için güncel tutarlar üzerinden somut bir örnekle açıklayalım.
Örnek Dava: 30.000 TL tutarında bir alacak davası (Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılacak). Hesaplama Yılı: 2025
Dava açarken yatırılması gereken zorunlu kalemler ve 2025 yılı için tutarları şu şekildedir:
Dava Açma Toplam Maliyeti (2025): Başvurma Harcı (615,40 TL) + Peşin Harç (512,33 TL) + Gider Avansı (2.500,00 TL) + Vekalet Pulu (138,00 TL) + Vekalet Harcı (87,50 TL) = 3.853,23 TL
Not: Bu hesaplama, davayı bir avukat aracılığıyla açmanın 2025 yılındaki asgari başlangıç maliyetini göstermektedir. Vekalet harcı ve pulu, dava harcı hesaplama kaleminden ayrı, vekaletnamenin ibrazı için gereken masraflardır.
Bakiye Harç (Dava Sonunda Ödenecek): Dava kaybedilirse davacı, kazanılırsa davalı tarafından ödenir.
Bu dava harcı hesaplama örneği, dava harcı hesaplama işleminin sadece peşin harçtan ibaret olmadığını, başvurma harcı ve gider avansının da eklenmesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Genel dava harcı hesaplama kurallarını ve maktu/nispi harç ayrımını açıkladıktan sonra, bu hesaplamanın uygulamada nasıl farklılaştığını incelemek gerekir. Dava harcı hesaplama işlemi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 1 ila 4. maddeleri arasında düzenlenen “Görevli Mahkeme” kuralına göre temelden değişiklik gösterir. Hangi mahkemenin görevli olduğu (Sulh Hukuk, Asliye Hukuk veya Aile Mahkemesi), davanın konusuna bağlıdır ve her mahkemenin baktığı dava türlerinin harçlandırma rejimi farklıdır.
Örneğin, Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki bir alacak davası için dava harcı hesaplama işlemi nispi harca tabiyken, Aile Mahkemesi’ndeki bir boşanma davası maktu harca tabidir. Benzer şekilde, Sulh Hukuk Mahkemesi’ndeki bir tahliye davasının harç matrahı Harçlar Kanunu Madde 17’ye göre özel olarak “bir yıllık kira bedeli” üzerinden belirlenir.

Dolayısıyla, davacı öncelikle davasının hangi mahkemenin görev alanına girdiğini HMK kurallarına göre tespit etmeli, ardından o dava türü için Harçlar Kanunu’nda öngörülen spesifik dava harcı hesaplama yöntemini (maktu mu, nispi mi, yoksa özel bir matraha mı tabi) belirlemelidir. Aşağıda, uygulamada en sık karşılaşılan mahkeme türlerine göre dava harcı hesaplama farklılıkları detaylıca incelenmiştir.
Aile Mahkemesi’nde görülen davaların (HMK kapsamı dışındaki özel kanun hükümleri saklıdır) harçlandırması, davanın konusuna göre temelden farklılık gösterir. Bu nedenle Aile Mahkemesi dava harcı hesaplama işlemi büyük dikkat gerektirir.
Gider Avansı: Aile Mahkemesi davalarında (tanık dinletme, tebligatlar, adli tıp raporları ve özellikle Sosyal İnceleme Raporu – SİR ücreti) için mutlaka HMK Gider Avansı Tarifesi’ne uygun avans yatırılmalıdır. Bu, dava harcı hesaplama işleminden ayrı bir zorunluluktur.
Asliye Hukuk Mahkemesi (HMK 2), malvarlığı haklarına ilişkin davaların (değere bakılmaksızın) ve para ile ölçülemeyen diğer davaların görüldüğü temel görevli mahkemedir. Asliye Hukuk Mahkemesi dava harcı hesaplama işlemi, davanın konusuna göre değişir.
Gider Avansı: Asliye Hukuk davaları genellikle tebligat, tanık, keşif ve bilirkişi incelemesi (örneğin bir alacak davasında defter incelemesi veya tapu davasında kadastro bilirkişisi) gerektirdiğinden, dava harcı hesaplama ile birlikte gider avansının da eksiksiz yatırılması davanın selameti için zorunludur.
Sulh Hukuk Mahkemesi (HMK 4), daha çok kira ilişkisinden doğan davalara, ortaklığın giderilmesi davalarına ve çekişmesiz yargı işlerine bakar. Sulh Hukuk Mahkemesi dava harcı hesaplama işlemi, davanın türüne göre ciddi farklılıklar gösterir.
Gider Avansı: Sulh Hukuk Mahkemesi’nde de dava harcı hesaplama işlemine ek olarak, özellikle tebligat ve bilirkişi masrafları için gider avansı yatırılması zorunludur.
Sonuç olarak, dava harcı hesaplama işlemi, davanın hangi mahkemede ve hangi konuda açılacağına bağlı olarak değişen, teknik ve hukuki bilgi gerektiren bir süreçtir. 2025 yılı için dava açmayı planlıyorsanız, dava şartı eksikliği nedeniyle hak kaybı yaşamamak veya davanızı uzatmamak için güncel tarifeler üzerinden doğru bir dava harcı hesaplama yapılması ve bu konuda bir avukattan hukuki destek alınması önemle tavsiye edilir.
Dava harcı hesaplama, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre davanın konusuna göre iki farklı şekilde yapılır. İlk yöntem “Maktu Harç”tır; konusu para ile ölçülemeyen (boşanma, velayet, tespit davaları gibi) davalarda uygulanır. Bu durumda, her yıl ilan edilen sabit bir “Başvurma Harcı” ve “Maktu Karar ve İlam Harcı” peşin olarak ödenir. İkinci yöntem “Nispi Harç”tır ve konusu para veya parasal bir değer olan (alacak, tazminat, tapu iptali gibi) davalarda uygulanır.
Bu yöntemde dava harcı hesaplama, dava değeri üzerinden yapılır. 2025 yılı için bu oran binde 68,31’dir. Örneğin, 100.000 TL’lik bir alacak davasında toplam harç (100.000 x 0,06831) 6.831 TL’dir. Kanun gereği (Harçlar K. Md. 28/a), bu tutarın 1/4’ü (1.707,75 TL) dava açılırken “Peşin Harç” olarak, kalan 3/4’ü ise dava sonunda “Bakiye Harç” olarak tahsil edilir.
Harç parası, temelde davanın konusuna ve niteliğine göre 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (1) Sayılı Tarife uyarınca belirlenir. Belirleyici olan, davanın konusunun para ile ölçülebilir olup olmadığıdır. Eğer dava konusu para ile ölçülemiyorsa (örneğin boşanma davası), harç “Maktu Harç” olarak belirlenir. Bu tutar sabittir ve her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenir. Eğer dava konusu para ile ölçülebilen bir değer (dava değeri) ise, harç “Nispi Harç” esasına göre belirlenir.
Bu durumda dava harcı hesaplama, dava değeri üzerinden (2025 yılı için binde 68,31) oransal olarak yapılır. Bazı özel dava türlerinde ise kanun kendi matrahını belirlemiştir. Örneğin, kira tahliye davalarında (Harçlar K. Md. 17) bir yıllık kira bedeli üzerinden, nafaka davalarında ise bir yıllık nafaka tutarı üzerinden nispi harç hesaplanır.
Evet, ilk dava açarken harç yatırmak bir zorunluluktur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114. maddesine göre, davacının yatırması gereken harç ve gider avansının yatırılmış olması “dava şartı”dır. Dava açılırken mahkeme veznesine yatırılması gereken üç temel mali kalem vardır:
Birincisi, her davadan alınan maktu “Başvurma Harcı”dır. İkincisi, davanın türüne göre belirlenen “Karar ve İlam Harcı”dır; eğer dava maktu harca tabiyse tamamı, nispi harca tabiyse (binde 68,31 üzerinden yapılan dava harcı hesaplama sonucu bulunan toplamın) 1/4’ü “Peşin Harç” olarak yatırılır. Üçüncüsü ise tebligat, bilirkişi, tanık gibi masraflar için HMK 120 uyarınca yatırılan “Gider Avansı”dır. Bu ödemeler yapılmadan dava dosyası açılamaz ve yargılama süreci başlamaz.
Dava harcının (ve gider avansının) yatırılmaması, HMK 114/g maddesi uyarınca bir “dava şartı yokluğu” halidir. Ancak mahkeme, bu eksikliği fark ettiğinde davayı hemen reddetmez. HMK 115. maddeye göre, mahkeme öncelikle davacıya bu eksikliği gidermesi (yani eksik harcı veya avansı yatırması) için “iki haftalık kesin süre” verir. Bu süre içinde davacı eksikliği tamamlarsa, dava açıldığı tarihte açılmış sayılır ve yargılama devam eder.
Ancak, verilen bu kesin süreye rağmen dava harcı hesaplama ile belirlenen eksik tutar yatırılmazsa, mahkeme artık davanın esasına giremez ve davayı “dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddetmek” zorunda kalır. Bu durum, davacının davasını esastan kaybetmemesine rağmen, usuli bir eksiklik nedeniyle davanın son bulması ve tüm mahkeme masraflarının (karşı taraf vekalet ücreti dahil) üzerine kalması sonucunu doğurur.
Dava harçları farklı aşamalarda yatırılabilir. Ana kural, harçların “dava açılırken” peşin olarak ödenmesidir (HMK 114/g). Dava açılırken yatırılması zorunlu olan harçlar; maktu “Başvurma Harcı” ve davanın niteliğine göre “Maktu Karar ve İlam Harcı” (boşanma gibi davalarda) veya “Peşin Harç”tır (alacak davaları gibi nispi harca tabi davalarda 1/4’lük kısım). Bunlara ek olarak “Gider Avansı” da HMK 120 gereği dava açılırken yatırılır.
Eğer dava nispi harca tabi ise, dava harcı hesaplama sonucu bulunan toplam harcın geriye kalan 3/4’lük “Bakiye Karar ve İlam Harcı” ise “dava sonunda” karar açıklandığında ödenir. Bunlar dışında, yargılama sırasında dava değeri artırılırsa (ıslah yapılırsa) ek harç yatırılır veya bir üst mahkemeye (İstinaf/Temyiz) başvurulacaksa, başvuru sırasında da kanun yolu harçlarının yatırılması gerekir.
Dava harcını ödeme yükümlülüğü, davanın hangi aşamasında olduğuna göre değişir. Hukuk sistemimizde, “dava açan, masrafları peşin öder” ilkesi geçerlidir. Bu nedenle, 6100 sayılı HMK ve 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca, “dava açılırken” yatırılması gereken başvurma harcı, peşin harç (veya maktu harç) ve gider avansının tamamını “davacı” taraf ödemekle yükümlüdür.
Davalı taraf, dava açılırken herhangi bir harç ödemez. Ancak, davanın sonunda, yargılama giderlerinin kime yükleneceğine HMK 326. madde uyarınca mahkeme karar verir. Kural olarak, davada haksız çıkan taraf (davayı kaybeden taraf), davacının başlangıçta ödediği harçlar ve gider avansı da dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yani, davacı davayı kazanırsa, başlangıçta ödediği tüm bu tutarları davalıdan geri alır.
Bir davayı kaybeden taraf, mahkemenin gerekçeli kararında (ilamında) belirtilen yargılama giderlerini (harçlar, gider avansı ve karşı tarafın avukatlık ücreti) ödemekle yükümlü tutulur. Eğer davayı kaybeden taraf, bu mahkeme masraflarını gönüllü olarak ödemezse, davayı kazanan taraf bu alacağını tahsil etmek için yasal yollara başvurabilir. Mahkemenin verdiği gerekçeli karar, “ilamlı icra” takibi yapma hakkı veren resmi bir belgedir.
Davayı kazanan taraf, bu ilam ile birlikte icra dairesine başvurarak, kaybeden tarafa karşı icra takibi başlatabilir. Bu takibin kesinleşmesi halinde, borçlu (davayı kaybeden) tarafın maaşına, banka hesaplarına veya kayıtlı mallarına (araç, ev vb.) haciz konulmak suretiyle alacak zorla tahsil edilir. Ayrıca, eğer devlete ödenmesi gereken “bakiye karar ve ilam harcı” (nispi harca tabi davalardaki 3/4’lük kısım) ödenmemişse, bu alacak için de Maliye Bakanlığı (vergi dairesi) amme alacağı olarak takip başlatabilir.